Diş Hekimleri İçin…

Diş Hekimi meslektaşlarım için derlenen bilimsel içerikli akademik makaleler.

Uzun mu ? Kısa mı ? Hangi boy implant ?

 

  Sınırlı kemik yüksekliği olan hasta sayısı gerçekten çok fazladır. Uzun implantlar maksiller sinüs ve inferior alveolar sinirin riskli durumlara girmesine olanak verir.

    Kemik grefti uygulaması işlemleri bu riskleri azaltmaya yardımcı olsa da, hastalar, yine de maliyetler ve greft uygulanması işlemlerinin zamanı nedeniyle tedaviden kaçınabilirler. Bunlara ek olarak, kemik grefti uygulamalarını hastaların sıklıkla çelişkiye düştüğü kendi riskleri ve hastalıklıl durumları vardır.

  Sonuç olarak ;
Osseöz augmentasyonun cerrahi morbidite ve giderlerindeki artış düşünüldüğünde, uygun alveol kemik yüksekliğinin sınırlı olduğu durumlarda alternatif bir yaklaşım olarak 10 mm ya da daha uzun implantlardansa genellikle 6-8 mm uzunluğundaki kısa implantlar kullanılabilir.
İlk raporlarda kısa implant kullanımı düşük öngörü ile ilişkilendirilirse de , son klinik çalışmalar kısa implantların bir çok protetik restorasyonu yeterince desteklediğini göstermektedir.
1 yıl sonundaki ortalama marjinal kemik rezorbsiyonu uzun implantlar ve kısa
implantlarla ilgili diğer çalışmaların sonuçlarına benzemektedir. İmplantın birkaç
mm uzun olması kemiğe yük transferini destekler ancak eğer kısa implantlarda
osteointegrasyon sağlanmışsa uzun implantlara ihtiyaç yoktur.

Yazarlar özellikle üstçene ve altçene arka bölgelerde kısa implantların erimiş
çene kemiği bölgelerinde dikey olarak konan kemik tozlarına alternatif olarak görüldüğü sonucunu çıkarıyorlar.

Diş Apsesi İçin Antibiyotik Gerekli Mi ?

 

Odontojenik infeksiyonlarda sistemik bir durum eşlik etmiyorsa diş apsesi tedavisinde asla antibiyotik kullanılmaz. Şöyle ki ;

Konuyla ilgili literatür incelendiğinde :

1) “treatment of acute apical abscesses involves incision for drainage and root canal treatment or extraction of the involved tooth to remove the source of infection (199, 200). ın some cases, drainage can be obtained through the root canal, but when swelling is present, incision for drainage should also be performed whenever possible, since this approach has been shown to produce a quicker improvement than drainage only by opening of the root canal (200). adjunctive systemic antibiotics are not necessary in most cases of localized and uncomplicated apical abscesses (201–205). analgesics may be prescribed for pain control.”

Çevirisi :

Akut apikal apsenin tedavisi drenaj için insizyon ve kanal tedavisi ya da infeksiyonun kaynağı olan dişin
çekimini içerir.Bazı vakalarda, drenaj kök kanalı vasıtasıyla sağlanabilir, fakat şişlik varsa, mümkün olan durumlarda drenaj için insizyon da yapılmalıdır ki bu yaklaşım sadece kök kanalı vasıtasıyla olan drenajdan
daha hızlı bir drenaj sağlanmasına olanak tanır. Lokalize ve komplike olmayan* pek çok vakada sistemik
antibiyotiklerin desteği gerekli değildir. Analjezikler ağrı kontrolü için reçete edilebilir.

* komplike olmayan apse= lenf nodları ile ilişki içinde olmayan, sistemik bulgu (ateş, halsizlik, titreme vsvs) vermeyen apsedir.

clin microbiol rev. 2013 apr;26(2):255-73. doi: 10.1128/cmr.00082-12.
microbiology and treatment of acute apical abscesses.
siqueira jf jr1, rôças ın.

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/…c/articles/pmc3623375/

DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON


Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ( NH 2 / O 2 ) uygulamasının diş hekimliğinde kullanımı, lokal anestezinin icadı ve ya fluoridin diş çürüklerini önlemedeki etkisinin ispatı kadar önemli bir buluştur. Azot protoksit/ oksijen uygulaması tüm dünyada güvenirliliği ispatlanmış bir  “ Bilinçli sedasyon” yöntemidir.

Okumaya devam et

Amerikada Dişhekimliği Eğitimi.


 

 

Lisans DiplomasıABD’de diş hekimliği lisansüstü öğrenimi, genellikle dört yıllık lisans eğitiminden sonra başlar. Çoğu öğrenci, diş hekimliği okuluna girmeden önce lisans ya da yüksek lisans diploması alır.

Okumaya devam et

Diş Hekimliğinde HİPNOZ….HİPNODONTİ

Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden “HİPNODONTİ”in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ortaya çıkan akut ve kronik ağrıların tedavisinde kullanılmaktadır. Diş hekimleri günlük çalışmalarında, hipnotik telkinler yardımı ile yeni yeni ilginç kullanım alanları geliştirmektedirler.

Okumaya devam et

ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI !

ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI VE SINIF ÖZELLİKLERİ

 

BETA LAKTAM ANTİBİYOTİKLER

Molekülünün antibakteriyel etkisinden sorumlu çekirdek kısmında b-laktam halkası içeren antibiyotiklere b-laktam antibiyotikler veya kısaca b-laktamlar adı verilir. b-laktam halkası biri azot, üçü karbon olan 4 üyeli doymuş bir halkadır. b-laktam antibiyotiklerin 5 grubu şunlardır; 1-Penisilinler, 2-Sefalosporinler, 3-Karbapenemler, 4-Monobaktamlar, 5-b-laktamaz inhibitörleri (klavamlar).

Okumaya devam et

Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !

M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin’e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda belirtilmiştir.

Fong Ya : Enfekte durumlar

Ya Kon : Dişetleri ve çevre yumuşak doku hastalıkları

Chong Ya : Diş çürükleri
Yine aynı kitapta gingivitisler, periodontal apseler, gingiva ülserleri ve diş ağrısı hakkında uygun tanımlar yapılmıştır. Çinliler, dünyada diş temizliği için kürdan ve diş fırçasını ilk kullanan milletler arasındadır. Kayıtların bu kadar eski olmasına karşın akupunkturun diş hekimliği pratiğinde geniş ve bilimsel uygulamaları 1980 yıllarında Japonya’da başlamış ve elde edilen veriler Dünya Diş hekimliğine sunulmuştur. Amaç bilinen dental tedavilerle oriental tıbbın kombine edilerek hastaya en kısa yoldan ve ağrısız faydalı olabilmektir. Diş hekimliği pratiğinde sadece ağız kavitesi içindeki patolojik lokalizasyonlar görülür. Bununla birlikte tedavi programlarında sıklıkla hastanın fizik ve mental durumunun dengesi göz önüne alınmalıdır. Bu da oriental tıbbın dental tedaviye eklenmesi ile çok iyi sonuçlar alınabilineceğini gösterir.
Akupunkturun sağladığı avantajlar şu şekilde sıralanabilir:

Okumaya devam et

DENTİNALJİ !

Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa çıkmış dentinin dokunma, tatlı, ekşi, sıcak ve soğuk gibi uyaranlara karşı gösterdiği duyarlılığı tanımlamak için kullanılır (1,2). Oldukça yaygın, rahatsız edici ve belki de tedavi başarısı en düşük olan hasta şikayetidir. Aşırı dentin duyarlılığı, iyi bir ağız bakımının sürekli sağlanmasına engel olduğundan bireyin ağız sağlığını olumsuz yönde etkilemesi nedeni ile klinik öneme sahiptir. Aşırı dentin duyarlılığının giderilmesine yönelik olarak çeşitli çalışmalarda farklı maddelerin denenmesi ile başarılı sonuçlar alınmış olmasına karşın sorunun tümüyle çözüldüğü iddia edilemez. Okumaya devam et

GENEL MİKROBİYOLOJİ

304787262294microbiology-full1

Her hekim arkadaşımın arşivinde bulunması gereken Genel Mikrobiyoloji bilgilerinin yararlı olması dileğiyle.

Dt.Yaşar Çınar NAR

Okumaya devam et

Biyokimyasal Normal Değerler.

Aşağıdaki tablolarda insan vücudu ile ilgili biyokimyasal normal değer aralıkları tanımlanmıştır.Ayrıca dışardan almak zorunda olunan vitaminler ve özellikleri hangi besinlerde bulunduğu ve insan vucudu savunma sisteminin temel biyokimyasal yapıtaşları açıklanmıştır.

Yazılı bilgilerin yararlı olması dileğiyle. Okumaya devam et