Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ

Özet

Diseti çekilmeleri tüm popülasyonlari önemli derecede etkileyen ve Dis Hekimlerinin sik sik karsilastiklari durumlardandir.Bu çalismada diseti çekilmelerinin etiyolojisi, klinigi ve tedavileri ile ilgili genel bilgilerin sunumu amaçlandi. Anahtar kelimeler: Diseti çekilmeleri, tani, tedavi

Giris

 

Diseti çekilmesi epitelyal atasmanin apikale dogru çekilerek disin kök sementinin açiga çikmasi olarak tanimlanir(1). Histolojik olarak mekanik kuvvetler veya iltihabi periodontal hastaliklar alveol kemiginin yikimina sebep olur. Bunun sonucu olarak da disin kökü agiz ortamina açilar(2). Diseti çekilmesinin klinigi Klinik olarak diseti çekilmesi iki kisma ayrilir. Bunlar; *Görünür diseti çekilmesi: Disetinin marjinal kenari ile mine-sement siniri arasinda olan mesafedir. Kök yüzeyi gözle görülebilir. *Gizli diseti çekilmesi: Serbest diseti kenari ile cep tabani arasinda olan mesafedir. Görünür ve gizli diseti çekilmesinin toplam miktari gerçek diseti çekilmesini verir(3). Diseti çekilmesinin nedenleri Diseti çekilmesi üzerine degisik faktörlerin etkisinin oldugu bildirilmistir(3-5). Bunlar; • Anatomik faktörler *Alveol kemiginin yapisi *Anormal frenilum ve kas baglantilari *Dis köklerinin morfolojisi *Dis arki üzerindeki dislerin ark disinda yer almasi *Yapisik diseti miktarinin genisligi • Irritan faktörler *Mekanik travma *Yanlis dis firçalama, firçalama süresi ve sikligi *Anormal ortodontik kuvvetler *Plak ve dis taslari *Okluzal travma *Kötü aliskanliklar • Diseti iltihabi ve periodontal hastaliklar • Periodontal cerrahi operasyonlar • Yaslanma Alveol kemiginin yapisi : Alveol kemigi diseti çekilmelerinde belirleyici bir faktördür. Bu disi çevreleyen alveol kemiginin kalinligi ve inceligi ve dehiscencelerin bulunup bulunmamasi ile ilgilidir. Alveol kemiginde dehiscence yok ise bu durumda diseti fibrilleri ve bag dokusu alveol kemigine kök boyunca daha siki yapisir ve yapisik diseti miktarinin yeterince olmasini saglar. Alveol kemiginde dehiscencelerin varligi durumunda ise diseti fibrilleri ve bag dokusu disin köküne yapisir, kökü saran yeterli destek kemik yoktur ve yapisik diseti miktari azalmistir. Bu da diseti çekilmeleri için bir faktördür(5). Anormal frenilum ve kas baglantilari : Anormal frenilum ve kas baglantisi varliginda dudak hareketleri esnasinda papil ve serbest diseti kenarinda gerilmeler meydana gelir. Bunun sonucu da diseti çekilmeleri görülür. Ayrica gerilme ile yerinden oynayan diseti kenarlarinda plak birikimi olusur ve diseti iltihaplari baslar(2,3). Placek ve arkadaslari(6) frenilum baglantilarini dört ana guruba ayirmistir. Bunlar; • Frenilum mukogingival birlesime baglidir • Frenilum yapisik disetine baglidir • Frenilum serbest diseti ve papile baglidir • Frenilum baglantisi papili asmistir. Freniluma bagli diseti çekilmeleri genellikle alt dudak frenilumlarinda görülür. Dis kökünün morfolojisi: Dis köklerinin asiri disbükey olmasi ve kökler arasi açinin fazla olmasi alveol kemiginde dehicenceler meydana getirir, bunun sonucu da diseti çekilmeleri görülür(3,4,7). Dis arki üzerindeki dislerin ark disinda yer almasi: Bu durum genellikle mandibular kesici disler bölgesinde görülür. Disler genellikle lingual yada labiyal pozisyonlu olarak bulunurlar(8). Böyle durumlarda alveol kemigi çok incedir veya bölgede dehicenceler mevcuttur. Bu disler üzerine gelen mekanik baskilar ve iltihap diseti çekilmelerine yol açar(4,8). Stoner ve arkadaslari(1) yaptiklari çalismada labiyale pozisyonlu dislerde daha fazla diseti çekilmelerinin görüldügünü bildirmislerdir. Yapisik diseti miktarinin genisligi : Yapisik diseti miktarinin genisliginin azalmasi ile diseti çekilme miktarinin arttigi bildirilmistir (1). Winders (8) ve Ochsenbein (9) yaptiklari çalismalarda yumusak dokunun anotomik özelliklerinin diseti çekilmelerine neden oldugu fakat diseti çekilmesinin hizi ve genisliginin çevresel faktörler, alveol kemiginin yetersizligi ve dar yapisik disetine frenilum baglanmasi ile ilgili oldugunu göstermislerdir. Irritan faktörler Mekanik travma ve kötü aliskanliklar : Diseti üzerine disaridan mekanik olarak baski yaparak olusturulan travmalar(Hatali dis firçalama, ortodontik bantlarin disetine yaptigi baskilar, hatali kuron ve protezler, hatali dolgular) diseti çekilmelerine neden olur. Ayrica bireylerin dis aralarina sik sik kürdan, toplu igne gibi yabanci cisimleri sokmalari da papil atrofisi ve diseti çekilmelerine neden olur. Yine tirnak yeme kalem isirma gibi davranislarda diseti çekilmelerine yol açar(10,11) Ortodontik kuvvetler ve okluzal travma : Ortodontik tedavi esnasinda uygulanan kuvvetler ile disin konum degistirmesi esnasinda diseti çekilmeleri görülebilir. Özellikle dislerin asiri derecede vestibul veya lingualde oldugu durumlarda alveol kemigindeki incelmeye bagli olarak diseti çekilmeleri görülür(12). Asiri okluzal kuvvetlerin diseti çekilmesi meydana getirip getirmedigi henüz tartismalidir. Ancak bruksizim ve bazi beans vakalarinda diseti çekilmeleri görülmüstür(3,4,10). Plak ve distasi olusumu : Distasi dogal dislerin yada protezlerin üzerine kalsifiye olmus mineralize bakteriyal plaktan ibaret olusumlardir. Diseti kenari ile olan iliskilerine göre subgingival ve supragingival olmak üzere iki sinifa ayrilirlar. Dis taslarinin kalsifikasyonu, sekli kisiden kisiye ve disten dise degisir. Dis taslari bakteri retansiyonu içinde uygun yerlerdir. Plagin biriktigi alanlarda diseti iltihabi baslar ve periodontal hastaliklar için zemin hazirlar. Periodontal cep olusumu ve diseti çekilmelerinden daha ziyade supgingival distaslari sorumlu tutulmustur(10). Yanlis dis firçalama :Dislerin firçalanmasi esnasinda uygulanan kuvvet, kullanilan firça killarinin sertligi, firçalama zamani ve sayisi, firçalamada yanlis yöntemin kullanilmasi diseti çekilmelerine neden olur. Sandholm (13), Khocht (14) yaptiklari çalismalarda firçalamada sert killi firça kullaniminin ve hatali yöntemli dis firçalamanin diseti çekilmelerine neden oldugunu bildirmislerdir. Rodentz (15) sert firçalama ile diseti çekilmesi ve abrazyon arasindaki iliskiyi tespit etmis, Vehkalahti (16) ise dis firçalama süresi ve sikligi ile diseti çekilmesi arasindaki iliskiyi göstermistir. Firçalama süresi ve sayisi artikça diseti çekilmesinin de arttigi ancak bu bireylerde oral hijyenin daha iyi oldugu görülmüstür. Diseti iltihabi ve periodontal hastaliklar : Periodontal hastaliklar diseti kenarinin ve papilin iltihaplanmasiyla baslar. Doku yikimi derin periodontal dokulara dogru ilerler ve kemik yikimi ile beraber epitelyal atasmanda apikale dogru yer degistirir. Disetinin kalin oldugu durumlarda bu durum cep derinliginde artis olarak izlenir. Aksi durumda bag dokusunu da kaybiyla diseti kenari apikale dogru geriler ve diseti çekilmesi görülür(4,10,12). Periodontal cerrahi operasyonlar : Periodontal cerrahi islemler sonrasinda da disetlerinde çekilmeler görülür. Özellikle cerrahi islem cep eliminasyonuna yönelik ise bu çekilme daha da kaçinilmazdir( 4,10,12). Yaslanma: Yaslanma nedeni ile vücudun diger dokularinda oldugu gibi periodontal dokularda da atrofiler görülür. Yaslanmaya bagli olarak diseti dokusunda da çekilmeler meydana gelir. Bu çekilmeler generalizedir ve fizyolojik diseti çekilmesi veya senil atrofi adini alir(3,4,10,12). Beck ve arkadaslari(17) yaptiklari çalismalarda yaslanma ile diseti çekilme miktarinin arttigini bildirmisler ve Amerika da orta yasli bireylerin %78 inde diseti çekilmesi oldugunu, yas arttikça bu oranin da arttigini tespit etmislerdir. Sanges ve arkadaslari (18) Norveç te 18 yas gurubunun %51 inde diseti çekilmesi bildirirken, Baelum (19) Tanzanya’da yasli bireylerin gençlere oranla daha fazla diseti çekilmelerine sahip olduklarini bildirmislerdir. Diseti çekilmelerinin siniflandirmalari Diseti çekilmeleri tipine ve etkilenen periodontal dokularin durumlarina göre degisik sekillerde siniflandirilmislardir. Sullivan ve Atkins (20) 1968 de yaptiklari siniflandirmada 4 tip diseti çekilmesi tarif etmislerdir. Bunlar; • Sig-dar • Sig-genis • Derin-dar • Derin-genis Daha sonra 1985 de Miller(21) tarafindan bu siniflandirma genisletilerek daha belirgin bir siniflandirma yapilmistir. Buna göre; Sinif I: Diseti çekilmesi mukogingival birlesime ulasmaz, interdental bölgede yumusak doku veya kemik kaybi yoktur, dar veya genis olabilir. Sinif II: Diseti çekilmesi mukogingival birlesime ulasmis veya geçmistir, interdental bölgede yumusak doku veya kemik kaybi yoktur, dar veya genis olabilir. Sinif III: Diseti çekilmesi mukogingival birlesime ulasmis veya geçmistir, interdental bölgede yumusak doku veya kemik kaybi vardir, dar veya genis olabilir. Sinif IV: Diseti çekilmesi mukogingival birlesime ulasmis veya geçmistir, interdental bölgede yumusak doku veya kemik kaybi siddetlidir, dis malpozisyonlari görülebilir. Diseti çekilmelerinin klinik semptomlari Diseti çekilmesi bulunan hastalarda çekilmelere bagli olarak çesitli sikayetler görülebilir. Bunlar; *Asiri dentin duyarliligi *Kök çürükleri *Estetik problemler *Disi kaybetme korkusu *Pulpa hastaliklari Asiri dentin duyarliligi : Diseti çekilmelerine bagli olarak görülen dentin duyarliligi çesitli sebeplerle ortaya çikabilir. Bunlar; • Açiga çikan sementin periodontal tedaviler esnasinda (Küretaj, Kök planlamasi vb.)tamamen uzaklastirilmasi. • Açiga çikan sementin nekroz olarak yer yer dökülmeleri • Mine ile sementin anotomik olarak birlesmemesi ve dentinin açikta olmasi • Hatali dis firçalama ile sementin tamamen kaldirilmasi Asiri dentin duyarliliginin tedavisinde kimyasal ajanlar kullanildigi gibi (fenol bilesikleri, formaldehit, sodyum florid, stransiyum, kalsiyum hidroksit vb.) dolgu, kuron ve cerrahi islemlerle de açikta kalan dentinin kapatilmasi yollari denenebilir. Kök çürükleri : Kök çürüklerinin etiyolojisi ile birçok neden ortaya sürülmüstür. Bununla beraber diseti çekilmeleri ile agiz ortamina açilan köklerde kök çürüklerine sik olarak rastlanmaktadir. Bunlarin tedavileri dolgu uygulamalari ile yapilir. Estetik problemler: Diseti çekilmelerinin sonucunda dislerin klinik kuron boylari artar. Özellikle ön bölgede hastalar dislerini uzamis gibi hissederler ve estetik sorunlar ortaya çikar. Hastalar için bu durum asiri hassasiyet ve kök problemlerinden daha önemlidir. Bazilari cerrahi islemlerle tedavi edilebilirler. Ileri derecede problemli ve cerrahi olarak tedavi edilemeyenlerde epitezler kullanilabilir. Dis kaybetme korkusu : Hastalarin çogu disetlerinde çekilmeler oldugunu hissedince genellikle dislerini kaybetme korkusuna kapilirlar. Bunun bir Pyorrhea oldugu kanisina varirlar. Pulpal hastaliklar : Diseti çekilmeleri ile pulpa hiperemilerinin olusabilecegi bildirilmesine ragmen endodontik lezyonlarin etiyolojisinde açikça bildirilememektedir. Ancak kök yüzeyinin açikta kalmasiyla pulpada genislemelerin olabilecegi bildirilmektedir. Diseti çekilmelerinin tedavileri Diseti çekilmelerinde açiga çikmis kök yüzeyinin kapatilmasina yönelik islemlere mukogingival operasyonlar denilir. Bunlar; Laterale kaydirilan flep : Ilk kez 1956 da Grube (22) tarafindan tanimlanmistir. Daha sonra 1964 de Corn(23) tarafindan modifiye edilmistir. Amaci açiga çikmis kök yüzeyinin yan tarafindaki disetinin açik kök yüzüne kaydirilarak kök yüzeyini örtmektir. Kaydirmanin yapilabilmesi için lateralde yeterli verici dokunun bulunmasi gerekir. Diseti ve alveol kemiginin durumuna göre tam kalinlik veya yarim kalinlik olabilir. Teknik;Gerekli anesteziler yapilir. Çekilme olan bölgenin meziya-distal ve apikalinden 2-3 mm uzakta bir insizyon yapilir. Bu insizyon çekilmenin oldugu köklerin etrafindaki diseti kenari ve periodontal ceplerin uzaklastirilmasi için yapilir. Artik dokular uzaklastirilip kök düzlestirmesi yapilir. Verici bölgenin hazirlanmasina geçilir. Verici bölge alici bölgeden 1.5-2 kat genislikte olmalidir. Dikey bir indizyon yapilir ve yarim kalinlik flep kaldirilir. Elde edilen flep açik kök yüzeyine kaydirilir. Flepin tabaninda gerilmeler oldugu zaman flepin alt distal kösesinden oblik bir rahatlatici insizyon yapilarak flepin daha rahat yer degistirmesi saglanabilir ve flep kök yüzeyini örtecek sekilde disetine dikilip patla kapatilir. Çift papil yana kaydirilan flep: Cohen ve Ross (24) tarafindan 1968 de tanimlanmistir. Açik kök yüzeyini örtmek için komsu iki papilden yararlanilir. Teknik; Gerekli anesteziler yapilir. Alici bölgeye V seklinde bir insizyon yapilarak artik dokular temizlenip kök düzlestirilmesi yapilir. Çekilme olan bölgenin meziyal ve distalindeki papiller yarim kalinlik fleple kaldirilir. Elde edilen flepler kök yüzeyi üzerinde yan yana getirilerek dikilir ve patla örtülür. Kuronale kaydirilan flep: Noberg (25) tarafindan 1926 da tanimlanmistir. Amaci çekilmenin oldugu disin apeksi bölgesinde yeterli yapisik diseti mevcudiyeti durumunda bu yapisik disetini kuronale dogru kaydirarak açik kök yüzeyini örtmeyi amaçlar. Teknik; Gerekli anesteziler yapilir. Çekilmenin bulundugu dislerin marginal kenarindan baslayarak mukogingival sinira kadar vertical insizyonlar yapilir. Cep epitelinin eliminasyonu için internal bevel insizyon yapilir ve tam kalinlik flep kaldirilir. Kök yüzeyi düzlestirilir ve flep mümkün oldugunca kuronale çekilerek kök yüzeyini örtecek sekilde dikilir ve pat yerlestirilir. Semiluner kuronale kaydirilan flep : Tarnow (26) tarafindan 1986 da tarif edilmistir. Amaci yapisik disetinin semiluner olarak kuronale kaydirilip açik kök yüzeyini kapatmaktir. Teknik; Gerekli anestezi yapilir. Çekilmenin apikalinde ve diseti kenarina paralel yarim ay seklinde insizyon yapilir. Insizyonun diseti kenari ile olan mesafesi flep kuronale yerlestiginde flebin tabani en az 2mm kemik üzerinde kalacak sekilde ayarlanmalidir. Lateral ve meziyalde disetinin devamliligi korumak üzere yarim kalinlik flep kaldirilir ve flep kuronale kaydirilarak açik kökü kapatacak sekilde yerlestirilip patla örtülür. Serbest Diseti Grefti (SDG) ve kuronale kaydirilan flep : Bernimoulin (27) tarafindan 1973 de tanimlanmistir. Amaci diseti çekilmelerinin apikalinde yeterli yapisik diseti yoksa Sullivan(20)’in tarif ettigi gibi önce SDG ile yeterli yapisik disetini elde etme daha sonra bu yapisik disetini kuronale kaydirarak açik kök yüzeyini örtmektir. Teknik; Operasyon iki asamada tamamlanir. Önce SDG ile yeterli yapisik diseti elde edilir. Bunun için gerekli anesteziler yapilir. Yapisik diseti miktarinin artirilacagi bölge alici bölge, greftin alinacagi bölge ise verici bölge olarak tanimlanir. Alici bölgeyi hazirlamak için mukogingival hat boyunca insisyon yapilir. Kemik üzerinde periost kalacak sekilde mukoza apikale dogru kaydirilir ve yatagin apikal kismina dikilir. Sonra greft alinmasi asamasina gelinir. Greft aliminda genellikle palatinal mukoza yada dissiz alanlar tercih edilir. Alici yatagin büyüklügüne görü greft 1/3 oraninda daha büyük olarak alinir ve alinan greft alici bölgeye dikilir. Verici bölge pat ile kapatilir. Greftin üzeri ise alüminyum foli ile kaplanip pat ile örtülür. En az 14-16 haftalik bir iyilesme döneminden sonra yeterle yapisik diseti elde edildikten sonra kuronale kaydirma islemi yapilir. Kuronale kaydirilan flep teknigindekine benzer sekilde açik kök yüzeyi örtülür. Subepitelyal bag dokusu grefti : Langer (28) tarafindan 1985 de açik kök yüzeyini kapatmak amaci ile tarif edilmistir. Teknik; SDG’ de oldugu gibi alici ve verici bölgeleri içerir. Gerekli anesteziler yapilir. Önce alici bölge hazirlanir. Çekilmenin oldugu disleri kapsayacak sekilde vertikal insizyonlar yapilir, yarim kalinlik flep kaldirilir ve kök yüzeyi temizlenir. Bag dokusu greftinin alinmasi islemine geçilir, bunun için genellikle palatinal gingivanin molar ve premolar bölgeleri tercih edilir. Palatinal bölgede epitelin altindan elde edilen bag dokusu yaglarindan arindirilir ve açik kök yüzeyi üzerinde mine sement sinirinin apikalininde olacak sekilde yerlestirilir ve greft periosta tutturularak flep üzerine dikilip patla örtülür. Yönlendirilmis Doku Rejenerasyonu(YDR): Periodontal defektlerin tedavisi için Nyman (29) tarafindan 1982 de tarif edilmistir. Amaci uygun bir bariyer kullanarak seçilmis hücrelerin defekti doldurarak istenmeyen hücrelerin defekt bölgesinder uzaklastirilmasini saglamaktir. Daha sonra gelistirilen teknik diseti çekilmelerinin tedavilerinde de kullanilmaya baslanmistir. Bu amaçla ilk olarak 1992 de Pini-Prato (30) tarafindan tarif edilmistir. Teknik; Gerekli anesteziler yapilir. Açikta kalan kökü içine alacak sekilde oblig ve intrasulculer insizyonlar yapilir. Mukogingival birlesime kadar tam kalinlik, mukogingival birlesimden sonra yarim kalinlik flep kaldirilir. Kök yüzeyi düzlestirilir, alveol kretinin tepesinden 2mm daha apicalde olacak ve kök yüzeyini kaplayacak sekilde bariyer(membran) yerlestirilir. Bariyer kök üzerine sabitlenerek flep mümkün oldugunca kuronale çekilip üzerine dikilir. Pat uygulanmaz. 4-6 hafta sonra ikinci bir operasyonla bariyer çikarilir.
Sonuç; Diseti çekilmeleri klinik olarak çok yönlü degerlendirilmeli çekilmeninetiyolojisi tespit edilerek etiyolojik etken ortadan kaldirilmali ve uygun cerrahi yöntemler kullanilarak tedavi yoluna gidilmelidir.

 

Kaynaklar • Stoner JE, Mazdyorma S. Gingival recession in the lower incisor region of 15 year old subjects. J Periodontol 1980;51(2):74-76. • Scabbia A, Trombelli L. Long-term stability of the mukogingival complex following guide tissue rejeneration in gingival recessiondefects. J Clin Periodontol 1998;25:1041-1046. • Sandalli P. Periodontoloji Erler Matbaasi Istanbul 1981. • Lindhe J. Lindhe J. Textbook of clinical periodontology, 2 nd edt. 3 rd printing, Copenhagen, 1992. • Gartrell JR, Mathews DP. Gingival recession the condition, process, and treatment. Dent Clin of Nort America 1976;20(1):199-212. • Placek M, Skoch M, Mrklas L. Significence of the labial frenum attachment in periodontal disease in a man part I. Classification and epidemiology of the labial frenium attachment. J Periodontol 1974;45:891. • Gorman WJ. Prevelance of aetiology og gingival recession. J Periodontol1967: 38;316. • Winders RV. Gingival recession of mandibular incissor related to malocclusion of the teeth. J Win State Dent Soc 1971;47:339. • Ochsenbein C, Maynord JG. The probleh of attached gingiva in children. J Dent Child 1974; 41:263. • Carranza FA, Newman MG. Clinical periodontology. WB sounders company, Philadelphia, London, Toronto, Montreal, Sydney, Tokyo, 8 th edication. 1996; 228-231. • Grant DA, Stern IB Lisgarten MA. Gingival recession in periodontics, in the tradition of Gottlieb and Orban Eds periodontics, the Mosby Co St Louis, Washington, Toronto, 1988. • Ataoglu T, Mürsel M. Periodontoloji. Damla ofset, Konya 1999;82-83 • Sandholm L, Neimi ML, Ainamo J. Identification of soft tissue brushing lesions. A clinical and scanning electron microscopic study. J Clin Periodontol 1982;9:397-401. • Khocht A, Simon G, Person P, Denepetiyu JC. Gingival recession in relation to history of hand toothbrush use. J Periodontol 1993;64:900-905. • Radentz WH, Barnes GP, Cutright DE. A survey of factors possibly associated with cervical abrasion of tooth surfaces . J Periodontol 1976;4:3:148-154. • Vehkalahti M. Occurance of gingival recession in adults. J Periodontol 1989;60(11):599-603. • Beck J, Hand J, Hunter R, Feild H. Prevelance of root surface caries among institutinalized older persons. Com. Dent Oral Epidemiol 1980;8:84. • Sanges G, Gjermo P. Prevelence of oral soft and hard tissue lessions related to mechanical toothcleaning precedures. Comm Dent Oral Epidemiol 1976;4:77 • Baelum B, Fejerskow O, Karring T. Oral hygiene, gingivitis and periodontal breakdown in adult Tanzanian, J Periodontol Res 1986;21:221. • Sullivan HC, Atkins JH. Free authogenous gingival graft I principles of succesful grafting. Periodontics 1968;6:5. • Miller PD Jr. A classificatuon of marginal tissue recession. Int J Periodont Restor Dent 1985;5:9. • Grupe HE, Caffes RF. Repair of gingival defects by sliding flap operation. J Periodontol 1956; 27:92. • Corn H. Edentulous area pedicle graftsin mukogingival surgary. Periodontics 1964;2:229. • Cohen DW, Ross SE. The double papilla repositioned flap in periodontal therapy. J Periodontol 1968; 39:65. • Norberg O. Ar en utlaking utan vavnadsforlust otonkbar vid kirurgisk behadling va s.k. alveolarpyorrhoe ? Sven. Tandlak Tidskr. 1926;19:171. • Tarnow DP. Semilunar coronally repositioned flap. J Clin Periodontol 1985;13:182. • Bernimoulin JP, Luscher B, Muhleman HR. Coronally repositioned periodontal flap. J periodontol 1975;2:1 • Langer B, Langer L. Subepitthelial connective tissue graft technique for root coverage. J Periodontol 1985;56:715. • Nyman S, Gottlow J, Karring T, Lindhe J. The regeneration potantiel of the periodontal ligament, An experimental study in the monkey, J Clin Periodontol, 1982, 9:257. • Pini-Prato G, Tinti C, Vincenzi G et al. Guide tissue rejeneration versus mucogingival surgery in the treatment of buccal gingival recession. J Periodontol 1992;63:919. * Doç.Dr. Atatürk Üniversitesi Dis Hekimligi Fakültesi Periodontoloji ABD **Ars.Gör.Dt. Atatürk Üniversitesi Dis Hekimligi Fakültesi Periodontoloji ABD

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir