DENTAL İMPLANTLAR

Bu yazımızda diş implantlarının ne olduğu ve ağız içerisinde hangi aşamalarda uygulandığı konusunda hastalarımızı bilgilendirmeye çalışacağız.

Diş İmplantı Nedir  ?,

Diş implantı titaniumdan yapılmış yapay bir diş kökü olup, alt ve üst çene kemiğinin içine
yerleştirilen ve çene kemiğinden destek alarak doğal dişlerin fonksiyon ve estetik olarak
yerini tutan yapılardır.

İmplantların Başarı Kriterleri

 İmplantların klinik olarak hareketsiz olması,
 Radyografik olarak implant çevresi bölgede hiçbir radyolusensi görülmemesi,
 Hiçbir inatçı ağrı, rahatsızlık veya enfeksiyon olmaması,
 İmplant dizaynının kron ve protezin yerleştirilmesini engellemeyecek sekilde
yapılmasıdır.

İlk uygulama 20.yy ortalarında başlamıstır. Ancak osseointegrasyon kavramı 1982’de İsveçli
araştırmacılar tarafından ortaya konulmuştur.

Osseointegrasyon:Işık mikroskobu seviyesinde canlı kemikle endoosseos implant arasında
direkt birleşme anlamına gelen histolojik bir terimdir.

Başarılı bir osseointegrasyon için:

1. Biyouyumlu materyal kullanılması

2. İmplantın kesinlikle kemikte hazırlanmış yuvaya yerleştirilmesi,

3. Doku hasarını minimalize etmek için atravmatik cerrahi yapılması,

4. Titanyum implantlarda oksidize yüzeyin kontamine olmaması,

5. Hareketsiz ve rahat iyileşme periyodu gerekir.

1. Biyouyumlu materyal:‘Yabancı madde reddi’ reaksiyonunu önler.

Biyouyumlu materyal kullanılmazsa implantın etrafı vücut tarafından granülasyon ve bağ dokularıyla sarılarak izole
edilir. Titanyum ve kalsiyum fosfat seramikleri biyolojik olarak inerttir.

2.İmplantın kemikte hazırlanmış yuvaya yerleştirilmesi:İmplantın kemiğe yerleştirildikten hemen sonraki kemik-implant arası mesafe çok önemlidir. Silindirik preperasyonlar yuva
hazırlamada en uygun şekildir. Düzgün enstrumentasyon ve cerrahi prosedürlerde doğru tekniğin seçilmesi implant ile kemik yuvası arasındaki mesafeyi minumuma indirir.

3.Doku hasarını minimalize etmek için atravmatik cerrahi:Minimal mekanik ve termal hasar için atravmatik cerrahi gereklidir. Düşük hızlı ve yüksek torklu driller ile keskin yüksek kaliteli frezler gerekir. Kemikte geri dönüsümsüz hasarın olmaması için kemik sıcaklığının 56 derecenin altında tutulmasını sağlayan bol irrigasyon yapılmalıdır.

4.Hareketsiz ve rahat iyileşme periyodu:Yüksek oranda kansellöz kemiğe sahip çene bölgelerinde implantın stabilizasyonunu sağlamak daha zordur. İmplant stabilizasyonu için
hem alt hem de üst kortikal kemiklerden yararlanılması implantın ilk stabilizasyonu için daha avantajlıdır. Bu durum anterior mandibula ve maksillada mümkündür. İmplantın ilk stabilitesi
sağlandıktan sonra bu durumun iyilesme fazı boyunca devam ettirilmesi gerekir. Bu süre boyunca hareketli protez kullanması gereken hastalarda implanta gelecek kuvveti azaltmak
için protezin altına yumuşak astar maddesi konulmalıdır.Basarılı osseointegrasyonun kontrolü ilk olarak ikinci cerrahide değerlendirilir. İmplantın mobil olması implant çevresinin fibröz
bağ dokusuyla kaplandığını gösterir. Bu aşamada mobilite varsa implant çıkarılmalıdır.

Kemik ile implant arasında başarılı osseintegrasyon sağlandığında çiğneme kuvveti en azından doğal dentisyondaki kadardır. Osseointegrasyonun bozulmasında rol oynayan iki
temel faktör, implant çevresindeki yumuşak dokunun hastalık aktivitesi ve implanta biyomekanik olarak fazla yük binmesidir.

Yumuşak Doku İmplant Birleşimi:

Başarılı bir implantta yumuşak dokuyla ‘abutment’ yüzeyi, tamamen devamlılığı bozulmamış mukozayla örtülmelidir. Bunun için ağız hijyenine dikkat edilmelidir.Endoosseoz implantın yüzeyinde hiç sement ve lif bağlantısı bulunmadığından epitel yüzey ataçmanı çok önemlidir. Bu kapanma açılırsa periodontal cep direkt olarak kemik yapısına uzanır.

Uzun Dönem İmplant Başarısını Etkileyen Biyomekanik Faktörler

 Dental implantların çevresinde kemik rezorpsiyonu, prematür yükleme veya tekrarlayan aşırı yükleme nedeniyle olur.
 Vertikal veya anguler kemik kaybı sıklıkla oklüzal travma nedeniyle oluşan karakteristik kemik rezorpsiyonudur.

 Doğal dentisyonda kemik, tipik olarak basınç miktarı azaldığında veya elimine edildiğinde yeniden olusur. Buna karsılık osteointegre implantlarda kemik rezorpsiyonu sonrası yeni kemik oluşmaz.
 Dental implantlar lateral kuvvetlere dayanıksızdır. Bu nedenle lateral kuvvetlerin fazla olduğu posterior bölgelerde implant sayısı artırılmalıdır.

Biyointegrasyon:Doğal dişlerde görülen ankiloza benzer şekilde implant materyali üzerindeki hidroksil apaptit(HA) tabakasıyla kemik matrisi arasında bir fiziko-kimyasal
bağlantının olusması ve bunun elektron mikroskobunda tesbit edilmesidir.

Fibro-osseointegrasyon:İmplant ve kemik arasında sağlıklı ve yoğun bir kollagen dokunun meydana gelmesiyle olusan bağlantıdır.

Klinik İmplant Parçaları

İmplant:1. asama cerrahide kemiğe yerlestirilen endosteal dental implanttır. Hem yivli hem de yivsiz silindir seklinde olabilirler. Hidroksiapatit kaplanmıs veya kaplanmamıs, titanyum
veya titanyum alaşımı seklinde olabilirler
Kapama Vidası:1. asama cerrahi sonrası iyilesme fazı boyunca implantın üstüne bir vida yerleştirilir. İmplantın üzerini örtmek için yumuşak dokuyla suturlanmasını kolaylastırmak
için genellikle küçük yapıdadır. 2. aşama cerrahide bu parça çıkarılır.

İyilesme Başlığı: 2. asama cerrahiden sonra ve protezin yerleştirilmesinden önce yerleştirilen kubbe sekilli bir vidadır. Uzunluğu 2-10 mm arasında değisir ve yumuşak dokudan oral kavite içine uzanır. Direkt olarak implant üzerine vidalanır.
Abutment: İmplantın içine direkt olarak vidalanan implant parçasıdır. Bu parça protezi destekleyen parçadır.

Protetik Parçalar: Ölçü Postu, Laboratuvar Analoğu, Mumlama Kabı,Protez Tutucu Vida

İMPLANT ENDİKASYONLARI

Tutuculuk ve stabilite
Fonksiyon
Psikolojik
Parafonksiyonel alıskanlıklar
Tek dis eksiklikleri
Diş agenezisi
Mevcut desteklerin sayısının ve dağılımının yetersiz olması
Sabit protezlerde kullanılacak destek bulunmaması
Konservatif tedavi isteği

İMPLANT KONTRENDİKASYONLARI

Yeni geçirilmis MI
Kalp kapakçığı protezi taşıyanlar
Ağır böbrek hastalıkları
Ağır osteomalazi tedavisi (Raşitizm)
Generalize sekonder osteoporoz
Kontrol altında olmayan diabetes mellitus
Radyoterapi görenler
Kronik veya ağır alkolizm
Ağır hormonal bozukluklar
İlaç bağımlılığı
Ağır bağ dokusu hastalıkları
Ağır kan hastalıkları

RELATİF KONTRENDİKASYONLAR

Kalsiyum-fosfor metabolizmasında görülen temporal bozukluklar
Hafif böbrek rahatsızlıkları
Endokrin rahatsızlıklar
Bukkofaringeal malign tümörler
Aşırı sigara içenler
Sağlıksız yaşam şartları
Kemoterapi görmüş ve gören kişiler
Karaciğer rahatsızlıkları
Gerçekçi olmayan bir tedavi planı
Kan dengesizlikleri
Allerji sorunları
Yaş
AIDS

Cerrahi Faz Tedavi Planı ;

İmplant Sahasının Değerlendirilmesi;
Klinik olarak inspeksiyon ve palpasyonla değerlendirilir.Radyografik değerlendirme; OPG,
lateral sefalometrik , BT ile yapılır. İmplant sahası ve anatomik limitasyonlar belirlenir.

Kemik Yapısının Sınıflaması (Misch 1990)

D1 = Kalın kompakt kemiği ifade eder. Atrofik mandibula anterior bölgesindeki kemik böyle bir yapıya sahiptir. Bu tip kemiğe yerleştirilen implantın stabilitesi iyidir fakat kanlanması
yetersiz olduğundan geç iyileşir ve implant uzunluğu da kısa kemik yüksekliği nedeniyle az tutulur.

D2 = Kalın pörözlü kompakt kemik ve iyi derecede trabeküler kemik yapısı mevcuttur.Mandibulada ve maksillanın anterior bölgesinde yer alır. Yeterli kanlanmaya sahiptir. İmplant stabilitesi ve iyileşmesi iyidir.

D3 = İnce pörözlü kompakt kemik yapısı mevcuttur. Maksillada ve mandibuler posterior bölgede gözlenir. İyileşmesi iyidir, kolay prepare edilir ama fazla genişletilme riski olduğundan dikkatli olunmalıdır.

D4 =İnce gevşek süngerimsi kemik yapısındadır ve maksiller tüber bölgede lokalizedir.Kemik kolay prepare edilir fakat fazla genişletilme riskine karsı dikkatli olunmalıdır. İmplant
uygulamalarında başarısızlık riski en fazla olan kemik tipidir.

Anatomik Limitasyonlar:

-İmplant-lingual yüz mesafesi en az 1 mm, implant-fasiyal yüz mesafesi en az 0.5 mm olmalıdır.

-İki implant arası mesafe ortalama 3 mm olmalıdır.
-İmplant- nazal kavite arası en az 1 mm olmalıdır.
-İmplant-mandibular kanal arasında en az 2 mm olmalıdır.
-İmplant mental foramenin 5 mm önüne yerlestirilmelidir.
-İmplantlar insisiv foramenin her iki yanına yerlestirilebilir.

İmplantlarda Tedavi Planlanması

Hastanın Yaşı: İmplant uygulanacak hasta büyüme ve gelişimini tamamlamış olmalıdır.
Hastanın Dişsizlik Etiyolojisi: Hasta dislerini çürük veya travma nedeniyle kaybettiyse implant uygulamalarında başarı şansı oldukça fazla iken, periodontal hastalık nedeniyle kaybetmişse daha azdır. Bu vakalarda periodontal hastalık nedeniyle mevcut olan bakteriler
implant çevresindeki dokuda enfeksiyona neden olabileceğinden öncelikle periodontal hastalık elimine edilmelidir

Ekstraoral Muayene:

Ekstraoral muayenede hastanın gülme hattı değerlendirilmelidir.
İmplantların gingival marjinlerinde yetersiz doku nedeniyle geleneksel protezlerdeki gibi estetik sonuçlar elde edilmeyebilir.

İntraoral Muayene:

Hastanın oral hijjeni değerlendirilir.
-Hijjeni iyi olmayan hastalarda implantlar tercih edilmemelidir
-İntraoral palpasyonla kretlerin yapısına bakılır.
-Bıçak sırtı tarzında kretler mevcutsa kemik cerrahisi planlanır
-Palpasyonla kemik genişliği ve yüksekliği değerlenirilir. Kesin tetkik için lokal anestezi altında mukozaya problar yerleştirilir ve kemik miktarı belirlenir.
-Maksiller ve mandibuler arklar arasındaki ilişkiye bakılır çünkü anteroposterior ve lateral kapanış bozuklukları mevcutsa implant uygulamaları risklidir.

Radyografik değerlendirme:

Panoramik radyografi, Periapikal radyografi, Oklüzal
radyografi, Lateral sefalometrik radyografi, Bilgisayarlı tomografi (CT – scan) teknikleri kullanılabilir.En etkin teknik OPG’dir. Magnifikasyon %5-35 arasındadır. Panoramik
filmlerde belirlenemeyen anterior kemik genişliği lateral sefalometrik filmlerde belirlenebilir.Posterior mandibula ve maksilla genişliği primer olarak klinik muayene ile
belirlenir. Özelleşmis bilgisayarlı tomografi inferior alveolar kanal ve maksiller sinüs yerinin belirlenmesi için kullanılabilir.

İmplant Uygulama Teknikleri

Tek Basamaklı Cerrahi: İmplant yerleştirilmesi sırasında üstü açık bırakılır ve ikinci bir operasyona gerek duyulmaz. Nonsubmerged implant sistemlerinde kullanılır.

İki Basamaklı Cerrahi: İki basamaklı cerrahi planlanıyorsa birinci safhada implant yerleştirilir vida başlığı takılır, mukoza ile tamamen kapatılır ve iyileşme safhası beklenir.Submerged implant sistemlerinde kullanılır. İyileşme zamanı implantın yerleştirildiği bölgeye ve implant tipine göre değişir.İkinci fazda küçük bir insizyonla implant açığa çıkarılır ve vida
üstü yapı çıkarılarak mukozanın 1mm yukarısında kalacak sekilde iyileşme abutmentı takılır ve yumuşak doku iyileşmesi için 4-6 hafta beklenir. Daha sonra hastaya protez yapılır.Bu sistem tek basamaklı sistemden daha avantajlıdır.Bir çok restorasyon alternatifi mevcuttur,başarı oranı belirlenmiştir ve implant yapılarında değişiklik yapılabilir.

Tedavide Dikkat Edilecek Hususlar

Dişler: Yandaki dişlerin prognozu, şekli, büyüklüğü varolan dentisyonun çapı, dişsiz bölgenin meziodistal genişliği değerlendirilir. İmplant ve doğal dis arasında 1.5-2 mm mesafe
bırakılmalı,dişsiz bölgede implant merkezleri arasındaki aralık 7 mm olarak ayarlanmalıdır.İmplant başları arasında ise 3mm mesafe olmalıdır.İmplantlar arası mesafe daha az olursa abutment çapları daha büyük olduğundan onlara yer kalmaz. 3 mm’lik mesafe yumuşak doku adaptasyonu için de iyidir ve oral hijen için
gereklidir. İmplant çevresinde 1mm’lik kemik mevcut olmalıdır. Dar alanlarda implant çapı daha dar tutulabilir (alt kesiciler). 10mm’den daha fazla meziodistal genişliğe sahip bölgelerde tek implant düşünülmemelidir.

Yukarıda yazılan temel prensipler eşliğinde implant cerrahisi yapılır.Yeterli iyileşme süresi sonunda ise protetik yüklemeler yapılıp hastaya estetik,fonksiyon ve fonetiği yeniden kazandırılmış olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir