Aylık arşiv: Ağustos 2018

Uzun mu ? Kısa mı ? Hangi boy implant ?

 

  Sınırlı kemik yüksekliği olan hasta sayısı gerçekten çok fazladır. Uzun implantlar maksiller sinüs ve inferior alveolar sinirin riskli durumlara girmesine olanak verir.

    Kemik grefti uygulaması işlemleri bu riskleri azaltmaya yardımcı olsa da, hastalar, yine de maliyetler ve greft uygulanması işlemlerinin zamanı nedeniyle tedaviden kaçınabilirler. Bunlara ek olarak, kemik grefti uygulamalarını hastaların sıklıkla çelişkiye düştüğü kendi riskleri ve hastalıklıl durumları vardır.

  Sonuç olarak ;
Osseöz augmentasyonun cerrahi morbidite ve giderlerindeki artış düşünüldüğünde, uygun alveol kemik yüksekliğinin sınırlı olduğu durumlarda alternatif bir yaklaşım olarak 10 mm ya da daha uzun implantlardansa genellikle 6-8 mm uzunluğundaki kısa implantlar kullanılabilir.
İlk raporlarda kısa implant kullanımı düşük öngörü ile ilişkilendirilirse de , son klinik çalışmalar kısa implantların bir çok protetik restorasyonu yeterince desteklediğini göstermektedir.
1 yıl sonundaki ortalama marjinal kemik rezorbsiyonu uzun implantlar ve kısa
implantlarla ilgili diğer çalışmaların sonuçlarına benzemektedir. İmplantın birkaç
mm uzun olması kemiğe yük transferini destekler ancak eğer kısa implantlarda
osteointegrasyon sağlanmışsa uzun implantlara ihtiyaç yoktur.

Yazarlar özellikle üstçene ve altçene arka bölgelerde kısa implantların erimiş
çene kemiği bölgelerinde dikey olarak konan kemik tozlarına alternatif olarak görüldüğü sonucunu çıkarıyorlar.

Diş Çürüğü Saç Dökülmesi Yapar Mı ?

 

“Sağlık Ağızda Başlar” felsefesiyle yola çıkan İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, yaptığı araştırma sonucuna; dikkat çeken cilt problemlerinin diş enfeksiyonlarından kaynaklanabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, geçmeyen cilt yaraları, deri döküntüleri, ani saç kayıpları yaşayan kişilerin bir de diş hekimine danışmasını öneriyor.

Yapılan araştırmalar, saçkıran ve çeşitli cilt problemlerine diş enfeksiyonlarının neden olabileceğini gösteriyor. Diş çürüklerinin, cilde veya saç diplerine yansıyan etkileri, saçlarda saç kırana veya deri üzerinde görülebilecek cilt problemlerine yol açabiliyor. Diş çürüğü sebebi ile ortaya çıkan saçkıran ve cilt problemleri kadın ve erkeklerde her yaş grubunda görülebiliyor. Araştırmaya göre, diş çürüğü kaynaklı saçkıran ve cilt problemleri 1000 kişiden 1’inde yaşanılan bir problem olarak vurgulanıyor.

Diş rahatsızlıklarıyla vücuda giren bakterilere karşı mücadele eden bağışıklık mekanizmasının kendi sağlıklı vücut hücrelerine de zarar verebileceğini belirten araştırma sonuçları, bağışıklık sisteminin saç köklerine etki ettiğini ve saç dökülmesine sebep olabileceğini gösteriyor.

Bacaktaki ağrının sırta vurması ya da sol koldaki ağrının kalpte bir problem olduğunu göstermesi gibi, saçlarınızın dökülmesi veya cildinizde geçmeyen problemlerin nedeni dişlerinizdeki çürükler olabilir. İstanbul Aydın Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, çözüm bulunamayan uzun süreli saç dökülmesi ve cilt problemleri olan kişilerin vakit kaybetmeden konusunda uzman bir diş hekimine başvurmalarını öneriyor.

Diş Apsesi İçin Antibiyotik Gerekli Mi ?

 

Odontojenik infeksiyonlarda sistemik bir durum eşlik etmiyorsa diş apsesi tedavisinde asla antibiyotik kullanılmaz. Şöyle ki ;

Konuyla ilgili literatür incelendiğinde :

1) “treatment of acute apical abscesses involves incision for drainage and root canal treatment or extraction of the involved tooth to remove the source of infection (199, 200). ın some cases, drainage can be obtained through the root canal, but when swelling is present, incision for drainage should also be performed whenever possible, since this approach has been shown to produce a quicker improvement than drainage only by opening of the root canal (200). adjunctive systemic antibiotics are not necessary in most cases of localized and uncomplicated apical abscesses (201–205). analgesics may be prescribed for pain control.”

Çevirisi :

Akut apikal apsenin tedavisi drenaj için insizyon ve kanal tedavisi ya da infeksiyonun kaynağı olan dişin
çekimini içerir.Bazı vakalarda, drenaj kök kanalı vasıtasıyla sağlanabilir, fakat şişlik varsa, mümkün olan durumlarda drenaj için insizyon da yapılmalıdır ki bu yaklaşım sadece kök kanalı vasıtasıyla olan drenajdan
daha hızlı bir drenaj sağlanmasına olanak tanır. Lokalize ve komplike olmayan* pek çok vakada sistemik
antibiyotiklerin desteği gerekli değildir. Analjezikler ağrı kontrolü için reçete edilebilir.

* komplike olmayan apse= lenf nodları ile ilişki içinde olmayan, sistemik bulgu (ateş, halsizlik, titreme vsvs) vermeyen apsedir.

clin microbiol rev. 2013 apr;26(2):255-73. doi: 10.1128/cmr.00082-12.
microbiology and treatment of acute apical abscesses.
siqueira jf jr1, rôças ın.

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/…c/articles/pmc3623375/