<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ferah Nefes</title>
	<atom:link href="http://www.ferahnefes.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ferahnefes.com</link>
	<description>Ağız Diş Sağlığı &#38; Bakımı</description>
	<lastBuildDate>Sat, 24 Dec 2011 20:27:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Diş Dolgusunda Devrim !.</title>
		<link>http://www.ferahnefes.com/dis-dolgusunda-devrim.php</link>
		<comments>http://www.ferahnefes.com/dis-dolgusunda-devrim.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Dec 2011 20:21:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ferah Nefes ve Ötesi..]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ferahnefes.com/?p=315</guid>
		<description><![CDATA[<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/12/diş_çürük.jpg"><br />
<img class="aligncenter size-full wp-image-316" title="diş_çürük" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/12/diş_çürük.jpg" alt="diş çürük Diş Dolgusunda Devrim !." width="193" height="102" /></a></p>
<p>&#160;</p>
<p>ABD’deki bir üniversite, dişteki çürükler için özel bir sistem geliştirdi&#8230;</p>
<p>AĞIZ sağlığından şikayet edenlerin en büyük kabusu bir diş hekimine gitmek ve acı verici bir operasyon geçirmektir. Fakat ABD’deki bir üniversite, dişteki çürüğin ortadan kaldırılması, acısız bir biçimde dolgu yapılması için özel bir sistem geliştirdi. Missouri Üniversitesi’nden bilim adamları “plazma fırçası” adını verdikleri icatla 30 saniyede çürük diş sorununu ortadan kaldırabileceklerini açıkladı. Geleneksel bir operasyon öncesinde çürükleri temizlemek için kullanılan kimyasalları kullanan bilim adamları deneme çalışmalarının olumlu geçtiğini açıkladı. Araştırmayı yürüten Profesör Hao Li “Plazma fırçasıyla yapılan dolgular, geleneksel yöntemle yapılan dolgulara göre yüzde 60 daha kuvvetli” dedi. 2013 yılında hastalar üzerinde kullanılabilecek sistemin yan etkisinin olmadığı kaydedildi.</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Diş Dolgusunda Devrim !.</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/farelerde-kok-hucreyle-dis-yetistirildi.php" rel="bookmark">FARELERDE KÖK HÜCREYLE DİŞ YETİŞTİRİLDİ !..</a></h3><p>Japon bilim adamları, farelerde kök hücreden diş üretmeyi başardılar. Bunun protezi tarihe karıştırabileceği belirtiliyor. BBC ve Daily Mail'in haberine göre, Tokyo Bilimler Üniversitesi araştırmacıları, kök ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php" rel="bookmark">DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON</a></h3><p>Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/sikca-sorulan-sorular-ve-cevaplari.php" rel="bookmark">Hasta Soruları !</a></h3><p>Hastalar tarafından sıkça sorulan sorular ve CEVAPLARININ yazılacağı sayfa olacaktır.</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/diseti-cekilmelerinde-tani-ve-tedavi.php" rel="bookmark">Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ</a></h3><p>Özet Diseti çekilmeleri tüm popülasyonlari önemli derecede etkileyen ve Dis Hekimlerinin sik sik karsilastiklari durumlardandir.Bu çalismada diseti çekilmelerinin etiyolojisi, klinigi ve tedavileri ile ilgili genel ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-fircasi-ve-dolgu-tarihe-karisiyor.php" rel="bookmark">Diş fırçası ve dolgu tarihe karışıyor !</a></h3><p>Bilimadamları sadece parlak ışık kullanarak diş plağı oluşturan bakterileri yok etmeyi başardı. Cilt kanseri tedavisinde kullanılan prensiplerden yola çıkılarak geliştirilen bu tedavi yönteminin birkaç yıl ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/huzurevinde-agiz-ve-dis-sagligi-taramasi.php" rel="bookmark">Huzurevinde Ağız ve Diş Sağlığı Taraması</a></h3><p>  Adana İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından huzurevinde kalan yaşlılar ağız ve diş sağlığı taramasından geçirildi.Sağlık taraması yapan ekipte Adana Ağız Diş Sağlığı Merkezi Dişhekimlerinden ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</a></h3><p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden "HİPNODONTİ"in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li></ul></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/12/diş_çürük.jpg"><br />
<img class="aligncenter size-full wp-image-316" title="diş_çürük" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/12/diş_çürük.jpg" alt="diş çürük Diş Dolgusunda Devrim !." width="193" height="102" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>ABD’deki bir üniversite, dişteki çürükler için özel bir sistem geliştirdi&#8230;</p>
<p>AĞIZ sağlığından şikayet edenlerin en büyük kabusu bir diş hekimine gitmek ve acı verici bir operasyon geçirmektir. Fakat ABD’deki bir üniversite, dişteki çürüğin ortadan kaldırılması, acısız bir biçimde dolgu yapılması için özel bir sistem geliştirdi. Missouri Üniversitesi’nden bilim adamları “plazma fırçası” adını verdikleri icatla 30 saniyede çürük diş sorununu ortadan kaldırabileceklerini açıkladı. Geleneksel bir operasyon öncesinde çürükleri temizlemek için kullanılan kimyasalları kullanan bilim adamları deneme çalışmalarının olumlu geçtiğini açıkladı. Araştırmayı yürüten Profesör Hao Li “Plazma fırçasıyla yapılan dolgular, geleneksel yöntemle yapılan dolgulara göre yüzde 60 daha kuvvetli” dedi. 2013 yılında hastalar üzerinde kullanılabilecek sistemin yan etkisinin olmadığı kaydedildi.</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Diş Dolgusunda Devrim !.</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/farelerde-kok-hucreyle-dis-yetistirildi.php" rel="bookmark">FARELERDE KÖK HÜCREYLE DİŞ YETİŞTİRİLDİ !..</a></h3><p>Japon bilim adamları, farelerde kök hücreden diş üretmeyi başardılar. Bunun protezi tarihe karıştırabileceği belirtiliyor. BBC ve Daily Mail'in haberine göre, Tokyo Bilimler Üniversitesi araştırmacıları, kök ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php" rel="bookmark">DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON</a></h3><p>Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/sikca-sorulan-sorular-ve-cevaplari.php" rel="bookmark">Hasta Soruları !</a></h3><p>Hastalar tarafından sıkça sorulan sorular ve CEVAPLARININ yazılacağı sayfa olacaktır.</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/diseti-cekilmelerinde-tani-ve-tedavi.php" rel="bookmark">Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ</a></h3><p>Özet Diseti çekilmeleri tüm popülasyonlari önemli derecede etkileyen ve Dis Hekimlerinin sik sik karsilastiklari durumlardandir.Bu çalismada diseti çekilmelerinin etiyolojisi, klinigi ve tedavileri ile ilgili genel ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-fircasi-ve-dolgu-tarihe-karisiyor.php" rel="bookmark">Diş fırçası ve dolgu tarihe karışıyor !</a></h3><p>Bilimadamları sadece parlak ışık kullanarak diş plağı oluşturan bakterileri yok etmeyi başardı. Cilt kanseri tedavisinde kullanılan prensiplerden yola çıkılarak geliştirilen bu tedavi yönteminin birkaç yıl ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/huzurevinde-agiz-ve-dis-sagligi-taramasi.php" rel="bookmark">Huzurevinde Ağız ve Diş Sağlığı Taraması</a></h3><p>  Adana İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından huzurevinde kalan yaşlılar ağız ve diş sağlığı taramasından geçirildi.Sağlık taraması yapan ekipte Adana Ağız Diş Sağlığı Merkezi Dişhekimlerinden ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</a></h3><p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden "HİPNODONTİ"in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ferahnefes.com/dis-dolgusunda-devrim.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON</title>
		<link>http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php</link>
		<comments>http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2011 18:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Hekimleri İçin...]]></category>
		<category><![CDATA[Ferah Nefes ve Ötesi..]]></category>
		<category><![CDATA[Sıkça Sorulan Sorular.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ferahnefes.com/?p=305</guid>
		<description><![CDATA[<p><strong></strong><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/09/azotprotoksit.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-306" title="azotprotoksit" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/09/azotprotoksit.jpg" alt="azotprotoksit DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON " width="329" height="153" /></a><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ( NH 2 / O 2 ) uygulamasının diş hekimliğinde kullanımı, lokal anestezinin icadı ve ya fluoridin diş çürüklerini önlemedeki etkisinin ispatı kadar önemli bir buluştur. Azot protoksit/ oksijen uygulaması tüm dünyada güvenirliliği ispatlanmış bir </span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">“ Bilinçli sedasyon” yöntemidir.</span></p>
<p><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Bilinçli sedasyon, bilincin açık olduğu ve sözlü uyaranlara cevap verebilir durumda iken korku ve endişenin ortadan kalktığı rahatlama durumu olarak tarif edilebilir. Ayrıca, bütün hayati fonksiyonlar stabil ve nefes alma / yutkunma gibi koruyucu refleksler baskılanmamıştır. Bilinçli sedasyon özellikle diş tedavi fobisi taşıyan yetişkin bireylerde ve özellikle de kooperasyon zorluğu çekilen çocuklarda istenilen bir durumdur. </span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Piyasada korku / endişe azaltıcı ( anksiyolitik ) birçok farmokolojik ajan bulunsa da ( NH 2 / O 2 ) uygulaması azot protoksitin eşsiz bazı özelliklerinden dolayı en güvenilir olanıdır. Azot protoksit, renksiz ve gerçekte kokusuz olan fakat solunduğunda sakinleştirici ve hoş kokulu bir etki yaratan gazdır. Fazla solunduğunda güldürücü etkisi olmasından dolayı piyasada “ güldürücü gaz” olarak da bilinmektedir. Solunum sistemini minumum oranda etkileyerek, kişide kendine güvenin artmasına </span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">( öfori ) neden olur. Azot protoksit kanda düşük çözünürlüğe sahiptir.Bu düşük çözünürlük, çok hızlı bir şekilde akciğerde absorbe edilmesine ve diğer dokulara hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlar. Bu etki mekanizması vücuttan atılırken de aynı hızla gerçekleşmektedir. Sedatif etkinin görülmesi gazın solunmasını takip eden birkaç dakika içinde ortaya çıkarken, etkinin kaybolması da aynı şekilde gazın solunması kesildikten sadece birkaç dakika sonra gerçekleşir. Azot protoksitin sadece % 0.0004’lük bir miktarı vücut tarafından metabolize edilmekte ve geri kalanı vücuttan dışarı atılmaktadır. Yapılan çalışmalar azot protoksitin çocuklarda erişkinlerden daha hızlı meydana geldiğini ispatlamıştır. </span></p>
<p><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Hipoksiye neden olma ihtimali göz önünde bulundurularak mutlaka işlemden sonra 3-5 dakika % 100 oksijen verilmesinde büyük fayda vardır. Azot protoksitin kardiyovasküler sistem üzerine minumum etkisi olduğundan serebrovasküler sorunu olan kişilerde de kullanımı son derece güvenlidir.</span></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Azot protoksit / oksijen inhalasyonunun hedefleri</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">1) Endişe ve korkuyu ortadan kaldırmak ve ye baş edilebilir seviyeye indirmek</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">2) Çocukların diş tedavileri sırasında yaptıkları aşırı el/kol hareketlerini azaltmak</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">3) İletişimi ve kooperasyonu arttırmak</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">4) Uzun randevu seanslarına karşı toleransı arttırmak</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">5) Bulantı / kusma refleksinin azaltmak</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">6) Diğer sedatif ilaçların etkisini arttırmak</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">7) Fiziksel ve zihinsel engelli bireylerin diş tedavilerine yardımcı olmak</span></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Azot protoksit / oksijen inhalasyonunun avantajları</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">1) Dozun ayarlanabilir olması</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">2) Hızlı etki hızlı eliminasyon</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">3) Sedasyon süresinin ayarlanabilir olması</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">4) Hastanın uygulama sonrası kendine çabuk gelmesi</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">5) Refakatçi gerekmeden muananeden ayrılabilme</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">6) Günlük işlerin devamında bir kısıtlama olmaması</span></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Azot protoksit / oksijen inhalasyonunun dezavantajları </span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">1) Kullanımı öncesi ve sırasında psikolojik telkine devam edilme zorunluluğu</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">2) Ön dişlerde burun maskesinin engellemesinden dolayı lokal anestezi yapma zorluğu</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">3) Ekstra maliyet getirmesi</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">4) Mutlaka burundan nefes alma gerekliliği</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">5) Muayenehane ortamında birikmesine bağlı muayenehane personelinde sağlık sorunları</span></p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/antibiyotiklerin-siniflandirilmasi-ve-ozellikleri.php" rel="bookmark">ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI !</a></h3><p>ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI VE SINIF ÖZELLİKLERİ   BETA LAKTAM ANTİBİYOTİKLER Molekülünün antibakteriyel etkisinden sorumlu çekirdek kısmında b-laktam halkası içeren antibiyotiklere b-laktam antibiyotikler veya kısaca b-laktamlar adı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-sagligi-icin-10-dakika.php" rel="bookmark">Diş sağlığı için 10 dakika&#8230;</a></h3><p>Ağız ve diş sağlığı için günde 10 dakika ayırmak yeterli. Türkiye'nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</a></h3><p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden "HİPNODONTİ"in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-fircasi-ve-dolgu-tarihe-karisiyor.php" rel="bookmark">Diş fırçası ve dolgu tarihe karışıyor !</a></h3><p>Bilimadamları sadece parlak ışık kullanarak diş plağı oluşturan bakterileri yok etmeyi başardı. Cilt kanseri tedavisinde kullanılan prensiplerden yola çıkılarak geliştirilen bu tedavi yönteminin birkaç yıl ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/bayramda-sekere-dikkat.php" rel="bookmark">Bayramda Şeker&#8217;e DİKKAT !</a></h3><p>Ramazan Bayramı diğer adıyla Şeker Bayramı olarak anılır.Yakınlarımızla buluştuğumuz bu anların tatlılığını damağımızda hissetmek ve hissettirmek adına Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerlemeler kısa bir zaman ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü ve Tedavisi</a></h3><p>Bu yazının amacı: Diş çürüğü ve tedavisi konusunda hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ve diş çürüğü oluşumunun önlenmesidir. Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur? Yetersiz ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-boslugu-nedir.php" rel="bookmark">Ağız Boşluğu Nedir ?</a></h3><p>Ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. Ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (ağız), ...</p></div></li></ul></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong></strong><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/09/azotprotoksit.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-306" title="azotprotoksit" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/09/azotprotoksit.jpg" alt="azotprotoksit DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON " width="329" height="153" /></a><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ( NH 2 / O 2 ) uygulamasının diş hekimliğinde kullanımı, lokal anestezinin icadı ve ya fluoridin diş çürüklerini önlemedeki etkisinin ispatı kadar önemli bir buluştur. Azot protoksit/ oksijen uygulaması tüm dünyada güvenirliliği ispatlanmış bir </span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">“ Bilinçli sedasyon” yöntemidir.</span></p>
<p><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Bilinçli sedasyon, bilincin açık olduğu ve sözlü uyaranlara cevap verebilir durumda iken korku ve endişenin ortadan kalktığı rahatlama durumu olarak tarif edilebilir. Ayrıca, bütün hayati fonksiyonlar stabil ve nefes alma / yutkunma gibi koruyucu refleksler baskılanmamıştır. Bilinçli sedasyon özellikle diş tedavi fobisi taşıyan yetişkin bireylerde ve özellikle de kooperasyon zorluğu çekilen çocuklarda istenilen bir durumdur. </span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Piyasada korku / endişe azaltıcı ( anksiyolitik ) birçok farmokolojik ajan bulunsa da ( NH 2 / O 2 ) uygulaması azot protoksitin eşsiz bazı özelliklerinden dolayı en güvenilir olanıdır. Azot protoksit, renksiz ve gerçekte kokusuz olan fakat solunduğunda sakinleştirici ve hoş kokulu bir etki yaratan gazdır. Fazla solunduğunda güldürücü etkisi olmasından dolayı piyasada “ güldürücü gaz” olarak da bilinmektedir. Solunum sistemini minumum oranda etkileyerek, kişide kendine güvenin artmasına </span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">( öfori ) neden olur. Azot protoksit kanda düşük çözünürlüğe sahiptir.Bu düşük çözünürlük, çok hızlı bir şekilde akciğerde absorbe edilmesine ve diğer dokulara hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlar. Bu etki mekanizması vücuttan atılırken de aynı hızla gerçekleşmektedir. Sedatif etkinin görülmesi gazın solunmasını takip eden birkaç dakika içinde ortaya çıkarken, etkinin kaybolması da aynı şekilde gazın solunması kesildikten sadece birkaç dakika sonra gerçekleşir. Azot protoksitin sadece % 0.0004’lük bir miktarı vücut tarafından metabolize edilmekte ve geri kalanı vücuttan dışarı atılmaktadır. Yapılan çalışmalar azot protoksitin çocuklarda erişkinlerden daha hızlı meydana geldiğini ispatlamıştır. </span></p>
<p><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Hipoksiye neden olma ihtimali göz önünde bulundurularak mutlaka işlemden sonra 3-5 dakika % 100 oksijen verilmesinde büyük fayda vardır. Azot protoksitin kardiyovasküler sistem üzerine minumum etkisi olduğundan serebrovasküler sorunu olan kişilerde de kullanımı son derece güvenlidir.</span></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Azot protoksit / oksijen inhalasyonunun hedefleri</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">1) Endişe ve korkuyu ortadan kaldırmak ve ye baş edilebilir seviyeye indirmek</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">2) Çocukların diş tedavileri sırasında yaptıkları aşırı el/kol hareketlerini azaltmak</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">3) İletişimi ve kooperasyonu arttırmak</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">4) Uzun randevu seanslarına karşı toleransı arttırmak</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">5) Bulantı / kusma refleksinin azaltmak</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">6) Diğer sedatif ilaçların etkisini arttırmak</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">7) Fiziksel ve zihinsel engelli bireylerin diş tedavilerine yardımcı olmak</span></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Azot protoksit / oksijen inhalasyonunun avantajları</span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">1) Dozun ayarlanabilir olması</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">2) Hızlı etki hızlı eliminasyon</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">3) Sedasyon süresinin ayarlanabilir olması</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">4) Hastanın uygulama sonrası kendine çabuk gelmesi</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">5) Refakatçi gerekmeden muananeden ayrılabilme</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">6) Günlük işlerin devamında bir kısıtlama olmaması</span></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;"><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">Azot protoksit / oksijen inhalasyonunun dezavantajları </span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">1) Kullanımı öncesi ve sırasında psikolojik telkine devam edilme zorunluluğu</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">2) Ön dişlerde burun maskesinin engellemesinden dolayı lokal anestezi yapma zorluğu</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">3) Ekstra maliyet getirmesi</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">4) Mutlaka burundan nefes alma gerekliliği</span><br />
<span style="font-family: 'Microsoft Sans Serif';">5) Muayenehane ortamında birikmesine bağlı muayenehane personelinde sağlık sorunları</span></p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/antibiyotiklerin-siniflandirilmasi-ve-ozellikleri.php" rel="bookmark">ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI !</a></h3><p>ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI VE SINIF ÖZELLİKLERİ   BETA LAKTAM ANTİBİYOTİKLER Molekülünün antibakteriyel etkisinden sorumlu çekirdek kısmında b-laktam halkası içeren antibiyotiklere b-laktam antibiyotikler veya kısaca b-laktamlar adı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-sagligi-icin-10-dakika.php" rel="bookmark">Diş sağlığı için 10 dakika&#8230;</a></h3><p>Ağız ve diş sağlığı için günde 10 dakika ayırmak yeterli. Türkiye'nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</a></h3><p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden "HİPNODONTİ"in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-fircasi-ve-dolgu-tarihe-karisiyor.php" rel="bookmark">Diş fırçası ve dolgu tarihe karışıyor !</a></h3><p>Bilimadamları sadece parlak ışık kullanarak diş plağı oluşturan bakterileri yok etmeyi başardı. Cilt kanseri tedavisinde kullanılan prensiplerden yola çıkılarak geliştirilen bu tedavi yönteminin birkaç yıl ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/bayramda-sekere-dikkat.php" rel="bookmark">Bayramda Şeker&#8217;e DİKKAT !</a></h3><p>Ramazan Bayramı diğer adıyla Şeker Bayramı olarak anılır.Yakınlarımızla buluştuğumuz bu anların tatlılığını damağımızda hissetmek ve hissettirmek adına Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerlemeler kısa bir zaman ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü ve Tedavisi</a></h3><p>Bu yazının amacı: Diş çürüğü ve tedavisi konusunda hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ve diş çürüğü oluşumunun önlenmesidir. Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur? Yetersiz ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-boslugu-nedir.php" rel="bookmark">Ağız Boşluğu Nedir ?</a></h3><p>Ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. Ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (ağız), ...</p></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Çürüğü ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php</link>
		<comments>http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Sep 2011 23:02:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sıkça Sorulan Sorular.]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[çürük]]></category>
		<category><![CDATA[Diş]]></category>
		<category><![CDATA[Dişhekimi]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[nasıl]]></category>
		<category><![CDATA[nedir]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Çınar NAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ferahnefes.com/?p=288</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/09/güzel-diş.jpg"><img class="size-full wp-image-297" title="güzel diş" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/09/güzel-diş.jpg" alt="güzel diş Diş Çürüğü ve Tedavisi" width="150" height="150" /></a></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Bu yazının amacı: Diş çürüğü ve tedavisi konusunda hasta ve hasta yakınlarının</p>
<p style="text-align: left;">bilgilendirilmesi ve diş çürüğü oluşumunun önlenmesidir.</p>
<p style="text-align: left;"><span id="more-288"></span></p>
<p style="text-align: left;">Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur?</p>
<p style="text-align: left;">Yetersiz ağız bakımı (yetersiz diş fırçalama ve diş ipi kullanmama) nedeniyle diş yüzeyinde<br />
biriken ve mikrop barındıran plak tabakası sonucu gelişirler. Plak beyaz-sarı renkte, yumuşak<br />
bir birikinti şeklindedir. Plak, diş yüzeyinde beyaz leke(mineral kaybı) oluşturarak diş<br />
çürüğünü başlatır. Mineral kaybı devam ederse dişin yumuşak içi kısımları da etkilenir ve diş<br />
çürüğü oluşur. Ağrı geçicidir.Özellikle tatlı ve ekşi besinler yendiğinde hassasiyet artmıştır. Bu dönemde dişteki çürük doku uzaklaştırılarak dolgu yapılır.</p>
<p style="text-align: left;">Tanı yöntemleri nelerdir?</p>
<p style="text-align: left;">Klinik muayene, röntgen incelemesi ve pulpa vitalite testleri ile diş çürüğünün tanı ve<br />
derecelendirilmesi yapılır.</p>
<p style="text-align: left;">Tedavisi nasıldır?</p>
<p style="text-align: left;">Dolgu işleminde (konservatif tedavide), dişteki yumuşak ve hastalıklı (enfekte) mine ve dentin<br />
dokusu döner aletlerle uzaklaştırılarak oluşan boşluk (kavite) beyaz ve estetik bir malzeme<br />
ile (kompozit materyelle) yada amalgam adı verilen bir çeşit metal alaşımla doldurulur.Eğer dolgu yapılamayacak kadar madde kaybı varsa diş biyolojik sınırlar dahilinde döner aletler ile küçültülerek diş renginde porselen kuronlarla kaplanır.</p>
<p style="text-align: left;">Tedaviye uyulmadığında oluşabilecek riskler nelerdir?</p>
<p style="text-align: left;">Tedavi edilmeyen diş çürükleri, uzun vadede kendiliğinden gelişen ve şiddetli ağrıya neden<br />
olurlar ve ağız içinde ve dışında apse oluşturabilirler. Diş kökünde kiste neden olabilirler. Bu<br />
durumda dişe kök-kanal tedavisi uygulanması veya dişin çekilmesi gerekecektir.</p>
<p style="text-align: left;">Prognoz yani gidişat nedir ?</p>
<p style="text-align: left;">Kompozit dolgulardan sonra 7-10 gün süresince ağrı kesici ile kesilen sızlama şeklinde ağrı<br />
oluşabilir. Diş özünün (pulpa) çürük temizleme sırasında uygulanan kuvvete verdiği normal<br />
bir tepkidir. Dişinize derin ve yaygın (büyük) bir dolgu yapıldı ise dolgu yapıldıktan sonra<br />
hemen sonra veya uzun vadede diş özünde (pulpa) iltihap oluşabilir ve dişinize kanal tedavisi<br />
veya çekim uygulanma olasılığı her zaman mevcuttur.</p>
<p style="text-align: left;">İzlem:<br />
• Diş çürüğünün dolgu ile tedavisinden sonra hasta anestezi ile çalışılmışsa anestezi<br />
dağılmadan (uyuşukluk geçmeden) hiçbir şey yememelidir.<br />
• Lokal anestezinin geçmesi sonrasında iğnenin girdiği yumuşak doku bölgesinde<br />
geçici bir ağrı oluşabilir.<br />
• Dolgu yapıldıktan sonra geçecek ilk 24 saat içinde hasta renklendirici ajanları (salça,<br />
çilek, dut, kakaolu ürünler vb.) tüketmekten kaçınmalıdır.</p>
<p style="text-align: left;">Ayrıca dolgu yapımını takiben ilk 15 gün içinde aşırı sıcak ve soğuk besinler tüketilmemeli bunun yerine ılık besinler tercih edilmelidir.</p>
<p style="text-align: left;">Dikkat edilmesi gerekenler:<br />
Hastanın oral hijyen düzeyi kötü (ağız ve diş bakım alışkanlıkları yetersiz) ise eksiklikleri<br />
giderici önlemler alınmalıdır. Hastaya tedavinin başarısının uygun ağız bakım alışkanlıklarına<br />
bağlı olduğu ifade edilmelidir.</p>
<p style="text-align: left;">Diş çürüğünden korunma:<br />
Dolgu yapılan dişte veya diğer bir dişte yeni diş çürüğü oluşumunu engellemek için dişlerin<br />
diş fırçası-floridli diş macunu ve diş ipi ile düzenli bakımı şarttır.Büyüme ve gelişme döneminde süt dişi ve ağızda 6 yaşında sürmeye başlayan daimi dişlerin Dişhekimi kontrolünde çürüme ihtimali olan bölgelerin koruyucu amaçlı doldurulması ve dişlerin florlu jeller ile florlanması uzun vadeli koruyuculuk sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: left;">Dişhekimi Yaşar Çınar NAR</p>
<p style="text-align: left;">Adana Ticaret Odası Diş Tedavi ve Protez Merkezi.</p>
<p style="text-align: left;">Eylül 2011</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Diş Çürüğü ve Tedavisi</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-fircasi-ve-dolgu-tarihe-karisiyor.php" rel="bookmark">Diş fırçası ve dolgu tarihe karışıyor !</a></h3><p>Bilimadamları sadece parlak ışık kullanarak diş plağı oluşturan bakterileri yok etmeyi başardı. Cilt kanseri tedavisinde kullanılan prensiplerden yola çıkılarak geliştirilen bu tedavi yönteminin birkaç yıl ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-sagligi-icin-10-dakika.php" rel="bookmark">Diş sağlığı için 10 dakika&#8230;</a></h3><p>Ağız ve diş sağlığı için günde 10 dakika ayırmak yeterli. Türkiye'nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/diseti-cekilmelerinde-tani-ve-tedavi.php" rel="bookmark">Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ</a></h3><p>Özet Diseti çekilmeleri tüm popülasyonlari önemli derecede etkileyen ve Dis Hekimlerinin sik sik karsilastiklari durumlardandir.Bu çalismada diseti çekilmelerinin etiyolojisi, klinigi ve tedavileri ile ilgili genel ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/huzurevinde-agiz-ve-dis-sagligi-taramasi.php" rel="bookmark">Huzurevinde Ağız ve Diş Sağlığı Taraması</a></h3><p>  Adana İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından huzurevinde kalan yaşlılar ağız ve diş sağlığı taramasından geçirildi.Sağlık taraması yapan ekipte Adana Ağız Diş Sağlığı Merkezi Dişhekimlerinden ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-nedir.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü Nedir ?</a></h3><p>Diş çürüğü nedir? Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-dolgusunda-devrim.php" rel="bookmark">Diş Dolgusunda Devrim !.</a></h3><p>&#160; ABD’deki bir üniversite, dişteki çürükler için özel bir sistem geliştirdi... AĞIZ sağlığından şikayet edenlerin en büyük kabusu bir diş hekimine gitmek ve acı verici ...</p></div></li></ul></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/09/güzel-diş.jpg"><img class="size-full wp-image-297" title="güzel diş" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/09/güzel-diş.jpg" alt="güzel diş Diş Çürüğü ve Tedavisi" width="150" height="150" /></a></p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;">Bu yazının amacı: Diş çürüğü ve tedavisi konusunda hasta ve hasta yakınlarının</p>
<p style="text-align: left;">bilgilendirilmesi ve diş çürüğü oluşumunun önlenmesidir.</p>
<p style="text-align: left;"><span id="more-288"></span></p>
<p style="text-align: left;">Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur?</p>
<p style="text-align: left;">Yetersiz ağız bakımı (yetersiz diş fırçalama ve diş ipi kullanmama) nedeniyle diş yüzeyinde<br />
biriken ve mikrop barındıran plak tabakası sonucu gelişirler. Plak beyaz-sarı renkte, yumuşak<br />
bir birikinti şeklindedir. Plak, diş yüzeyinde beyaz leke(mineral kaybı) oluşturarak diş<br />
çürüğünü başlatır. Mineral kaybı devam ederse dişin yumuşak içi kısımları da etkilenir ve diş<br />
çürüğü oluşur. Ağrı geçicidir.Özellikle tatlı ve ekşi besinler yendiğinde hassasiyet artmıştır. Bu dönemde dişteki çürük doku uzaklaştırılarak dolgu yapılır.</p>
<p style="text-align: left;">Tanı yöntemleri nelerdir?</p>
<p style="text-align: left;">Klinik muayene, röntgen incelemesi ve pulpa vitalite testleri ile diş çürüğünün tanı ve<br />
derecelendirilmesi yapılır.</p>
<p style="text-align: left;">Tedavisi nasıldır?</p>
<p style="text-align: left;">Dolgu işleminde (konservatif tedavide), dişteki yumuşak ve hastalıklı (enfekte) mine ve dentin<br />
dokusu döner aletlerle uzaklaştırılarak oluşan boşluk (kavite) beyaz ve estetik bir malzeme<br />
ile (kompozit materyelle) yada amalgam adı verilen bir çeşit metal alaşımla doldurulur.Eğer dolgu yapılamayacak kadar madde kaybı varsa diş biyolojik sınırlar dahilinde döner aletler ile küçültülerek diş renginde porselen kuronlarla kaplanır.</p>
<p style="text-align: left;">Tedaviye uyulmadığında oluşabilecek riskler nelerdir?</p>
<p style="text-align: left;">Tedavi edilmeyen diş çürükleri, uzun vadede kendiliğinden gelişen ve şiddetli ağrıya neden<br />
olurlar ve ağız içinde ve dışında apse oluşturabilirler. Diş kökünde kiste neden olabilirler. Bu<br />
durumda dişe kök-kanal tedavisi uygulanması veya dişin çekilmesi gerekecektir.</p>
<p style="text-align: left;">Prognoz yani gidişat nedir ?</p>
<p style="text-align: left;">Kompozit dolgulardan sonra 7-10 gün süresince ağrı kesici ile kesilen sızlama şeklinde ağrı<br />
oluşabilir. Diş özünün (pulpa) çürük temizleme sırasında uygulanan kuvvete verdiği normal<br />
bir tepkidir. Dişinize derin ve yaygın (büyük) bir dolgu yapıldı ise dolgu yapıldıktan sonra<br />
hemen sonra veya uzun vadede diş özünde (pulpa) iltihap oluşabilir ve dişinize kanal tedavisi<br />
veya çekim uygulanma olasılığı her zaman mevcuttur.</p>
<p style="text-align: left;">İzlem:<br />
• Diş çürüğünün dolgu ile tedavisinden sonra hasta anestezi ile çalışılmışsa anestezi<br />
dağılmadan (uyuşukluk geçmeden) hiçbir şey yememelidir.<br />
• Lokal anestezinin geçmesi sonrasında iğnenin girdiği yumuşak doku bölgesinde<br />
geçici bir ağrı oluşabilir.<br />
• Dolgu yapıldıktan sonra geçecek ilk 24 saat içinde hasta renklendirici ajanları (salça,<br />
çilek, dut, kakaolu ürünler vb.) tüketmekten kaçınmalıdır.</p>
<p style="text-align: left;">Ayrıca dolgu yapımını takiben ilk 15 gün içinde aşırı sıcak ve soğuk besinler tüketilmemeli bunun yerine ılık besinler tercih edilmelidir.</p>
<p style="text-align: left;">Dikkat edilmesi gerekenler:<br />
Hastanın oral hijyen düzeyi kötü (ağız ve diş bakım alışkanlıkları yetersiz) ise eksiklikleri<br />
giderici önlemler alınmalıdır. Hastaya tedavinin başarısının uygun ağız bakım alışkanlıklarına<br />
bağlı olduğu ifade edilmelidir.</p>
<p style="text-align: left;">Diş çürüğünden korunma:<br />
Dolgu yapılan dişte veya diğer bir dişte yeni diş çürüğü oluşumunu engellemek için dişlerin<br />
diş fırçası-floridli diş macunu ve diş ipi ile düzenli bakımı şarttır.Büyüme ve gelişme döneminde süt dişi ve ağızda 6 yaşında sürmeye başlayan daimi dişlerin Dişhekimi kontrolünde çürüme ihtimali olan bölgelerin koruyucu amaçlı doldurulması ve dişlerin florlu jeller ile florlanması uzun vadeli koruyuculuk sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: left;">Dişhekimi Yaşar Çınar NAR</p>
<p style="text-align: left;">Adana Ticaret Odası Diş Tedavi ve Protez Merkezi.</p>
<p style="text-align: left;">Eylül 2011</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Diş Çürüğü ve Tedavisi</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-fircasi-ve-dolgu-tarihe-karisiyor.php" rel="bookmark">Diş fırçası ve dolgu tarihe karışıyor !</a></h3><p>Bilimadamları sadece parlak ışık kullanarak diş plağı oluşturan bakterileri yok etmeyi başardı. Cilt kanseri tedavisinde kullanılan prensiplerden yola çıkılarak geliştirilen bu tedavi yönteminin birkaç yıl ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-sagligi-icin-10-dakika.php" rel="bookmark">Diş sağlığı için 10 dakika&#8230;</a></h3><p>Ağız ve diş sağlığı için günde 10 dakika ayırmak yeterli. Türkiye'nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/diseti-cekilmelerinde-tani-ve-tedavi.php" rel="bookmark">Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ</a></h3><p>Özet Diseti çekilmeleri tüm popülasyonlari önemli derecede etkileyen ve Dis Hekimlerinin sik sik karsilastiklari durumlardandir.Bu çalismada diseti çekilmelerinin etiyolojisi, klinigi ve tedavileri ile ilgili genel ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/huzurevinde-agiz-ve-dis-sagligi-taramasi.php" rel="bookmark">Huzurevinde Ağız ve Diş Sağlığı Taraması</a></h3><p>  Adana İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından huzurevinde kalan yaşlılar ağız ve diş sağlığı taramasından geçirildi.Sağlık taraması yapan ekipte Adana Ağız Diş Sağlığı Merkezi Dişhekimlerinden ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-nedir.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü Nedir ?</a></h3><p>Diş çürüğü nedir? Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-dolgusunda-devrim.php" rel="bookmark">Diş Dolgusunda Devrim !.</a></h3><p>&nbsp; ABD’deki bir üniversite, dişteki çürükler için özel bir sistem geliştirdi... AĞIZ sağlığından şikayet edenlerin en büyük kabusu bir diş hekimine gitmek ve acı verici ...</p></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayramda Şeker&#8217;e DİKKAT !</title>
		<link>http://www.ferahnefes.com/bayramda-sekere-dikkat.php</link>
		<comments>http://www.ferahnefes.com/bayramda-sekere-dikkat.php#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Aug 2011 12:52:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ferah Nefes ve Ötesi..]]></category>
		<category><![CDATA[Sıkça Sorulan Sorular.]]></category>
		<category><![CDATA[adana]]></category>
		<category><![CDATA[Adanas]]></category>
		<category><![CDATA[diş ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[Diş Çürüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Dişhekimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşar Çınar NAR]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ferahnefes.com/?p=269</guid>
		<description><![CDATA[<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/08/diş-ağrısı-sızlaması1.jpg"><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-271" title="diş-ağrısı-sızlaması1" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/08/diş-ağrısı-sızlaması1-150x150.jpg" alt="diş ağrısı sızlaması1 150x150 Bayramda Şekere DİKKAT !" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Ramazan Bayramı diğer adıyla Şeker Bayramı olarak anılır.Yakınlarımızla buluştuğumuz bu anların tatlılığını damağımızda hissetmek ve hissettirmek adına Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerlemeler kısa bir zaman dilimi içerisinde ağız içerisinde yoğun glukoz bombardımanı oluştur. Glukozu metabolize eden bakterilerin ağız içerisinde asit miktarını arttırarak diş çürüme süreci hız kazanmaktadır.İşte bu yüzdendir ki Bayramlarda Şekeri sıklıkla yiyen bireyler Bayram ertesi soluğu Dişhekimlerinde almaktadır.Mevcut sağlıklı tüm yapıları tehdit eden bu durum ağız içerisinde çürüğü olanlarda ağrılı durumlar oluşturmaktadır.</p>
<p>Adana Ağız Diş Sağlığı Merkezinde görev yapan Dişhekimi Yaşar Çınar NAR Bayramdan hemen sonra bu şikayetlerin ciddi anlamda arttığını diş çekimi ile sonuçlanabilecek diş apseleri oluşabildiğini söylemiş ve şu önerilerde bulunmuştur ;</p>
<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/08/seker-bayrami1.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-272" title="seker-bayrami" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/08/seker-bayrami1-150x150.jpg" alt="seker bayrami1 150x150 Bayramda Şekere DİKKAT !" width="150" height="150" /></a></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="color: #3366ff;">NE YAPMALI ? </span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">İkramlardan Az Alın !</span></p>
<p>Öncelikle yakınlarımıza hasret kaldığımız Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerlemelerden bir sonraki misafirlikte de ikram edileceğini düşünerek kararında tüketmek birim zamanda alınan glukoz yoğunluğunu azaltacağından,  ağız içerisindeki bakteri faliyeti sonucu ortaya çıkan asit miktarını da azaltır, diş çürüğü ve ağrısı riski buna bağlı olarak, haliyle azalır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Bol Su İçin !</span></p>
<p>Sindirim ağızda başlar, sindirimin kimyasal adı hidrolizdir, hidroliz içinde bol su tüketmek gerekir.Başka bir deyişle bol su tüketerek yenen Bayram Şekerlemeleri kimyasal açıdan ağızda daha iyi sindirilecektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Hemen Dişleri Fırçalamayın !</span></p>
<p>Şekerlemeleri yedikten hemen sonra asla dişleri fırçalamayın.En çok yapılan hata budur. Özellikle anneler çocuklarında bu yanlışı çok yaparlar.Diş fırçalama şeker yedikten hemen sonra yapılacak olursa glukozu dişe iyice yapıştırır ve çürümeyi arttırır bunun  yerine bol su için, yada şekerleme üzerine meyve yiyin.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Sabah, Öğlen, Akşam Diş Fırçalayın !</span></p>
<p>Normal şartlarda akşam yatmadan hemen önce, sabah kahvaltıdan sonra etkin yapılan diş fırçalama günlük olarak yeterlidir.Ancak Bayramlarda buna Öğle arasını da eklemek faydalı bir önlem olacaktır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Akşam Yatmadan Önce Diş İpi ve Gargara Kullanın !</span></p>
<p>Akşam uykularında ağız savunması en alt seviyeye düşer.Buna destek olmak için yatmadan hemen önce yapılan diş fırçalamasına ilave olarak diş ipi ile diş aralarının temizlenmesi ve uygun bir florlu ağız gargarası ile ağız temizliği yapılması diş dokularını korumada bünyenize vereceğiniz iyi bir destek olacaktır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Posalı Yiyecekler Tüketin !</span></p>
<p>Yaz mevsimin de hemen her evde bulunabilecek meyveler (kayısı, şeftali, elma, karpuz, üzüm, armut, çilek, muz)  şekerlemelere alternatif olarak tüketilebilir bu sayede ağızda başlayan sindirim hız kazanır ve alınan glukozlar ağızda hızlıca sindirilir ve zararlı etkilerinden korunulmuş olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Bol Sakız Çiğneyin !</span></p>
<p>Piyasada glukoz içermeyen ağız ferahlığı veren çeşitli markada sakızlar bulunmaktadır.Bolca sakız çiğneyin, ağız içi sıvılarınızı bu sayede artar ve dişler bu sıvılar ile yıkanarak (lubirikasyon) üzerindeki glukoz yıkımı azalır.Bu sayede hem nefesiniz tazelenir hem de diş çürüklerinden kurtulursunuz, birşeye dikkatinizi çekerim Dişhekimleri sürekli sakız çiğner bunun sebebi ağız temizliği içindir unutmayın.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Herşeye Rağmen Ağrınız Olursa !</span></p>
<p>Daha önce ağzında çürükeri bulunanlar tüm bu önlemlere rağmen diş ağrısı çekebilirler bu durumda en yakın Sağlık Kuruluşuna mutlaka başvurun, kendinizce ağrı kesici yada antibiotik türü ilaçlar içmeyin.Bayram Şekerleri yüzünden dişlerin de ağrılar hissetmeye başlayanlar Bayram ertesi mutlaka tedavilerini yaptırmalıdır aksi halde bu çürükler sinsice büyüyebilir.</p>
<p>Şeker tadında tatlı bir Bayram tatili geçirmeniz dileği ile&#8230;Sağlıklı Dişler, Mutlu Gülüşler&#8230;!</p>
<p>Dişhekimi Yaşar Çınar NAR</p>
<p>Adana Ticaret Odası Diş Tedavi Merkezi</p>
<p>28.Ağustos .2011</p>
<p>&#160;</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Bayramda Şeker'e DİKKAT !</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php" rel="bookmark">Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</a></h3><p>" Ye ekşiyi doğur Ayşeyi " Ne kadar Doğru ? Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-nedir.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü Nedir ?</a></h3><p>Diş çürüğü nedir? Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü ve Tedavisi</a></h3><p>Bu yazının amacı: Diş çürüğü ve tedavisi konusunda hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ve diş çürüğü oluşumunun önlenmesidir. Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur? Yetersiz ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-fircasi-ve-dolgu-tarihe-karisiyor.php" rel="bookmark">Diş fırçası ve dolgu tarihe karışıyor !</a></h3><p>Bilimadamları sadece parlak ışık kullanarak diş plağı oluşturan bakterileri yok etmeyi başardı. Cilt kanseri tedavisinde kullanılan prensiplerden yola çıkılarak geliştirilen bu tedavi yönteminin birkaç yıl ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php" rel="bookmark">DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON</a></h3><p>Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/adana-agiz-dis-sagligi-merkezi-web-sitesi-yayinda.php" rel="bookmark">Adana Ağız Diş Sağlığı Merkezi Web Sitesi Yayında !</a></h3><p>Adana Ağız Diş Sağlığı Merkezi web sitesi ; http://www.adanaadsm.gov.tr yukardaki linkte yayındadır.Tüm hemşehrilerimizin faydalanması dileğiyle...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</a></h3><p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden "HİPNODONTİ"in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-sagligi-icin-10-dakika.php" rel="bookmark">Diş sağlığı için 10 dakika&#8230;</a></h3><p>Ağız ve diş sağlığı için günde 10 dakika ayırmak yeterli. Türkiye'nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ...</p></div></li></ul></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/08/diş-ağrısı-sızlaması1.jpg"><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-271" title="diş-ağrısı-sızlaması1" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/08/diş-ağrısı-sızlaması1-150x150.jpg" alt="diş ağrısı sızlaması1 150x150 Bayramda Şekere DİKKAT !" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Ramazan Bayramı diğer adıyla Şeker Bayramı olarak anılır.Yakınlarımızla buluştuğumuz bu anların tatlılığını damağımızda hissetmek ve hissettirmek adına Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerlemeler kısa bir zaman dilimi içerisinde ağız içerisinde yoğun glukoz bombardımanı oluştur. Glukozu metabolize eden bakterilerin ağız içerisinde asit miktarını arttırarak diş çürüme süreci hız kazanmaktadır.İşte bu yüzdendir ki Bayramlarda Şekeri sıklıkla yiyen bireyler Bayram ertesi soluğu Dişhekimlerinde almaktadır.Mevcut sağlıklı tüm yapıları tehdit eden bu durum ağız içerisinde çürüğü olanlarda ağrılı durumlar oluşturmaktadır.</p>
<p>Adana Ağız Diş Sağlığı Merkezinde görev yapan Dişhekimi Yaşar Çınar NAR Bayramdan hemen sonra bu şikayetlerin ciddi anlamda arttığını diş çekimi ile sonuçlanabilecek diş apseleri oluşabildiğini söylemiş ve şu önerilerde bulunmuştur ;</p>
<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/08/seker-bayrami1.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-272" title="seker-bayrami" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/08/seker-bayrami1-150x150.jpg" alt="seker bayrami1 150x150 Bayramda Şekere DİKKAT !" width="150" height="150" /></a></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="color: #3366ff;">NE YAPMALI ? </span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">İkramlardan Az Alın !</span></p>
<p>Öncelikle yakınlarımıza hasret kaldığımız Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerlemelerden bir sonraki misafirlikte de ikram edileceğini düşünerek kararında tüketmek birim zamanda alınan glukoz yoğunluğunu azaltacağından,  ağız içerisindeki bakteri faliyeti sonucu ortaya çıkan asit miktarını da azaltır, diş çürüğü ve ağrısı riski buna bağlı olarak, haliyle azalır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Bol Su İçin !</span></p>
<p>Sindirim ağızda başlar, sindirimin kimyasal adı hidrolizdir, hidroliz içinde bol su tüketmek gerekir.Başka bir deyişle bol su tüketerek yenen Bayram Şekerlemeleri kimyasal açıdan ağızda daha iyi sindirilecektir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Hemen Dişleri Fırçalamayın !</span></p>
<p>Şekerlemeleri yedikten hemen sonra asla dişleri fırçalamayın.En çok yapılan hata budur. Özellikle anneler çocuklarında bu yanlışı çok yaparlar.Diş fırçalama şeker yedikten hemen sonra yapılacak olursa glukozu dişe iyice yapıştırır ve çürümeyi arttırır bunun  yerine bol su için, yada şekerleme üzerine meyve yiyin.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Sabah, Öğlen, Akşam Diş Fırçalayın !</span></p>
<p>Normal şartlarda akşam yatmadan hemen önce, sabah kahvaltıdan sonra etkin yapılan diş fırçalama günlük olarak yeterlidir.Ancak Bayramlarda buna Öğle arasını da eklemek faydalı bir önlem olacaktır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Akşam Yatmadan Önce Diş İpi ve Gargara Kullanın !</span></p>
<p>Akşam uykularında ağız savunması en alt seviyeye düşer.Buna destek olmak için yatmadan hemen önce yapılan diş fırçalamasına ilave olarak diş ipi ile diş aralarının temizlenmesi ve uygun bir florlu ağız gargarası ile ağız temizliği yapılması diş dokularını korumada bünyenize vereceğiniz iyi bir destek olacaktır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Posalı Yiyecekler Tüketin !</span></p>
<p>Yaz mevsimin de hemen her evde bulunabilecek meyveler (kayısı, şeftali, elma, karpuz, üzüm, armut, çilek, muz)  şekerlemelere alternatif olarak tüketilebilir bu sayede ağızda başlayan sindirim hız kazanır ve alınan glukozlar ağızda hızlıca sindirilir ve zararlı etkilerinden korunulmuş olur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Bol Sakız Çiğneyin !</span></p>
<p>Piyasada glukoz içermeyen ağız ferahlığı veren çeşitli markada sakızlar bulunmaktadır.Bolca sakız çiğneyin, ağız içi sıvılarınızı bu sayede artar ve dişler bu sıvılar ile yıkanarak (lubirikasyon) üzerindeki glukoz yıkımı azalır.Bu sayede hem nefesiniz tazelenir hem de diş çürüklerinden kurtulursunuz, birşeye dikkatinizi çekerim Dişhekimleri sürekli sakız çiğner bunun sebebi ağız temizliği içindir unutmayın.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Herşeye Rağmen Ağrınız Olursa !</span></p>
<p>Daha önce ağzında çürükeri bulunanlar tüm bu önlemlere rağmen diş ağrısı çekebilirler bu durumda en yakın Sağlık Kuruluşuna mutlaka başvurun, kendinizce ağrı kesici yada antibiotik türü ilaçlar içmeyin.Bayram Şekerleri yüzünden dişlerin de ağrılar hissetmeye başlayanlar Bayram ertesi mutlaka tedavilerini yaptırmalıdır aksi halde bu çürükler sinsice büyüyebilir.</p>
<p>Şeker tadında tatlı bir Bayram tatili geçirmeniz dileği ile&#8230;Sağlıklı Dişler, Mutlu Gülüşler&#8230;!</p>
<p>Dişhekimi Yaşar Çınar NAR</p>
<p>Adana Ticaret Odası Diş Tedavi Merkezi</p>
<p>28.Ağustos .2011</p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Bayramda Şeker'e DİKKAT !</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php" rel="bookmark">Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</a></h3><p>" Ye ekşiyi doğur Ayşeyi " Ne kadar Doğru ? Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-nedir.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü Nedir ?</a></h3><p>Diş çürüğü nedir? Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü ve Tedavisi</a></h3><p>Bu yazının amacı: Diş çürüğü ve tedavisi konusunda hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ve diş çürüğü oluşumunun önlenmesidir. Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur? Yetersiz ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-fircasi-ve-dolgu-tarihe-karisiyor.php" rel="bookmark">Diş fırçası ve dolgu tarihe karışıyor !</a></h3><p>Bilimadamları sadece parlak ışık kullanarak diş plağı oluşturan bakterileri yok etmeyi başardı. Cilt kanseri tedavisinde kullanılan prensiplerden yola çıkılarak geliştirilen bu tedavi yönteminin birkaç yıl ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php" rel="bookmark">DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON</a></h3><p>Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/adana-agiz-dis-sagligi-merkezi-web-sitesi-yayinda.php" rel="bookmark">Adana Ağız Diş Sağlığı Merkezi Web Sitesi Yayında !</a></h3><p>Adana Ağız Diş Sağlığı Merkezi web sitesi ; http://www.adanaadsm.gov.tr yukardaki linkte yayındadır.Tüm hemşehrilerimizin faydalanması dileğiyle...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</a></h3><p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden "HİPNODONTİ"in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-sagligi-icin-10-dakika.php" rel="bookmark">Diş sağlığı için 10 dakika&#8230;</a></h3><p>Ağız ve diş sağlığı için günde 10 dakika ayırmak yeterli. Türkiye'nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ...</p></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ferahnefes.com/bayramda-sekere-dikkat.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</title>
		<link>http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php</link>
		<comments>http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Aug 2011 10:52:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ferah Nefes ve Ötesi..]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ferahnefes.com/?p=265</guid>
		<description><![CDATA[<h1></h1>
<h2>&#8221; Ye ekşiyi doğur Ayşeyi &#8221; Ne kadar Doğru ?</h2>
<div id="news-detail-body">
<div><img src="http://im.haberturk.com/2011/08/18/660281_detay.jpg?1313651769" alt=" Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !"  title="Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !" /></p>
<div>
<p>Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış kararlar alabiliyor. Anne adaylarının bu dönemde duydukları yanlış ve doğru bilgileri <em><strong>Dişhekimi YAŞAR ÇINAR NAR</strong></em> değerlendiriyor…</p>
<p><span id="more-265"></span></p>
<p>Her Hamilelikte Bir Diş Kaybedilir: <span style="color: #ff0000;">YANLIŞ</span><br />
Halk arasında ‘Hamilelik sırasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak annesinin dişlerinin çabuk çürümesine yol açtığı, bu sebepten ötürü anne adaylarının diş kaybına uğradığı’ şeklindeki düşünce bilimsel bir gerçeği yansıtmıyor.</p>
<p>Hamilelikte Dişlerde Kalsiyum Çözünmesi Olmaz: <span style="color: #0000ff;">DOĞRU</span><br />
Hamilelik döneminde bebeğin ve annenin kemiklerinin sağlıklı olabilmesi için anne adayının, günlük olarak 1200 ilâ 1500 mg kalsiyum alması gerekiyor. Anne adayı eğer kalsiyum ihtiyacını gıdalardan karşılayamazsa, bebeğin gelişimi için gerekli olan kalsiyum annenin kemiklerinden karşılanır. Ancak anne adayı hamilelik döneminde iyi beslenir yeterli ağız-diş bakımı yaparsa bu dönem, normal dönemden farklı bir diş sorunu ile karşılaşmaz.</p>
<p>Hamileyken Dişler Daha Az Fırçalanmalı: <span style="color: #ff0000;">YANLIŞ</span><br />
Gebelik hormonlarının etkisi ile diş etleri daha çabuk kanayan anne adayı, dişlerini fırçalamaktan kaçınır. Ancak anne adayları, hamilelik döneminde diş sağlığına daha fazla özen göstermelidir. Sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan önce dişler özenli bir şekilde fırçalanmalıdır.</p>
<p>Hamilelikten Önce Diş Çürüğü Tedavi Edilmeli: <span style="color: #0000ff;">DOĞRU</span><br />
Dişlerde çürük varsa hamilelik öncesi tedavi edilmelidir. Hamilelikte çürük dişler erken doğuma, bebeğin düşük kilolu doğmasına yol açabilir.</p>
<p>Kustuktan Hemen Sonra Diş Fırçalanmalı:<span style="color: #ff0000;"> YANLIŞ</span><br />
Kustuktan hemen sonra diş fırçalanmamalı, ağız bol suyla çalkalanmalıdır. Aksi takdirde mide asidi ile birleşen diş fırçalama işlemi, dişlerin yapısında aşınmalara sebep olur.</p>
<p>Hamileyken Tatlı Gıdalar Yenirse Çocuk Kız, Ekşi Yenirse Erkek Olur: <span style="color: #ff0000;">YANLIŞ</span><br />
Hamilelik sırasında beslenme, hem annenin hem de bebeğin genel sağlığı ve ağız-diş sağlığı için oldukça önemli. Ancak tüketilen gıdaların bebeğin cinsiyetini belirlemede hiçbir etkisi yoktur. Tersine, anne adayları özellikle yemek aralarında şekerden mümkün olduğu kadar uzak durmalı. Kurutulmuş meyve ve karamel gibi yapışkan şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır.</p>
<p>Hamileyken Diş Taşı Temizliği Yaptırılmaz: <span style="color: #ff0000;">YANLIŞ</span><br />
Anne adayları, hamilelik döneminde ağız ve diş sağlığına normal dönemden daha fazla özen göstermelidir. Hamilelik sırasında oluşan hormon artışı, ağız mukozasını dış etkenlere karşı özellikle bakteri plaklarına karşı daha hassas yapar. Bu nedenle hamilelik döneminde üç-dört aylık periyotlarla diş taşı temizliği yaptırmak, zorlaşan ağız hijyenini korumak için ideal bir yoldur.</p>
<p>Hamilelikte Dental Tedaviden Kaçınmak Gerekir: <span style="color: #0000ff;">DOĞRU</span><br />
Bebeğin organ gelişim evresi olan hamileliğin ilk 3 ayında, etkili dental tedaviden kaçınılması gerekiyor.</p>
<p>Acil Müdahale Gerektiren Durumlarda Bile Tedaviden Kaçınmalı: <span style="color: #ff0000;">YANLIŞ</span><br />
Diş ya da diş eti iltihabı gibi acil durumlarda, var olan enfeksiyonun bebeğin gelişimini dental tedavinin olumsuzluklarından daha fazla etkileyebileceği düşüncesi ön plana alınmalı ve bir jinekologun önerileri doğrultusunda dental tedavi yapılmalıdır.</p>
<p>Gebelikte Ağız Gargarası Yapılmaz: <span style="color: #ff0000;">YANLIŞ</span><br />
Hamilelik döneminde ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve diş eti hassasiyetini azaltır.</p>
</div>
</div>
<p>&#160;</p>
</div>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-nedir.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü Nedir ?</a></h3><p>Diş çürüğü nedir? Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/amerikada-dishekimligi-egitimi.php" rel="bookmark">Amerikada Dişhekimliği Eğitimi.</a></h3><p>&#160; &#160; Lisans DiplomasıABD'de diş hekimliği lisansüstü öğrenimi, genellikle dört yıllık lisans eğitiminden sonra başlar. Çoğu öğrenci, diş hekimliği okuluna girmeden önce lisans ya da ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/bayramda-sekere-dikkat.php" rel="bookmark">Bayramda Şeker&#8217;e DİKKAT !</a></h3><p>Ramazan Bayramı diğer adıyla Şeker Bayramı olarak anılır.Yakınlarımızla buluştuğumuz bu anların tatlılığını damağımızda hissetmek ve hissettirmek adına Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerlemeler kısa bir zaman ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-sagligi-icin-10-dakika.php" rel="bookmark">Diş sağlığı için 10 dakika&#8230;</a></h3><p>Ağız ve diş sağlığı için günde 10 dakika ayırmak yeterli. Türkiye'nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-eti-hastaliklari-kanser-habercisi.php" rel="bookmark">Diş eti hastalıkları kanser habercisi..</a></h3><p>Diş eti hastalıklarının, hem sigara içenlerde hem de içmeyenlerde yüksek kanser riski ile ilgili uyarıcı bir işaret olabileceği bildiriliyor. Londra Imperial College’daki araştırmacılar tarafından yürütülen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/biyokimyasal-normal-degerler.php" rel="bookmark">Biyokimyasal Normal Değerler.</a></h3><p>Aşağıdaki tablolarda insan vücudu ile ilgili biyokimyasal normal değer aralıkları tanımlanmıştır.Ayrıca dışardan almak zorunda olunan vitaminler ve özellikleri hangi besinlerde bulunduğu ve insan vucudu savunma ...</p></div></li></ul></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1></h1>
<h2>&#8221; Ye ekşiyi doğur Ayşeyi &#8221; Ne kadar Doğru ?</h2>
<div id="news-detail-body">
<div><img src="http://im.haberturk.com/2011/08/18/660281_detay.jpg?1313651769" alt=" Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !"  title="Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !" /></p>
<div>
<p>Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış kararlar alabiliyor. Anne adaylarının bu dönemde duydukları yanlış ve doğru bilgileri <em><strong>Dişhekimi YAŞAR ÇINAR NAR</strong></em> değerlendiriyor…</p>
<p><span id="more-265"></span></p>
<p>Her Hamilelikte Bir Diş Kaybedilir: <span style="color: #ff0000;">YANLIŞ</span><br />
Halk arasında ‘Hamilelik sırasında bebeğin kendisi için gerekli olan kalsiyumu annenin dişlerinden alarak annesinin dişlerinin çabuk çürümesine yol açtığı, bu sebepten ötürü anne adaylarının diş kaybına uğradığı’ şeklindeki düşünce bilimsel bir gerçeği yansıtmıyor.</p>
<p>Hamilelikte Dişlerde Kalsiyum Çözünmesi Olmaz: <span style="color: #0000ff;">DOĞRU</span><br />
Hamilelik döneminde bebeğin ve annenin kemiklerinin sağlıklı olabilmesi için anne adayının, günlük olarak 1200 ilâ 1500 mg kalsiyum alması gerekiyor. Anne adayı eğer kalsiyum ihtiyacını gıdalardan karşılayamazsa, bebeğin gelişimi için gerekli olan kalsiyum annenin kemiklerinden karşılanır. Ancak anne adayı hamilelik döneminde iyi beslenir yeterli ağız-diş bakımı yaparsa bu dönem, normal dönemden farklı bir diş sorunu ile karşılaşmaz.</p>
<p>Hamileyken Dişler Daha Az Fırçalanmalı: <span style="color: #ff0000;">YANLIŞ</span><br />
Gebelik hormonlarının etkisi ile diş etleri daha çabuk kanayan anne adayı, dişlerini fırçalamaktan kaçınır. Ancak anne adayları, hamilelik döneminde diş sağlığına daha fazla özen göstermelidir. Sabah kahvaltıdan sonra ve akşam yatmadan önce dişler özenli bir şekilde fırçalanmalıdır.</p>
<p>Hamilelikten Önce Diş Çürüğü Tedavi Edilmeli: <span style="color: #0000ff;">DOĞRU</span><br />
Dişlerde çürük varsa hamilelik öncesi tedavi edilmelidir. Hamilelikte çürük dişler erken doğuma, bebeğin düşük kilolu doğmasına yol açabilir.</p>
<p>Kustuktan Hemen Sonra Diş Fırçalanmalı:<span style="color: #ff0000;"> YANLIŞ</span><br />
Kustuktan hemen sonra diş fırçalanmamalı, ağız bol suyla çalkalanmalıdır. Aksi takdirde mide asidi ile birleşen diş fırçalama işlemi, dişlerin yapısında aşınmalara sebep olur.</p>
<p>Hamileyken Tatlı Gıdalar Yenirse Çocuk Kız, Ekşi Yenirse Erkek Olur: <span style="color: #ff0000;">YANLIŞ</span><br />
Hamilelik sırasında beslenme, hem annenin hem de bebeğin genel sağlığı ve ağız-diş sağlığı için oldukça önemli. Ancak tüketilen gıdaların bebeğin cinsiyetini belirlemede hiçbir etkisi yoktur. Tersine, anne adayları özellikle yemek aralarında şekerden mümkün olduğu kadar uzak durmalı. Kurutulmuş meyve ve karamel gibi yapışkan şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır.</p>
<p>Hamileyken Diş Taşı Temizliği Yaptırılmaz: <span style="color: #ff0000;">YANLIŞ</span><br />
Anne adayları, hamilelik döneminde ağız ve diş sağlığına normal dönemden daha fazla özen göstermelidir. Hamilelik sırasında oluşan hormon artışı, ağız mukozasını dış etkenlere karşı özellikle bakteri plaklarına karşı daha hassas yapar. Bu nedenle hamilelik döneminde üç-dört aylık periyotlarla diş taşı temizliği yaptırmak, zorlaşan ağız hijyenini korumak için ideal bir yoldur.</p>
<p>Hamilelikte Dental Tedaviden Kaçınmak Gerekir: <span style="color: #0000ff;">DOĞRU</span><br />
Bebeğin organ gelişim evresi olan hamileliğin ilk 3 ayında, etkili dental tedaviden kaçınılması gerekiyor.</p>
<p>Acil Müdahale Gerektiren Durumlarda Bile Tedaviden Kaçınmalı: <span style="color: #ff0000;">YANLIŞ</span><br />
Diş ya da diş eti iltihabı gibi acil durumlarda, var olan enfeksiyonun bebeğin gelişimini dental tedavinin olumsuzluklarından daha fazla etkileyebileceği düşüncesi ön plana alınmalı ve bir jinekologun önerileri doğrultusunda dental tedavi yapılmalıdır.</p>
<p>Gebelikte Ağız Gargarası Yapılmaz: <span style="color: #ff0000;">YANLIŞ</span><br />
Hamilelik döneminde ağız gargaraları ya da ılık tuzlu su ile gargara yapılmalıdır. Özellikle ılık tuzlu su diş etlerini rahatlatır ve diş eti hassasiyetini azaltır.</p>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
</div>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-nedir.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü Nedir ?</a></h3><p>Diş çürüğü nedir? Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/amerikada-dishekimligi-egitimi.php" rel="bookmark">Amerikada Dişhekimliği Eğitimi.</a></h3><p>&nbsp; &nbsp; Lisans DiplomasıABD'de diş hekimliği lisansüstü öğrenimi, genellikle dört yıllık lisans eğitiminden sonra başlar. Çoğu öğrenci, diş hekimliği okuluna girmeden önce lisans ya da ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/bayramda-sekere-dikkat.php" rel="bookmark">Bayramda Şeker&#8217;e DİKKAT !</a></h3><p>Ramazan Bayramı diğer adıyla Şeker Bayramı olarak anılır.Yakınlarımızla buluştuğumuz bu anların tatlılığını damağımızda hissetmek ve hissettirmek adına Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerlemeler kısa bir zaman ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-sagligi-icin-10-dakika.php" rel="bookmark">Diş sağlığı için 10 dakika&#8230;</a></h3><p>Ağız ve diş sağlığı için günde 10 dakika ayırmak yeterli. Türkiye'nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-eti-hastaliklari-kanser-habercisi.php" rel="bookmark">Diş eti hastalıkları kanser habercisi..</a></h3><p>Diş eti hastalıklarının, hem sigara içenlerde hem de içmeyenlerde yüksek kanser riski ile ilgili uyarıcı bir işaret olabileceği bildiriliyor. Londra Imperial College’daki araştırmacılar tarafından yürütülen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/biyokimyasal-normal-degerler.php" rel="bookmark">Biyokimyasal Normal Değerler.</a></h3><p>Aşağıdaki tablolarda insan vücudu ile ilgili biyokimyasal normal değer aralıkları tanımlanmıştır.Ayrıca dışardan almak zorunda olunan vitaminler ve özellikleri hangi besinlerde bulunduğu ve insan vucudu savunma ...</p></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amerikada Dişhekimliği Eğitimi.</title>
		<link>http://www.ferahnefes.com/amerikada-dishekimligi-egitimi.php</link>
		<comments>http://www.ferahnefes.com/amerikada-dishekimligi-egitimi.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 18:52:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Hekimleri İçin...]]></category>
		<category><![CDATA[Ferah Nefes ve Ötesi..]]></category>
		<category><![CDATA[Sıkça Sorulan Sorular.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ferahnefes.com/?p=245</guid>
		<description><![CDATA[<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/american_flag.jpg"></a><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/ada.jpg"><br />
</a><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/ada1.jpg"><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-249" title="ada" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/ada1-150x150.jpg" alt="ada1 150x150 Amerikada Dişhekimliği Eğitimi." width="150" height="150" /></a><img class="size-full wp-image-246 aligncenter" title="american_flag" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/american_flag.jpg" alt="american flag Amerikada Dişhekimliği Eğitimi." width="181" height="136" /></p>
<p>&#160;</p>
<p>&#160;</p>
<p>Lisans DiplomasıABD&#8217;de diş hekimliği lisansüstü öğrenimi, genellikle dört yıllık lisans eğitiminden sonra başlar. Çoğu öğrenci, diş hekimliği okuluna girmeden önce lisans ya da yüksek lisans diploması alır.</p>
<p><span id="more-245"></span>Üniversiteler diş hekimliği alanında lisans programına sahip değildir; diş hekimliği öğrenimi görmeyi planlayanlar, giriş için kabul edilebilen ana dallarda sanat ve bilimlerin bir bileşimini okurlar.First professional degree, yani diş cerrahlığı (D.D.S.) veya diş tedavi doktorluğu (D.M.D.) eğitimi veren diş hekimliği okulu müfredatı, diş hekimliğine hazırlayıcı mahiyetteki temel tıp bilimlerini içeren iki yıllık bir öğrenim ve sonra klinik yönelime ağırlık veren iki yıllık eğitim olmak üzere dört yıllık bir tahsil gerektirir. D.D.S. veya D.M.D.&#8217;yi elde ettikten sonra diş hekimlerinin National Licensing Examination ve mesleki uygulama yapmayı düşündükleri eyaletteki State Board Examination isimli sınavları geçmeleri gerekir.Birinci meslek derecesi (First Professional Degree) programlarına kabulDiş hekimliği okullarına başvuranlar, hem ABD vatandaşları hem de yabancılar için rekabetin çok yüksek olduğunu akıllarından çıkarmamalıdır. ABD diş hekimliği okullarında yabancı öğrenciler için ayrılmış kontenjanlar bulunmamaktadır. Özel bir diş hekimliği okuluna giriş hakkı elde etme şansı,devlet destekli bir dişçilik okulundan daha yüksektir.</p>
<p>Diş hekimliği öğrencilerinin eğitim masrafları öğrenim harçlarını aşar, bu yüzden pek çok diş hekimliği okulu doğal olarak eyalet sakinlerine öncelik tanır. Okulun bulunduğu eyalette yaşayan öğrenciler, diğer eyaletlerde yaşayan öğrencilerle birlikte yabancılardan önce kabul edilirler. Her ne kadar herkesin başvurma hakkı varsa da, ABD&#8217;deki bir üniversitede iki yıllık diş hekimliği hazırlık eğitimi almamış yabancı öğrencilerin kabulü biraz zordur. Diğer giriş şartları şunlardır:· Önlisans/lisans diploması · İngilizce dil yeterliliği · Dental Admissions Test (DAT)/Diş Hekimliği Kabul Testi&#8217;nden yeterli puan almak İlkbahar ve sonbaharda yapılan Dental Admissions Test, matematik, biyoloji, kimya, organik kimya, okuma ve kavrama alanlarında yeterliliği ölçen bir sınavdır.Lisansüstü diş hekimliği eğitimiD.D.S.derecesini elde eden diş hekimleri hastane veya diş hekimliği okullarının lisansüstü programlarına başvurabilirler. Bazı programlar, ileri diş hekimliği alanında yüksek lisans diploması verir. Bazıları ise uzmanlık eğitimi sunarlar. Uzmanlık eğitim programları tamamlandıktan sonra ruhsatlı diş hekimleri, o uzmanlık alanında eyalet sertifikası için başvurabilirler. Lisansüstü diş hekimliği öğrencileri için, tıp alanındaki FMGEMS ile karşılaştırılabilecek seviyede dünya genelinde düzenlenen bir sınav söz konusu değildir. Ağız cerrahisi ve periodonti gibi bazı uzmanlık programları, yabancı diş hekimlerinin American Dental Association tarafından tanınan bir dişçilik okulunda D.D.S. öğrenimini tamamlamanın yanı sıra bir ABD üniversitesinde de en az iki yıllık bir ön eğitim almasını şart koşar. Bazıları devlet lisansı ve ulusal sertifikayı da gerekli görebilir. Diş hekimliği okulları lisanssız yabancı adayları lisansüstü eğitim için hastanelere nazaran daha kolay kabul eder.</p>
<div>
<div>
<pre>
</pre>
</div>
</div>
<p>&#160;</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Amerikada Dişhekimliği Eğitimi.</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php" rel="bookmark">Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</a></h3><p>" Ye ekşiyi doğur Ayşeyi " Ne kadar Doğru ? Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-nedir.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü Nedir ?</a></h3><p>Diş çürüğü nedir? Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-eti-hastaliklari-kanser-habercisi.php" rel="bookmark">Diş eti hastalıkları kanser habercisi..</a></h3><p>Diş eti hastalıklarının, hem sigara içenlerde hem de içmeyenlerde yüksek kanser riski ile ilgili uyarıcı bir işaret olabileceği bildiriliyor. Londra Imperial College’daki araştırmacılar tarafından yürütülen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/farelerde-kok-hucreyle-dis-yetistirildi.php" rel="bookmark">FARELERDE KÖK HÜCREYLE DİŞ YETİŞTİRİLDİ !..</a></h3><p>Japon bilim adamları, farelerde kök hücreden diş üretmeyi başardılar. Bunun protezi tarihe karıştırabileceği belirtiliyor. BBC ve Daily Mail'in haberine göre, Tokyo Bilimler Üniversitesi araştırmacıları, kök ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/diseti-cekilmelerinde-tani-ve-tedavi.php" rel="bookmark">Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ</a></h3><p>Özet Diseti çekilmeleri tüm popülasyonlari önemli derecede etkileyen ve Dis Hekimlerinin sik sik karsilastiklari durumlardandir.Bu çalismada diseti çekilmelerinin etiyolojisi, klinigi ve tedavileri ile ilgili genel ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</a></h3><p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden "HİPNODONTİ"in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li></ul></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/american_flag.jpg"></a><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/ada.jpg"><br />
</a><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/ada1.jpg"><img class="aligncenter size-thumbnail wp-image-249" title="ada" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/ada1-150x150.jpg" alt="ada1 150x150 Amerikada Dişhekimliği Eğitimi." width="150" height="150" /></a><img class="size-full wp-image-246 aligncenter" title="american_flag" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/american_flag.jpg" alt="american flag Amerikada Dişhekimliği Eğitimi." width="181" height="136" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Lisans DiplomasıABD&#8217;de diş hekimliği lisansüstü öğrenimi, genellikle dört yıllık lisans eğitiminden sonra başlar. Çoğu öğrenci, diş hekimliği okuluna girmeden önce lisans ya da yüksek lisans diploması alır.</p>
<p><span id="more-245"></span>Üniversiteler diş hekimliği alanında lisans programına sahip değildir; diş hekimliği öğrenimi görmeyi planlayanlar, giriş için kabul edilebilen ana dallarda sanat ve bilimlerin bir bileşimini okurlar.First professional degree, yani diş cerrahlığı (D.D.S.) veya diş tedavi doktorluğu (D.M.D.) eğitimi veren diş hekimliği okulu müfredatı, diş hekimliğine hazırlayıcı mahiyetteki temel tıp bilimlerini içeren iki yıllık bir öğrenim ve sonra klinik yönelime ağırlık veren iki yıllık eğitim olmak üzere dört yıllık bir tahsil gerektirir. D.D.S. veya D.M.D.&#8217;yi elde ettikten sonra diş hekimlerinin National Licensing Examination ve mesleki uygulama yapmayı düşündükleri eyaletteki State Board Examination isimli sınavları geçmeleri gerekir.Birinci meslek derecesi (First Professional Degree) programlarına kabulDiş hekimliği okullarına başvuranlar, hem ABD vatandaşları hem de yabancılar için rekabetin çok yüksek olduğunu akıllarından çıkarmamalıdır. ABD diş hekimliği okullarında yabancı öğrenciler için ayrılmış kontenjanlar bulunmamaktadır. Özel bir diş hekimliği okuluna giriş hakkı elde etme şansı,devlet destekli bir dişçilik okulundan daha yüksektir.</p>
<p>Diş hekimliği öğrencilerinin eğitim masrafları öğrenim harçlarını aşar, bu yüzden pek çok diş hekimliği okulu doğal olarak eyalet sakinlerine öncelik tanır. Okulun bulunduğu eyalette yaşayan öğrenciler, diğer eyaletlerde yaşayan öğrencilerle birlikte yabancılardan önce kabul edilirler. Her ne kadar herkesin başvurma hakkı varsa da, ABD&#8217;deki bir üniversitede iki yıllık diş hekimliği hazırlık eğitimi almamış yabancı öğrencilerin kabulü biraz zordur. Diğer giriş şartları şunlardır:· Önlisans/lisans diploması · İngilizce dil yeterliliği · Dental Admissions Test (DAT)/Diş Hekimliği Kabul Testi&#8217;nden yeterli puan almak İlkbahar ve sonbaharda yapılan Dental Admissions Test, matematik, biyoloji, kimya, organik kimya, okuma ve kavrama alanlarında yeterliliği ölçen bir sınavdır.Lisansüstü diş hekimliği eğitimiD.D.S.derecesini elde eden diş hekimleri hastane veya diş hekimliği okullarının lisansüstü programlarına başvurabilirler. Bazı programlar, ileri diş hekimliği alanında yüksek lisans diploması verir. Bazıları ise uzmanlık eğitimi sunarlar. Uzmanlık eğitim programları tamamlandıktan sonra ruhsatlı diş hekimleri, o uzmanlık alanında eyalet sertifikası için başvurabilirler. Lisansüstü diş hekimliği öğrencileri için, tıp alanındaki FMGEMS ile karşılaştırılabilecek seviyede dünya genelinde düzenlenen bir sınav söz konusu değildir. Ağız cerrahisi ve periodonti gibi bazı uzmanlık programları, yabancı diş hekimlerinin American Dental Association tarafından tanınan bir dişçilik okulunda D.D.S. öğrenimini tamamlamanın yanı sıra bir ABD üniversitesinde de en az iki yıllık bir ön eğitim almasını şart koşar. Bazıları devlet lisansı ve ulusal sertifikayı da gerekli görebilir. Diş hekimliği okulları lisanssız yabancı adayları lisansüstü eğitim için hastanelere nazaran daha kolay kabul eder.</p>
<div>
<div>
<pre>
</pre>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Amerikada Dişhekimliği Eğitimi.</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php" rel="bookmark">Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</a></h3><p>" Ye ekşiyi doğur Ayşeyi " Ne kadar Doğru ? Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-nedir.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü Nedir ?</a></h3><p>Diş çürüğü nedir? Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-eti-hastaliklari-kanser-habercisi.php" rel="bookmark">Diş eti hastalıkları kanser habercisi..</a></h3><p>Diş eti hastalıklarının, hem sigara içenlerde hem de içmeyenlerde yüksek kanser riski ile ilgili uyarıcı bir işaret olabileceği bildiriliyor. Londra Imperial College’daki araştırmacılar tarafından yürütülen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/farelerde-kok-hucreyle-dis-yetistirildi.php" rel="bookmark">FARELERDE KÖK HÜCREYLE DİŞ YETİŞTİRİLDİ !..</a></h3><p>Japon bilim adamları, farelerde kök hücreden diş üretmeyi başardılar. Bunun protezi tarihe karıştırabileceği belirtiliyor. BBC ve Daily Mail'in haberine göre, Tokyo Bilimler Üniversitesi araştırmacıları, kök ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/diseti-cekilmelerinde-tani-ve-tedavi.php" rel="bookmark">Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ</a></h3><p>Özet Diseti çekilmeleri tüm popülasyonlari önemli derecede etkileyen ve Dis Hekimlerinin sik sik karsilastiklari durumlardandir.Bu çalismada diseti çekilmelerinin etiyolojisi, klinigi ve tedavileri ile ilgili genel ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</a></h3><p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden "HİPNODONTİ"in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ferahnefes.com/amerikada-dishekimligi-egitimi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ</title>
		<link>http://www.ferahnefes.com/diseti-cekilmelerinde-tani-ve-tedavi.php</link>
		<comments>http://www.ferahnefes.com/diseti-cekilmelerinde-tani-ve-tedavi.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Apr 2011 10:13:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ferah Nefes ve Ötesi..]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ferahnefes.com/?p=240</guid>
		<description><![CDATA[<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/Recession.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-242" title="Recession" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/Recession-300x201.jpg" alt="Recession 300x201 Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ " width="300" height="201" /></a></p>
<p>Özet</p>
<p>Diseti çekilmeleri tüm popülasyonlari önemli derecede etkileyen ve Dis Hekimlerinin sik sik karsilastiklari durumlardandir.Bu çalismada diseti çekilmelerinin etiyolojisi, klinigi ve tedavileri ile ilgili genel bilgilerin sunumu amaçlandi. Anahtar kelimeler: Diseti çekilmeleri, tani, tedavi</p>
<p><span id="more-240"></span></p>
<p>Giris</p>
<p>&#160;</p>
<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/gingival_recession.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-241" title="gingival_recession" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/gingival_recession.jpg" alt="gingival recession Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ " width="258" height="216" /></a>Diseti çekilmesi epitelyal atasmanin apikale dogru çekilerek disin kök sementinin açiga çikmasi olarak tanimlanir(1). Histolojik olarak mekanik kuvvetler veya iltihabi periodontal hastaliklar alveol kemiginin yikimina sebep olur. Bunun sonucu olarak da disin kökü agiz ortamina açilar(2). Diseti çekilmesinin klinigi Klinik olarak diseti çekilmesi iki kisma ayrilir. Bunlar; *Görünür diseti çekilmesi: Disetinin marjinal kenari ile mine-sement siniri arasinda olan mesafedir. Kök yüzeyi gözle görülebilir. *Gizli diseti çekilmesi: Serbest diseti kenari ile cep tabani arasinda olan mesafedir. Görünür ve gizli diseti çekilmesinin toplam miktari gerçek diseti çekilmesini verir(3). Diseti çekilmesinin nedenleri Diseti çekilmesi üzerine degisik faktörlerin etkisinin oldugu bildirilmistir(3-5). Bunlar; • Anatomik faktörler *Alveol kemiginin yapisi *Anormal frenilum ve kas baglantilari *Dis köklerinin morfolojisi *Dis arki üzerindeki dislerin ark disinda yer almasi *Yapisik diseti miktarinin genisligi • Irritan faktörler *Mekanik travma *Yanlis dis firçalama, firçalama süresi ve sikligi *Anormal ortodontik kuvvetler *Plak ve dis taslari *Okluzal travma *Kötü aliskanliklar • Diseti iltihabi ve periodontal hastaliklar • Periodontal cerrahi operasyonlar • Yaslanma Alveol kemiginin yapisi : Alveol kemigi diseti çekilmelerinde belirleyici bir faktördür. Bu disi çevreleyen alveol kemiginin kalinligi ve inceligi ve dehiscencelerin bulunup bulunmamasi ile ilgilidir. Alveol kemiginde dehiscence yok ise bu durumda diseti fibrilleri ve bag dokusu alveol kemigine kök boyunca daha siki yapisir ve yapisik diseti miktarinin yeterince olmasini saglar. Alveol kemiginde dehiscencelerin varligi durumunda ise diseti fibrilleri ve bag dokusu disin köküne yapisir, kökü saran yeterli destek kemik yoktur ve yapisik diseti miktari azalmistir. Bu da diseti çekilmeleri için bir faktördür(5). Anormal frenilum ve kas baglantilari : Anormal frenilum ve kas baglantisi varliginda dudak hareketleri esnasinda papil ve serbest diseti kenarinda gerilmeler meydana gelir. Bunun sonucu da diseti çekilmeleri görülür. Ayrica gerilme ile yerinden oynayan diseti kenarlarinda plak birikimi olusur ve diseti iltihaplari baslar(2,3). Placek ve arkadaslari(6) frenilum baglantilarini dört ana guruba ayirmistir. Bunlar; • Frenilum mukogingival birlesime baglidir • Frenilum yapisik disetine baglidir • Frenilum serbest diseti ve papile baglidir • Frenilum baglantisi papili asmistir. Freniluma bagli diseti çekilmeleri genellikle alt dudak frenilumlarinda görülür. Dis kökünün morfolojisi: Dis köklerinin asiri disbükey olmasi ve kökler arasi açinin fazla olmasi alveol kemiginde dehicenceler meydana getirir, bunun sonucu da diseti çekilmeleri görülür(3,4,7). Dis arki üzerindeki dislerin ark disinda yer almasi: Bu durum genellikle mandibular kesici disler bölgesinde görülür. Disler genellikle lingual yada labiyal pozisyonlu olarak bulunurlar(8). Böyle durumlarda alveol kemigi çok incedir veya bölgede dehicenceler mevcuttur. Bu disler üzerine gelen mekanik baskilar ve iltihap diseti çekilmelerine yol açar(4,8). Stoner ve arkadaslari(1) yaptiklari çalismada labiyale pozisyonlu dislerde daha fazla diseti çekilmelerinin görüldügünü bildirmislerdir. Yapisik diseti miktarinin genisligi : Yapisik diseti miktarinin genisliginin azalmasi ile diseti çekilme miktarinin arttigi bildirilmistir (1). Winders (8) ve Ochsenbein (9) yaptiklari çalismalarda yumusak dokunun anotomik özelliklerinin diseti çekilmelerine neden oldugu fakat diseti çekilmesinin hizi ve genisliginin çevresel faktörler, alveol kemiginin yetersizligi ve dar yapisik disetine frenilum baglanmasi ile ilgili oldugunu göstermislerdir. Irritan faktörler Mekanik travma ve kötü aliskanliklar : Diseti üzerine disaridan mekanik olarak baski yaparak olusturulan travmalar(Hatali dis firçalama, ortodontik bantlarin disetine yaptigi baskilar, hatali kuron ve protezler, hatali dolgular) diseti çekilmelerine neden olur. Ayrica bireylerin dis aralarina sik sik kürdan, toplu igne gibi yabanci cisimleri sokmalari da papil atrofisi ve diseti çekilmelerine neden olur. Yine tirnak yeme kalem isirma gibi davranislarda diseti çekilmelerine yol açar(10,11) Ortodontik kuvvetler ve okluzal travma : Ortodontik tedavi esnasinda uygulanan kuvvetler ile disin konum degistirmesi esnasinda diseti çekilmeleri görülebilir. Özellikle dislerin asiri derecede vestibul veya lingualde oldugu durumlarda alveol kemigindeki incelmeye bagli olarak diseti çekilmeleri görülür(12). Asiri okluzal kuvvetlerin diseti çekilmesi meydana getirip getirmedigi henüz tartismalidir. Ancak bruksizim ve bazi beans vakalarinda diseti çekilmeleri görülmüstür(3,4,10). Plak ve distasi olusumu : Distasi dogal dislerin yada protezlerin üzerine kalsifiye olmus mineralize bakteriyal plaktan ibaret olusumlardir. Diseti kenari ile olan iliskilerine göre subgingival ve supragingival olmak üzere iki sinifa ayrilirlar. Dis taslarinin kalsifikasyonu, sekli kisiden kisiye ve disten dise degisir. Dis taslari bakteri retansiyonu içinde uygun yerlerdir. Plagin biriktigi alanlarda diseti iltihabi baslar ve periodontal hastaliklar için zemin hazirlar. Periodontal cep olusumu ve diseti çekilmelerinden daha ziyade supgingival distaslari sorumlu tutulmustur(10). Yanlis dis firçalama <img src='http://www.ferahnefes.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt="icon biggrin Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ " class='wp-smiley' title="Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ " /> islerin firçalanmasi esnasinda uygulanan kuvvet, kullanilan firça killarinin sertligi, firçalama zamani ve sayisi, firçalamada yanlis yöntemin kullanilmasi diseti çekilmelerine neden olur. Sandholm (13), Khocht (14) yaptiklari çalismalarda firçalamada sert killi firça kullaniminin ve hatali yöntemli dis firçalamanin diseti çekilmelerine neden oldugunu bildirmislerdir. Rodentz (15) sert firçalama ile diseti çekilmesi ve abrazyon arasindaki iliskiyi tespit etmis, Vehkalahti (16) ise dis firçalama süresi ve sikligi ile diseti çekilmesi arasindaki iliskiyi göstermistir. Firçalama süresi ve sayisi artikça diseti çekilmesinin de arttigi ancak bu bireylerde oral hijyenin daha iyi oldugu görülmüstür. Diseti iltihabi ve periodontal hastaliklar : Periodontal hastaliklar diseti kenarinin ve papilin iltihaplanmasiyla baslar. Doku yikimi derin periodontal dokulara dogru ilerler ve kemik yikimi ile beraber epitelyal atasmanda apikale dogru yer degistirir. Disetinin kalin oldugu durumlarda bu durum cep derinliginde artis olarak izlenir. Aksi durumda bag dokusunu da kaybiyla diseti kenari apikale dogru geriler ve diseti çekilmesi görülür(4,10,12). Periodontal cerrahi operasyonlar : Periodontal cerrahi islemler sonrasinda da disetlerinde çekilmeler görülür. Özellikle cerrahi islem cep eliminasyonuna yönelik ise bu çekilme daha da kaçinilmazdir( 4,10,12). Yaslanma: Yaslanma nedeni ile vücudun diger dokularinda oldugu gibi periodontal dokularda da atrofiler görülür. Yaslanmaya bagli olarak diseti dokusunda da çekilmeler meydana gelir. Bu çekilmeler generalizedir ve fizyolojik diseti çekilmesi veya senil atrofi adini alir(3,4,10,12). Beck ve arkadaslari(17) yaptiklari çalismalarda yaslanma ile diseti çekilme miktarinin arttigini bildirmisler ve Amerika da orta yasli bireylerin %78 inde diseti çekilmesi oldugunu, yas arttikça bu oranin da arttigini tespit etmislerdir. Sanges ve arkadaslari (18) Norveç te 18 yas gurubunun %51 inde diseti çekilmesi bildirirken, Baelum (19) Tanzanya&#8217;da yasli bireylerin gençlere oranla daha fazla diseti çekilmelerine sahip olduklarini bildirmislerdir. Diseti çekilmelerinin siniflandirmalari Diseti çekilmeleri tipine ve etkilenen periodontal dokularin durumlarina göre degisik sekillerde siniflandirilmislardir. Sullivan ve Atkins (20) 1968 de yaptiklari siniflandirmada 4 tip diseti çekilmesi tarif etmislerdir. Bunlar; • Sig-dar • Sig-genis • Derin-dar • Derin-genis Daha sonra 1985 de Miller(21) tarafindan bu siniflandirma genisletilerek daha belirgin bir siniflandirma yapilmistir. Buna göre; Sinif I: Diseti çekilmesi mukogingival birlesime ulasmaz, interdental bölgede yumusak doku veya kemik kaybi yoktur, dar veya genis olabilir. Sinif II: Diseti çekilmesi mukogingival birlesime ulasmis veya geçmistir, interdental bölgede yumusak doku veya kemik kaybi yoktur, dar veya genis olabilir. Sinif III: Diseti çekilmesi mukogingival birlesime ulasmis veya geçmistir, interdental bölgede yumusak doku veya kemik kaybi vardir, dar veya genis olabilir. Sinif IV: Diseti çekilmesi mukogingival birlesime ulasmis veya geçmistir, interdental bölgede yumusak doku veya kemik kaybi siddetlidir, dis malpozisyonlari görülebilir. Diseti çekilmelerinin klinik semptomlari Diseti çekilmesi bulunan hastalarda çekilmelere bagli olarak çesitli sikayetler görülebilir. Bunlar; *Asiri dentin duyarliligi *Kök çürükleri *Estetik problemler *Disi kaybetme korkusu *Pulpa hastaliklari Asiri dentin duyarliligi : Diseti çekilmelerine bagli olarak görülen dentin duyarliligi çesitli sebeplerle ortaya çikabilir. Bunlar; • Açiga çikan sementin periodontal tedaviler esnasinda (Küretaj, Kök planlamasi vb.)tamamen uzaklastirilmasi. • Açiga çikan sementin nekroz olarak yer yer dökülmeleri • Mine ile sementin anotomik olarak birlesmemesi ve dentinin açikta olmasi • Hatali dis firçalama ile sementin tamamen kaldirilmasi Asiri dentin duyarliliginin tedavisinde kimyasal ajanlar kullanildigi gibi (fenol bilesikleri, formaldehit, sodyum florid, stransiyum, kalsiyum hidroksit vb.) dolgu, kuron ve cerrahi islemlerle de açikta kalan dentinin kapatilmasi yollari denenebilir. Kök çürükleri : Kök çürüklerinin etiyolojisi ile birçok neden ortaya sürülmüstür. Bununla beraber diseti çekilmeleri ile agiz ortamina açilan köklerde kök çürüklerine sik olarak rastlanmaktadir. Bunlarin tedavileri dolgu uygulamalari ile yapilir. Estetik problemler: Diseti çekilmelerinin sonucunda dislerin klinik kuron boylari artar. Özellikle ön bölgede hastalar dislerini uzamis gibi hissederler ve estetik sorunlar ortaya çikar. Hastalar için bu durum asiri hassasiyet ve kök problemlerinden daha önemlidir. Bazilari cerrahi islemlerle tedavi edilebilirler. Ileri derecede problemli ve cerrahi olarak tedavi edilemeyenlerde epitezler kullanilabilir. Dis kaybetme korkusu : Hastalarin çogu disetlerinde çekilmeler oldugunu hissedince genellikle dislerini kaybetme korkusuna kapilirlar. Bunun bir Pyorrhea oldugu kanisina varirlar. Pulpal hastaliklar : Diseti çekilmeleri ile pulpa hiperemilerinin olusabilecegi bildirilmesine ragmen endodontik lezyonlarin etiyolojisinde açikça bildirilememektedir. Ancak kök yüzeyinin açikta kalmasiyla pulpada genislemelerin olabilecegi bildirilmektedir. Diseti çekilmelerinin tedavileri Diseti çekilmelerinde açiga çikmis kök yüzeyinin kapatilmasina yönelik islemlere mukogingival operasyonlar denilir. Bunlar; Laterale kaydirilan flep : Ilk kez 1956 da Grube (22) tarafindan tanimlanmistir. Daha sonra 1964 de Corn(23) tarafindan modifiye edilmistir. Amaci açiga çikmis kök yüzeyinin yan tarafindaki disetinin açik kök yüzüne kaydirilarak kök yüzeyini örtmektir. Kaydirmanin yapilabilmesi için lateralde yeterli verici dokunun bulunmasi gerekir. Diseti ve alveol kemiginin durumuna göre tam kalinlik veya yarim kalinlik olabilir. Teknik;Gerekli anesteziler yapilir. Çekilme olan bölgenin meziya-distal ve apikalinden 2-3 mm uzakta bir insizyon yapilir. Bu insizyon çekilmenin oldugu köklerin etrafindaki diseti kenari ve periodontal ceplerin uzaklastirilmasi için yapilir. Artik dokular uzaklastirilip kök düzlestirmesi yapilir. Verici bölgenin hazirlanmasina geçilir. Verici bölge alici bölgeden 1.5-2 kat genislikte olmalidir. Dikey bir indizyon yapilir ve yarim kalinlik flep kaldirilir. Elde edilen flep açik kök yüzeyine kaydirilir. Flepin tabaninda gerilmeler oldugu zaman flepin alt distal kösesinden oblik bir rahatlatici insizyon yapilarak flepin daha rahat yer degistirmesi saglanabilir ve flep kök yüzeyini örtecek sekilde disetine dikilip patla kapatilir. Çift papil yana kaydirilan flep: Cohen ve Ross (24) tarafindan 1968 de tanimlanmistir. Açik kök yüzeyini örtmek için komsu iki papilden yararlanilir. Teknik; Gerekli anesteziler yapilir. Alici bölgeye V seklinde bir insizyon yapilarak artik dokular temizlenip kök düzlestirilmesi yapilir. Çekilme olan bölgenin meziyal ve distalindeki papiller yarim kalinlik fleple kaldirilir. Elde edilen flepler kök yüzeyi üzerinde yan yana getirilerek dikilir ve patla örtülür. Kuronale kaydirilan flep: Noberg (25) tarafindan 1926 da tanimlanmistir. Amaci çekilmenin oldugu disin apeksi bölgesinde yeterli yapisik diseti mevcudiyeti durumunda bu yapisik disetini kuronale dogru kaydirarak açik kök yüzeyini örtmeyi amaçlar. Teknik; Gerekli anesteziler yapilir. Çekilmenin bulundugu dislerin marginal kenarindan baslayarak mukogingival sinira kadar vertical insizyonlar yapilir. Cep epitelinin eliminasyonu için internal bevel insizyon yapilir ve tam kalinlik flep kaldirilir. Kök yüzeyi düzlestirilir ve flep mümkün oldugunca kuronale çekilerek kök yüzeyini örtecek sekilde dikilir ve pat yerlestirilir. Semiluner kuronale kaydirilan flep : Tarnow (26) tarafindan 1986 da tarif edilmistir. Amaci yapisik disetinin semiluner olarak kuronale kaydirilip açik kök yüzeyini kapatmaktir. Teknik; Gerekli anestezi yapilir. Çekilmenin apikalinde ve diseti kenarina paralel yarim ay seklinde insizyon yapilir. Insizyonun diseti kenari ile olan mesafesi flep kuronale yerlestiginde flebin tabani en az 2mm kemik üzerinde kalacak sekilde ayarlanmalidir. Lateral ve meziyalde disetinin devamliligi korumak üzere yarim kalinlik flep kaldirilir ve flep kuronale kaydirilarak açik kökü kapatacak sekilde yerlestirilip patla örtülür. Serbest Diseti Grefti (SDG) ve kuronale kaydirilan flep : Bernimoulin (27) tarafindan 1973 de tanimlanmistir. Amaci diseti çekilmelerinin apikalinde yeterli yapisik diseti yoksa Sullivan(20)&#8217;in tarif ettigi gibi önce SDG ile yeterli yapisik disetini elde etme daha sonra bu yapisik disetini kuronale kaydirarak açik kök yüzeyini örtmektir. Teknik; Operasyon iki asamada tamamlanir. Önce SDG ile yeterli yapisik diseti elde edilir. Bunun için gerekli anesteziler yapilir. Yapisik diseti miktarinin artirilacagi bölge alici bölge, greftin alinacagi bölge ise verici bölge olarak tanimlanir. Alici bölgeyi hazirlamak için mukogingival hat boyunca insisyon yapilir. Kemik üzerinde periost kalacak sekilde mukoza apikale dogru kaydirilir ve yatagin apikal kismina dikilir. Sonra greft alinmasi asamasina gelinir. Greft aliminda genellikle palatinal mukoza yada dissiz alanlar tercih edilir. Alici yatagin büyüklügüne görü greft 1/3 oraninda daha büyük olarak alinir ve alinan greft alici bölgeye dikilir. Verici bölge pat ile kapatilir. Greftin üzeri ise alüminyum foli ile kaplanip pat ile örtülür. En az 14-16 haftalik bir iyilesme döneminden sonra yeterle yapisik diseti elde edildikten sonra kuronale kaydirma islemi yapilir. Kuronale kaydirilan flep teknigindekine benzer sekilde açik kök yüzeyi örtülür. Subepitelyal bag dokusu grefti : Langer (28) tarafindan 1985 de açik kök yüzeyini kapatmak amaci ile tarif edilmistir. Teknik; SDG&#8217; de oldugu gibi alici ve verici bölgeleri içerir. Gerekli anesteziler yapilir. Önce alici bölge hazirlanir. Çekilmenin oldugu disleri kapsayacak sekilde vertikal insizyonlar yapilir, yarim kalinlik flep kaldirilir ve kök yüzeyi temizlenir. Bag dokusu greftinin alinmasi islemine geçilir, bunun için genellikle palatinal gingivanin molar ve premolar bölgeleri tercih edilir. Palatinal bölgede epitelin altindan elde edilen bag dokusu yaglarindan arindirilir ve açik kök yüzeyi üzerinde mine sement sinirinin apikalininde olacak sekilde yerlestirilir ve greft periosta tutturularak flep üzerine dikilip patla örtülür. Yönlendirilmis Doku Rejenerasyonu(YDR): Periodontal defektlerin tedavisi için Nyman (29) tarafindan 1982 de tarif edilmistir. Amaci uygun bir bariyer kullanarak seçilmis hücrelerin defekti doldurarak istenmeyen hücrelerin defekt bölgesinder uzaklastirilmasini saglamaktir. Daha sonra gelistirilen teknik diseti çekilmelerinin tedavilerinde de kullanilmaya baslanmistir. Bu amaçla ilk olarak 1992 de Pini-Prato (30) tarafindan tarif edilmistir. Teknik; Gerekli anesteziler yapilir. Açikta kalan kökü içine alacak sekilde oblig ve intrasulculer insizyonlar yapilir. Mukogingival birlesime kadar tam kalinlik, mukogingival birlesimden sonra yarim kalinlik flep kaldirilir. Kök yüzeyi düzlestirilir, alveol kretinin tepesinden 2mm daha apicalde olacak ve kök yüzeyini kaplayacak sekilde bariyer(membran) yerlestirilir. Bariyer kök üzerine sabitlenerek flep mümkün oldugunca kuronale çekilip üzerine dikilir. Pat uygulanmaz. 4-6 hafta sonra ikinci bir operasyonla bariyer çikarilir.<br />
Sonuç; Diseti çekilmeleri klinik olarak çok yönlü degerlendirilmeli çekilmeninetiyolojisi tespit edilerek etiyolojik etken ortadan kaldirilmali ve uygun cerrahi yöntemler kullanilarak tedavi yoluna gidilmelidir.</p>
<p>&#160;</p>
<p>Kaynaklar • Stoner JE, Mazdyorma S. Gingival recession in the lower incisor region of 15 year old subjects. J Periodontol 1980;51(2):74-76. • Scabbia A, Trombelli L. Long-term stability of the mukogingival complex following guide tissue rejeneration in gingival recessiondefects. J Clin Periodontol 1998;25:1041-1046. • Sandalli P. Periodontoloji Erler Matbaasi Istanbul 1981. • Lindhe J. Lindhe J. Textbook of clinical periodontology, 2 nd edt. 3 rd printing, Copenhagen, 1992. • Gartrell JR, Mathews DP. Gingival recession the condition, process, and treatment. Dent Clin of Nort America 1976;20(1):199-212. • Placek M, Skoch M, Mrklas L. Significence of the labial frenum attachment in periodontal disease in a man part I. Classification and epidemiology of the labial frenium attachment. J Periodontol 1974;45:891. • Gorman WJ. Prevelance of aetiology og gingival recession. J Periodontol1967: 38;316. • Winders RV. Gingival recession of mandibular incissor related to malocclusion of the teeth. J Win State Dent Soc 1971;47:339. • Ochsenbein C, Maynord JG. The probleh of attached gingiva in children. J Dent Child 1974; 41:263. • Carranza FA, Newman MG. Clinical periodontology. WB sounders company, Philadelphia, London, Toronto, Montreal, Sydney, Tokyo, 8 th edication. 1996; 228-231. • Grant DA, Stern IB Lisgarten MA. Gingival recession in periodontics, in the tradition of Gottlieb and Orban Eds periodontics, the Mosby Co St Louis, Washington, Toronto, 1988. • Ataoglu T, Mürsel M. Periodontoloji. Damla ofset, Konya 1999;82-83 • Sandholm L, Neimi ML, Ainamo J. Identification of soft tissue brushing lesions. A clinical and scanning electron microscopic study. J Clin Periodontol 1982;9:397-401. • Khocht A, Simon G, Person P, Denepetiyu JC. Gingival recession in relation to history of hand toothbrush use. J Periodontol 1993;64:900-905. • Radentz WH, Barnes GP, Cutright DE. A survey of factors possibly associated with cervical abrasion of tooth surfaces . J Periodontol 1976;4:3:148-154. • Vehkalahti M. Occurance of gingival recession in adults. J Periodontol 1989;60(11):599-603. • Beck J, Hand J, Hunter R, Feild H. Prevelance of root surface caries among institutinalized older persons. Com. Dent Oral Epidemiol 1980;8:84. • Sanges G, Gjermo P. Prevelence of oral soft and hard tissue lessions related to mechanical toothcleaning precedures. Comm Dent Oral Epidemiol 1976;4:77 • Baelum B, Fejerskow O, Karring T. Oral hygiene, gingivitis and periodontal breakdown in adult Tanzanian, J Periodontol Res 1986;21:221. • Sullivan HC, Atkins JH. Free authogenous gingival graft I principles of succesful grafting. Periodontics 1968;6:5. • Miller PD Jr. A classificatuon of marginal tissue recession. Int J Periodont Restor Dent 1985;5:9. • Grupe HE, Caffes RF. Repair of gingival defects by sliding flap operation. J Periodontol 1956; 27:92. • Corn H. Edentulous area pedicle graftsin mukogingival surgary. Periodontics 1964;2:229. • Cohen DW, Ross SE. The double papilla repositioned flap in periodontal therapy. J Periodontol 1968; 39:65. • Norberg O. Ar en utlaking utan vavnadsforlust otonkbar vid kirurgisk behadling va s.k. alveolarpyorrhoe ? Sven. Tandlak Tidskr. 1926;19:171. • Tarnow DP. Semilunar coronally repositioned flap. J Clin Periodontol 1985;13:182. • Bernimoulin JP, Luscher B, Muhleman HR. Coronally repositioned periodontal flap. J periodontol 1975;2:1 • Langer B, Langer L. Subepitthelial connective tissue graft technique for root coverage. J Periodontol 1985;56:715. • Nyman S, Gottlow J, Karring T, Lindhe J. The regeneration potantiel of the periodontal ligament, An experimental study in the monkey, J Clin Periodontol, 1982, 9:257. • Pini-Prato G, Tinti C, Vincenzi G et al. Guide tissue rejeneration versus mucogingival surgery in the treatment of buccal gingival recession. J Periodontol 1992;63:919. * Doç.Dr. Atatürk Üniversitesi Dis Hekimligi Fakültesi Periodontoloji ABD **Ars.Gör.Dt. Atatürk Üniversitesi Dis Hekimligi Fakültesi Periodontoloji ABD</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü ve Tedavisi</a></h3><p>Bu yazının amacı: Diş çürüğü ve tedavisi konusunda hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ve diş çürüğü oluşumunun önlenmesidir. Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur? Yetersiz ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/farelerde-kok-hucreyle-dis-yetistirildi.php" rel="bookmark">FARELERDE KÖK HÜCREYLE DİŞ YETİŞTİRİLDİ !..</a></h3><p>Japon bilim adamları, farelerde kök hücreden diş üretmeyi başardılar. Bunun protezi tarihe karıştırabileceği belirtiliyor. BBC ve Daily Mail'in haberine göre, Tokyo Bilimler Üniversitesi araştırmacıları, kök ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-nedir.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü Nedir ?</a></h3><p>Diş çürüğü nedir? Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</a></h3><p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden "HİPNODONTİ"in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php" rel="bookmark">Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</a></h3><p>" Ye ekşiyi doğur Ayşeyi " Ne kadar Doğru ? Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-boslugu-nedir.php" rel="bookmark">Ağız Boşluğu Nedir ?</a></h3><p>Ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. Ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (ağız), ...</p></div></li></ul></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/Recession.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-242" title="Recession" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/Recession-300x201.jpg" alt="Recession 300x201 Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ " width="300" height="201" /></a></p>
<p>Özet</p>
<p>Diseti çekilmeleri tüm popülasyonlari önemli derecede etkileyen ve Dis Hekimlerinin sik sik karsilastiklari durumlardandir.Bu çalismada diseti çekilmelerinin etiyolojisi, klinigi ve tedavileri ile ilgili genel bilgilerin sunumu amaçlandi. Anahtar kelimeler: Diseti çekilmeleri, tani, tedavi</p>
<p><span id="more-240"></span></p>
<p>Giris</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/gingival_recession.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-241" title="gingival_recession" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2011/04/gingival_recession.jpg" alt="gingival recession Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ " width="258" height="216" /></a>Diseti çekilmesi epitelyal atasmanin apikale dogru çekilerek disin kök sementinin açiga çikmasi olarak tanimlanir(1). Histolojik olarak mekanik kuvvetler veya iltihabi periodontal hastaliklar alveol kemiginin yikimina sebep olur. Bunun sonucu olarak da disin kökü agiz ortamina açilar(2). Diseti çekilmesinin klinigi Klinik olarak diseti çekilmesi iki kisma ayrilir. Bunlar; *Görünür diseti çekilmesi: Disetinin marjinal kenari ile mine-sement siniri arasinda olan mesafedir. Kök yüzeyi gözle görülebilir. *Gizli diseti çekilmesi: Serbest diseti kenari ile cep tabani arasinda olan mesafedir. Görünür ve gizli diseti çekilmesinin toplam miktari gerçek diseti çekilmesini verir(3). Diseti çekilmesinin nedenleri Diseti çekilmesi üzerine degisik faktörlerin etkisinin oldugu bildirilmistir(3-5). Bunlar; • Anatomik faktörler *Alveol kemiginin yapisi *Anormal frenilum ve kas baglantilari *Dis köklerinin morfolojisi *Dis arki üzerindeki dislerin ark disinda yer almasi *Yapisik diseti miktarinin genisligi • Irritan faktörler *Mekanik travma *Yanlis dis firçalama, firçalama süresi ve sikligi *Anormal ortodontik kuvvetler *Plak ve dis taslari *Okluzal travma *Kötü aliskanliklar • Diseti iltihabi ve periodontal hastaliklar • Periodontal cerrahi operasyonlar • Yaslanma Alveol kemiginin yapisi : Alveol kemigi diseti çekilmelerinde belirleyici bir faktördür. Bu disi çevreleyen alveol kemiginin kalinligi ve inceligi ve dehiscencelerin bulunup bulunmamasi ile ilgilidir. Alveol kemiginde dehiscence yok ise bu durumda diseti fibrilleri ve bag dokusu alveol kemigine kök boyunca daha siki yapisir ve yapisik diseti miktarinin yeterince olmasini saglar. Alveol kemiginde dehiscencelerin varligi durumunda ise diseti fibrilleri ve bag dokusu disin köküne yapisir, kökü saran yeterli destek kemik yoktur ve yapisik diseti miktari azalmistir. Bu da diseti çekilmeleri için bir faktördür(5). Anormal frenilum ve kas baglantilari : Anormal frenilum ve kas baglantisi varliginda dudak hareketleri esnasinda papil ve serbest diseti kenarinda gerilmeler meydana gelir. Bunun sonucu da diseti çekilmeleri görülür. Ayrica gerilme ile yerinden oynayan diseti kenarlarinda plak birikimi olusur ve diseti iltihaplari baslar(2,3). Placek ve arkadaslari(6) frenilum baglantilarini dört ana guruba ayirmistir. Bunlar; • Frenilum mukogingival birlesime baglidir • Frenilum yapisik disetine baglidir • Frenilum serbest diseti ve papile baglidir • Frenilum baglantisi papili asmistir. Freniluma bagli diseti çekilmeleri genellikle alt dudak frenilumlarinda görülür. Dis kökünün morfolojisi: Dis köklerinin asiri disbükey olmasi ve kökler arasi açinin fazla olmasi alveol kemiginde dehicenceler meydana getirir, bunun sonucu da diseti çekilmeleri görülür(3,4,7). Dis arki üzerindeki dislerin ark disinda yer almasi: Bu durum genellikle mandibular kesici disler bölgesinde görülür. Disler genellikle lingual yada labiyal pozisyonlu olarak bulunurlar(8). Böyle durumlarda alveol kemigi çok incedir veya bölgede dehicenceler mevcuttur. Bu disler üzerine gelen mekanik baskilar ve iltihap diseti çekilmelerine yol açar(4,8). Stoner ve arkadaslari(1) yaptiklari çalismada labiyale pozisyonlu dislerde daha fazla diseti çekilmelerinin görüldügünü bildirmislerdir. Yapisik diseti miktarinin genisligi : Yapisik diseti miktarinin genisliginin azalmasi ile diseti çekilme miktarinin arttigi bildirilmistir (1). Winders (8) ve Ochsenbein (9) yaptiklari çalismalarda yumusak dokunun anotomik özelliklerinin diseti çekilmelerine neden oldugu fakat diseti çekilmesinin hizi ve genisliginin çevresel faktörler, alveol kemiginin yetersizligi ve dar yapisik disetine frenilum baglanmasi ile ilgili oldugunu göstermislerdir. Irritan faktörler Mekanik travma ve kötü aliskanliklar : Diseti üzerine disaridan mekanik olarak baski yaparak olusturulan travmalar(Hatali dis firçalama, ortodontik bantlarin disetine yaptigi baskilar, hatali kuron ve protezler, hatali dolgular) diseti çekilmelerine neden olur. Ayrica bireylerin dis aralarina sik sik kürdan, toplu igne gibi yabanci cisimleri sokmalari da papil atrofisi ve diseti çekilmelerine neden olur. Yine tirnak yeme kalem isirma gibi davranislarda diseti çekilmelerine yol açar(10,11) Ortodontik kuvvetler ve okluzal travma : Ortodontik tedavi esnasinda uygulanan kuvvetler ile disin konum degistirmesi esnasinda diseti çekilmeleri görülebilir. Özellikle dislerin asiri derecede vestibul veya lingualde oldugu durumlarda alveol kemigindeki incelmeye bagli olarak diseti çekilmeleri görülür(12). Asiri okluzal kuvvetlerin diseti çekilmesi meydana getirip getirmedigi henüz tartismalidir. Ancak bruksizim ve bazi beans vakalarinda diseti çekilmeleri görülmüstür(3,4,10). Plak ve distasi olusumu : Distasi dogal dislerin yada protezlerin üzerine kalsifiye olmus mineralize bakteriyal plaktan ibaret olusumlardir. Diseti kenari ile olan iliskilerine göre subgingival ve supragingival olmak üzere iki sinifa ayrilirlar. Dis taslarinin kalsifikasyonu, sekli kisiden kisiye ve disten dise degisir. Dis taslari bakteri retansiyonu içinde uygun yerlerdir. Plagin biriktigi alanlarda diseti iltihabi baslar ve periodontal hastaliklar için zemin hazirlar. Periodontal cep olusumu ve diseti çekilmelerinden daha ziyade supgingival distaslari sorumlu tutulmustur(10). Yanlis dis firçalama <img src='http://www.ferahnefes.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt="icon biggrin Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ " class='wp-smiley' title="Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ " /> islerin firçalanmasi esnasinda uygulanan kuvvet, kullanilan firça killarinin sertligi, firçalama zamani ve sayisi, firçalamada yanlis yöntemin kullanilmasi diseti çekilmelerine neden olur. Sandholm (13), Khocht (14) yaptiklari çalismalarda firçalamada sert killi firça kullaniminin ve hatali yöntemli dis firçalamanin diseti çekilmelerine neden oldugunu bildirmislerdir. Rodentz (15) sert firçalama ile diseti çekilmesi ve abrazyon arasindaki iliskiyi tespit etmis, Vehkalahti (16) ise dis firçalama süresi ve sikligi ile diseti çekilmesi arasindaki iliskiyi göstermistir. Firçalama süresi ve sayisi artikça diseti çekilmesinin de arttigi ancak bu bireylerde oral hijyenin daha iyi oldugu görülmüstür. Diseti iltihabi ve periodontal hastaliklar : Periodontal hastaliklar diseti kenarinin ve papilin iltihaplanmasiyla baslar. Doku yikimi derin periodontal dokulara dogru ilerler ve kemik yikimi ile beraber epitelyal atasmanda apikale dogru yer degistirir. Disetinin kalin oldugu durumlarda bu durum cep derinliginde artis olarak izlenir. Aksi durumda bag dokusunu da kaybiyla diseti kenari apikale dogru geriler ve diseti çekilmesi görülür(4,10,12). Periodontal cerrahi operasyonlar : Periodontal cerrahi islemler sonrasinda da disetlerinde çekilmeler görülür. Özellikle cerrahi islem cep eliminasyonuna yönelik ise bu çekilme daha da kaçinilmazdir( 4,10,12). Yaslanma: Yaslanma nedeni ile vücudun diger dokularinda oldugu gibi periodontal dokularda da atrofiler görülür. Yaslanmaya bagli olarak diseti dokusunda da çekilmeler meydana gelir. Bu çekilmeler generalizedir ve fizyolojik diseti çekilmesi veya senil atrofi adini alir(3,4,10,12). Beck ve arkadaslari(17) yaptiklari çalismalarda yaslanma ile diseti çekilme miktarinin arttigini bildirmisler ve Amerika da orta yasli bireylerin %78 inde diseti çekilmesi oldugunu, yas arttikça bu oranin da arttigini tespit etmislerdir. Sanges ve arkadaslari (18) Norveç te 18 yas gurubunun %51 inde diseti çekilmesi bildirirken, Baelum (19) Tanzanya&#8217;da yasli bireylerin gençlere oranla daha fazla diseti çekilmelerine sahip olduklarini bildirmislerdir. Diseti çekilmelerinin siniflandirmalari Diseti çekilmeleri tipine ve etkilenen periodontal dokularin durumlarina göre degisik sekillerde siniflandirilmislardir. Sullivan ve Atkins (20) 1968 de yaptiklari siniflandirmada 4 tip diseti çekilmesi tarif etmislerdir. Bunlar; • Sig-dar • Sig-genis • Derin-dar • Derin-genis Daha sonra 1985 de Miller(21) tarafindan bu siniflandirma genisletilerek daha belirgin bir siniflandirma yapilmistir. Buna göre; Sinif I: Diseti çekilmesi mukogingival birlesime ulasmaz, interdental bölgede yumusak doku veya kemik kaybi yoktur, dar veya genis olabilir. Sinif II: Diseti çekilmesi mukogingival birlesime ulasmis veya geçmistir, interdental bölgede yumusak doku veya kemik kaybi yoktur, dar veya genis olabilir. Sinif III: Diseti çekilmesi mukogingival birlesime ulasmis veya geçmistir, interdental bölgede yumusak doku veya kemik kaybi vardir, dar veya genis olabilir. Sinif IV: Diseti çekilmesi mukogingival birlesime ulasmis veya geçmistir, interdental bölgede yumusak doku veya kemik kaybi siddetlidir, dis malpozisyonlari görülebilir. Diseti çekilmelerinin klinik semptomlari Diseti çekilmesi bulunan hastalarda çekilmelere bagli olarak çesitli sikayetler görülebilir. Bunlar; *Asiri dentin duyarliligi *Kök çürükleri *Estetik problemler *Disi kaybetme korkusu *Pulpa hastaliklari Asiri dentin duyarliligi : Diseti çekilmelerine bagli olarak görülen dentin duyarliligi çesitli sebeplerle ortaya çikabilir. Bunlar; • Açiga çikan sementin periodontal tedaviler esnasinda (Küretaj, Kök planlamasi vb.)tamamen uzaklastirilmasi. • Açiga çikan sementin nekroz olarak yer yer dökülmeleri • Mine ile sementin anotomik olarak birlesmemesi ve dentinin açikta olmasi • Hatali dis firçalama ile sementin tamamen kaldirilmasi Asiri dentin duyarliliginin tedavisinde kimyasal ajanlar kullanildigi gibi (fenol bilesikleri, formaldehit, sodyum florid, stransiyum, kalsiyum hidroksit vb.) dolgu, kuron ve cerrahi islemlerle de açikta kalan dentinin kapatilmasi yollari denenebilir. Kök çürükleri : Kök çürüklerinin etiyolojisi ile birçok neden ortaya sürülmüstür. Bununla beraber diseti çekilmeleri ile agiz ortamina açilan köklerde kök çürüklerine sik olarak rastlanmaktadir. Bunlarin tedavileri dolgu uygulamalari ile yapilir. Estetik problemler: Diseti çekilmelerinin sonucunda dislerin klinik kuron boylari artar. Özellikle ön bölgede hastalar dislerini uzamis gibi hissederler ve estetik sorunlar ortaya çikar. Hastalar için bu durum asiri hassasiyet ve kök problemlerinden daha önemlidir. Bazilari cerrahi islemlerle tedavi edilebilirler. Ileri derecede problemli ve cerrahi olarak tedavi edilemeyenlerde epitezler kullanilabilir. Dis kaybetme korkusu : Hastalarin çogu disetlerinde çekilmeler oldugunu hissedince genellikle dislerini kaybetme korkusuna kapilirlar. Bunun bir Pyorrhea oldugu kanisina varirlar. Pulpal hastaliklar : Diseti çekilmeleri ile pulpa hiperemilerinin olusabilecegi bildirilmesine ragmen endodontik lezyonlarin etiyolojisinde açikça bildirilememektedir. Ancak kök yüzeyinin açikta kalmasiyla pulpada genislemelerin olabilecegi bildirilmektedir. Diseti çekilmelerinin tedavileri Diseti çekilmelerinde açiga çikmis kök yüzeyinin kapatilmasina yönelik islemlere mukogingival operasyonlar denilir. Bunlar; Laterale kaydirilan flep : Ilk kez 1956 da Grube (22) tarafindan tanimlanmistir. Daha sonra 1964 de Corn(23) tarafindan modifiye edilmistir. Amaci açiga çikmis kök yüzeyinin yan tarafindaki disetinin açik kök yüzüne kaydirilarak kök yüzeyini örtmektir. Kaydirmanin yapilabilmesi için lateralde yeterli verici dokunun bulunmasi gerekir. Diseti ve alveol kemiginin durumuna göre tam kalinlik veya yarim kalinlik olabilir. Teknik;Gerekli anesteziler yapilir. Çekilme olan bölgenin meziya-distal ve apikalinden 2-3 mm uzakta bir insizyon yapilir. Bu insizyon çekilmenin oldugu köklerin etrafindaki diseti kenari ve periodontal ceplerin uzaklastirilmasi için yapilir. Artik dokular uzaklastirilip kök düzlestirmesi yapilir. Verici bölgenin hazirlanmasina geçilir. Verici bölge alici bölgeden 1.5-2 kat genislikte olmalidir. Dikey bir indizyon yapilir ve yarim kalinlik flep kaldirilir. Elde edilen flep açik kök yüzeyine kaydirilir. Flepin tabaninda gerilmeler oldugu zaman flepin alt distal kösesinden oblik bir rahatlatici insizyon yapilarak flepin daha rahat yer degistirmesi saglanabilir ve flep kök yüzeyini örtecek sekilde disetine dikilip patla kapatilir. Çift papil yana kaydirilan flep: Cohen ve Ross (24) tarafindan 1968 de tanimlanmistir. Açik kök yüzeyini örtmek için komsu iki papilden yararlanilir. Teknik; Gerekli anesteziler yapilir. Alici bölgeye V seklinde bir insizyon yapilarak artik dokular temizlenip kök düzlestirilmesi yapilir. Çekilme olan bölgenin meziyal ve distalindeki papiller yarim kalinlik fleple kaldirilir. Elde edilen flepler kök yüzeyi üzerinde yan yana getirilerek dikilir ve patla örtülür. Kuronale kaydirilan flep: Noberg (25) tarafindan 1926 da tanimlanmistir. Amaci çekilmenin oldugu disin apeksi bölgesinde yeterli yapisik diseti mevcudiyeti durumunda bu yapisik disetini kuronale dogru kaydirarak açik kök yüzeyini örtmeyi amaçlar. Teknik; Gerekli anesteziler yapilir. Çekilmenin bulundugu dislerin marginal kenarindan baslayarak mukogingival sinira kadar vertical insizyonlar yapilir. Cep epitelinin eliminasyonu için internal bevel insizyon yapilir ve tam kalinlik flep kaldirilir. Kök yüzeyi düzlestirilir ve flep mümkün oldugunca kuronale çekilerek kök yüzeyini örtecek sekilde dikilir ve pat yerlestirilir. Semiluner kuronale kaydirilan flep : Tarnow (26) tarafindan 1986 da tarif edilmistir. Amaci yapisik disetinin semiluner olarak kuronale kaydirilip açik kök yüzeyini kapatmaktir. Teknik; Gerekli anestezi yapilir. Çekilmenin apikalinde ve diseti kenarina paralel yarim ay seklinde insizyon yapilir. Insizyonun diseti kenari ile olan mesafesi flep kuronale yerlestiginde flebin tabani en az 2mm kemik üzerinde kalacak sekilde ayarlanmalidir. Lateral ve meziyalde disetinin devamliligi korumak üzere yarim kalinlik flep kaldirilir ve flep kuronale kaydirilarak açik kökü kapatacak sekilde yerlestirilip patla örtülür. Serbest Diseti Grefti (SDG) ve kuronale kaydirilan flep : Bernimoulin (27) tarafindan 1973 de tanimlanmistir. Amaci diseti çekilmelerinin apikalinde yeterli yapisik diseti yoksa Sullivan(20)&#8217;in tarif ettigi gibi önce SDG ile yeterli yapisik disetini elde etme daha sonra bu yapisik disetini kuronale kaydirarak açik kök yüzeyini örtmektir. Teknik; Operasyon iki asamada tamamlanir. Önce SDG ile yeterli yapisik diseti elde edilir. Bunun için gerekli anesteziler yapilir. Yapisik diseti miktarinin artirilacagi bölge alici bölge, greftin alinacagi bölge ise verici bölge olarak tanimlanir. Alici bölgeyi hazirlamak için mukogingival hat boyunca insisyon yapilir. Kemik üzerinde periost kalacak sekilde mukoza apikale dogru kaydirilir ve yatagin apikal kismina dikilir. Sonra greft alinmasi asamasina gelinir. Greft aliminda genellikle palatinal mukoza yada dissiz alanlar tercih edilir. Alici yatagin büyüklügüne görü greft 1/3 oraninda daha büyük olarak alinir ve alinan greft alici bölgeye dikilir. Verici bölge pat ile kapatilir. Greftin üzeri ise alüminyum foli ile kaplanip pat ile örtülür. En az 14-16 haftalik bir iyilesme döneminden sonra yeterle yapisik diseti elde edildikten sonra kuronale kaydirma islemi yapilir. Kuronale kaydirilan flep teknigindekine benzer sekilde açik kök yüzeyi örtülür. Subepitelyal bag dokusu grefti : Langer (28) tarafindan 1985 de açik kök yüzeyini kapatmak amaci ile tarif edilmistir. Teknik; SDG&#8217; de oldugu gibi alici ve verici bölgeleri içerir. Gerekli anesteziler yapilir. Önce alici bölge hazirlanir. Çekilmenin oldugu disleri kapsayacak sekilde vertikal insizyonlar yapilir, yarim kalinlik flep kaldirilir ve kök yüzeyi temizlenir. Bag dokusu greftinin alinmasi islemine geçilir, bunun için genellikle palatinal gingivanin molar ve premolar bölgeleri tercih edilir. Palatinal bölgede epitelin altindan elde edilen bag dokusu yaglarindan arindirilir ve açik kök yüzeyi üzerinde mine sement sinirinin apikalininde olacak sekilde yerlestirilir ve greft periosta tutturularak flep üzerine dikilip patla örtülür. Yönlendirilmis Doku Rejenerasyonu(YDR): Periodontal defektlerin tedavisi için Nyman (29) tarafindan 1982 de tarif edilmistir. Amaci uygun bir bariyer kullanarak seçilmis hücrelerin defekti doldurarak istenmeyen hücrelerin defekt bölgesinder uzaklastirilmasini saglamaktir. Daha sonra gelistirilen teknik diseti çekilmelerinin tedavilerinde de kullanilmaya baslanmistir. Bu amaçla ilk olarak 1992 de Pini-Prato (30) tarafindan tarif edilmistir. Teknik; Gerekli anesteziler yapilir. Açikta kalan kökü içine alacak sekilde oblig ve intrasulculer insizyonlar yapilir. Mukogingival birlesime kadar tam kalinlik, mukogingival birlesimden sonra yarim kalinlik flep kaldirilir. Kök yüzeyi düzlestirilir, alveol kretinin tepesinden 2mm daha apicalde olacak ve kök yüzeyini kaplayacak sekilde bariyer(membran) yerlestirilir. Bariyer kök üzerine sabitlenerek flep mümkün oldugunca kuronale çekilip üzerine dikilir. Pat uygulanmaz. 4-6 hafta sonra ikinci bir operasyonla bariyer çikarilir.<br />
Sonuç; Diseti çekilmeleri klinik olarak çok yönlü degerlendirilmeli çekilmeninetiyolojisi tespit edilerek etiyolojik etken ortadan kaldirilmali ve uygun cerrahi yöntemler kullanilarak tedavi yoluna gidilmelidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynaklar • Stoner JE, Mazdyorma S. Gingival recession in the lower incisor region of 15 year old subjects. J Periodontol 1980;51(2):74-76. • Scabbia A, Trombelli L. Long-term stability of the mukogingival complex following guide tissue rejeneration in gingival recessiondefects. J Clin Periodontol 1998;25:1041-1046. • Sandalli P. Periodontoloji Erler Matbaasi Istanbul 1981. • Lindhe J. Lindhe J. Textbook of clinical periodontology, 2 nd edt. 3 rd printing, Copenhagen, 1992. • Gartrell JR, Mathews DP. Gingival recession the condition, process, and treatment. Dent Clin of Nort America 1976;20(1):199-212. • Placek M, Skoch M, Mrklas L. Significence of the labial frenum attachment in periodontal disease in a man part I. Classification and epidemiology of the labial frenium attachment. J Periodontol 1974;45:891. • Gorman WJ. Prevelance of aetiology og gingival recession. J Periodontol1967: 38;316. • Winders RV. Gingival recession of mandibular incissor related to malocclusion of the teeth. J Win State Dent Soc 1971;47:339. • Ochsenbein C, Maynord JG. The probleh of attached gingiva in children. J Dent Child 1974; 41:263. • Carranza FA, Newman MG. Clinical periodontology. WB sounders company, Philadelphia, London, Toronto, Montreal, Sydney, Tokyo, 8 th edication. 1996; 228-231. • Grant DA, Stern IB Lisgarten MA. Gingival recession in periodontics, in the tradition of Gottlieb and Orban Eds periodontics, the Mosby Co St Louis, Washington, Toronto, 1988. • Ataoglu T, Mürsel M. Periodontoloji. Damla ofset, Konya 1999;82-83 • Sandholm L, Neimi ML, Ainamo J. Identification of soft tissue brushing lesions. A clinical and scanning electron microscopic study. J Clin Periodontol 1982;9:397-401. • Khocht A, Simon G, Person P, Denepetiyu JC. Gingival recession in relation to history of hand toothbrush use. J Periodontol 1993;64:900-905. • Radentz WH, Barnes GP, Cutright DE. A survey of factors possibly associated with cervical abrasion of tooth surfaces . J Periodontol 1976;4:3:148-154. • Vehkalahti M. Occurance of gingival recession in adults. J Periodontol 1989;60(11):599-603. • Beck J, Hand J, Hunter R, Feild H. Prevelance of root surface caries among institutinalized older persons. Com. Dent Oral Epidemiol 1980;8:84. • Sanges G, Gjermo P. Prevelence of oral soft and hard tissue lessions related to mechanical toothcleaning precedures. Comm Dent Oral Epidemiol 1976;4:77 • Baelum B, Fejerskow O, Karring T. Oral hygiene, gingivitis and periodontal breakdown in adult Tanzanian, J Periodontol Res 1986;21:221. • Sullivan HC, Atkins JH. Free authogenous gingival graft I principles of succesful grafting. Periodontics 1968;6:5. • Miller PD Jr. A classificatuon of marginal tissue recession. Int J Periodont Restor Dent 1985;5:9. • Grupe HE, Caffes RF. Repair of gingival defects by sliding flap operation. J Periodontol 1956; 27:92. • Corn H. Edentulous area pedicle graftsin mukogingival surgary. Periodontics 1964;2:229. • Cohen DW, Ross SE. The double papilla repositioned flap in periodontal therapy. J Periodontol 1968; 39:65. • Norberg O. Ar en utlaking utan vavnadsforlust otonkbar vid kirurgisk behadling va s.k. alveolarpyorrhoe ? Sven. Tandlak Tidskr. 1926;19:171. • Tarnow DP. Semilunar coronally repositioned flap. J Clin Periodontol 1985;13:182. • Bernimoulin JP, Luscher B, Muhleman HR. Coronally repositioned periodontal flap. J periodontol 1975;2:1 • Langer B, Langer L. Subepitthelial connective tissue graft technique for root coverage. J Periodontol 1985;56:715. • Nyman S, Gottlow J, Karring T, Lindhe J. The regeneration potantiel of the periodontal ligament, An experimental study in the monkey, J Clin Periodontol, 1982, 9:257. • Pini-Prato G, Tinti C, Vincenzi G et al. Guide tissue rejeneration versus mucogingival surgery in the treatment of buccal gingival recession. J Periodontol 1992;63:919. * Doç.Dr. Atatürk Üniversitesi Dis Hekimligi Fakültesi Periodontoloji ABD **Ars.Gör.Dt. Atatürk Üniversitesi Dis Hekimligi Fakültesi Periodontoloji ABD</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ </h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü ve Tedavisi</a></h3><p>Bu yazının amacı: Diş çürüğü ve tedavisi konusunda hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ve diş çürüğü oluşumunun önlenmesidir. Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur? Yetersiz ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/farelerde-kok-hucreyle-dis-yetistirildi.php" rel="bookmark">FARELERDE KÖK HÜCREYLE DİŞ YETİŞTİRİLDİ !..</a></h3><p>Japon bilim adamları, farelerde kök hücreden diş üretmeyi başardılar. Bunun protezi tarihe karıştırabileceği belirtiliyor. BBC ve Daily Mail'in haberine göre, Tokyo Bilimler Üniversitesi araştırmacıları, kök ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-nedir.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü Nedir ?</a></h3><p>Diş çürüğü nedir? Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</a></h3><p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden "HİPNODONTİ"in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php" rel="bookmark">Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</a></h3><p>" Ye ekşiyi doğur Ayşeyi " Ne kadar Doğru ? Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-boslugu-nedir.php" rel="bookmark">Ağız Boşluğu Nedir ?</a></h3><p>Ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. Ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (ağız), ...</p></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ferahnefes.com/diseti-cekilmelerinde-tani-ve-tedavi.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</title>
		<link>http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php</link>
		<comments>http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Oct 2010 11:59:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Hekimleri İçin...]]></category>
		<category><![CDATA[Ferah Nefes ve Ötesi..]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ferahnefes.com/?p=231</guid>
		<description><![CDATA[<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2010/10/hypnosis.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-232" title="Hypnotism Concept" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2010/10/hypnosis-226x300.jpg" alt="hypnosis 226x300 Diş Hekimliğinde HİPNOZ....HİPNODONTİ" width="226" height="300" /></a></p>
<p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden &#8220;HİPNODONTİ&#8221;in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ortaya çıkan akut ve kronik ağrıların tedavisinde kullanılmaktadır. Diş hekimleri günlük çalışmalarında, hipnotik telkinler yardımı ile yeni yeni ilginç kullanım alanları geliştirmektedirler.</p>
<p><span id="more-231"></span></p>
<p>Diş hekimliği literatüründe konu ile ilgili çok geniş araştırma, makale ve kaynak bulmak mümkündür. Son on yılın literatürü içinde toplayan &#8220;Dünyada Hipnoz &#8211; Makale Özetleri&#8221; kitabımızda da görüleceği gibi, hipnodonti ile ilgili son on yılda bir çok araştırma ve makale yayınlanmıştır. 1980 öncesi dönemde göze çarpan çalışmalar arasında Badra (1961), Bernick (1972), Bodecker (1956), Cheek ve LeCson (1968), Crowder (1965), Damseaux (1959), Drewer (1961), Golan (1975), Hortland (1966), Kornfield (1988) Klopp (1975), McAmmond (1971), Mason (1960), Owens (1970), Roston (1975), Scott (1968), Secter (1965), Shaw (1958), Thompson (1963), Wald ve Kline (1955)</p>
<p>Konu ile ilgili ilk çalışmalar Burgess (1952) tarafından başlatılmıştır. Bu çalışmaları da diş hekimliği psikolojisi ile hipnoz arasındaki köklü ilişkiye değinilmiştir. HİPNODONTİK terimini literatüre tanıtan kişi Moss (1956) olmuştu. Bu terimi tanımlarken; Diş biliminde hipnozun kullanımı ve yararlılıklarını ihdas eden bir dal olduğunu söylemiştik. Ayrıca diş hekimliği pratiklerinde kullanılan telkin ve diğer yöntemleri de bu kapsamın içinde mütalaa etmiştir.</p>
<p>Konu ile ilgili dikkate değer ilk kitap 1950 ve 1958 yılında yayınlanmıştır. Stolzenberg tarafından yayınlanan 1950 tarihli bu kitap &#8220;Psychosomatics and Sugestion Therapy in Dentistry&#8221; ismi ile basılmıştır. 1958 yılında Shaw tarafından yayınlanan diğer kitabın ismi ise &#8220;Clinical Applications of Hypnosis in Dentistry&#8221; dır. Show&#8217;a göre diş hekimliği pratiklerinde ciddi hipnoz indüksiyon tekniklerine ihtiyaç kalmadan, basit telkinler vasıtası ile bir çok dental işlem yürütülebilmektedir. Ancak daha ciddi ve komplike problemleri olan bazı hastalarda hipnotik indüksiyon yöntemi tercih edilmelidir.</p>
<p>Ament (1955) yayınladığı bir çalışmasında hipnozun dental pratiklerde kullanılması ile ilgili olarak ilginç bir yaklaşım getirmiştir. &#8220;Time Distortion&#8221; uygulaması ile, koltukta pratik için saatlerce kalmak zorunda kalan hastalara bu süre kısaltılmaktadır. Hasta hipnotik transa alınmakta ve zamanın çok çabuk geçtiği konusunda verilen telkinler ile hastanın uzun pratik zamanını çok kısa algılaması temin edilmektedir. Hastanın pratik işlemleri bittiğinde transtan çıkartılmakta ve hastaya ne kadar süre geçtiği sorulmaktadır. Hastalar işlem süresinin çok kısa sürdüğünü ve çok rahat ettiklerini ifade etmektedirler.</p>
<p>Diş gıcırdatması genellikle gece uykusunda veya alkolün etkili olduğu dönemler boyunca ortaya çıkan ciddi bir problemdir. Bilinç altındaki dürtülerden oluşan bu diş gıcırdatmaları sonucunda sağlıklı dişler tahrip olur, mine tabakaları zedelenerek hastalıklı bir diş takımı oluşur.</p>
<p>&#8220;Briksizm&#8221; olarak adlandırılan diş gıcırdatması bilinçaltındaki stress ve gerilimin bir nevi ifadesidir. Uykuda iken bu gerilim ve sıkıntı kendini bu şekilde ortaya koyar. Hipnoz altında iken sağlanan derin solunum çalışmaları, hastaların bir kısım stress ve gerilimlerini atmak için yeterli olmaktadır. Bazen de direk baskılama yöntemi şeklinde verilen telkinler vasıtasıyla semptomlar kontrol altına alınabilmektedir. Direk baskılama yöntemi bilinçaltındaki gerilim nedenleri veya olayı ortaya çıkaran gerçek nedenler tesbit edilemediğinde uygulanmalıdır.</p>
<p>Bazı vakalarda semptom değiştirme uygulanabilir. Diş gıcırdatması olan hastalara posthipnotik telkinler ile, diş gıcırdatması yerine el parmaklarını herhangi bir yere vurma ve fiskeleme şeklinde semptom ikame edilebilir. Veya daha başka uygun bir alternatif semptom bulunabilir.</p>
<p>Bazı vakalarda ise otohipnoz ve ototelkin yöntemi kullanılmaktadır. Uyku zamanı geldiğinde hastalar kendi kendilerine ototelkin vererek, dişlerini gıcırdatmıyacaklarını telkin eder ve uyurlar. Uyku süresince dişlerini gıcırdatmadıkları tesbit edilmiştir.</p>
<p>Bazı vakalarda kişiler hipnotik transa alınmakta ve bir müddet sonra telkin ile normal uykuya geçmesi sağlanmaktadır. Hasta normal uykuya geçtikten sonra diş gıcırdatması başlamaktadır. Bu hastalar hemen uyandırılmakta ve diş gıcırdatması kesilmektedir. Ardından tekrar uyumalarına izin verildiğinde, diş gıcırdatmasının süratli bir şekilde tedavi olduğu gözlemlenmiştir.</p>
<p>Kuhne (1959) ve Sinyer (1960) hasta ile hekim arasındaki psikolojik süreçleri ve karşılıklı ilişkileri incelemiştir. Singer özellikle Adler tarafından geliştirilen bazı teknikler üzerinde durmuştur.</p>
<p>Secter (1960) hipnozun diş hekimliğinde kullanım alanlarını göstermiş ve özellikle öğürme ve geğirme refleksinin tedavisinde hipnozun kullanımını göstermiştir. Hipnoz geğirme ve öğürme refleksinin kontrolünde kıymetli bir yöntemdir. Konu ile ilgili bir çok çalışma yapılmıştır. Bunlar arasında Ament (1971) Chastain (1965), Stolzenberg (1959-1961), Wegand (1972) sayılabilir. Barlett (1971) direk telkin vasıtası ile öğürme refleksinin önüne geçilebileceği belirtilmiştir.</p>
<p>Bilindiği gibi ağzı çok hassas kişilerde normal dişlere karşı bile bir öğürme duygusu oluşmaktadır. Bu tip hastaların muayenesinde herhangi bir organik neden bulunamamıştır. Ayrıca çeşitli diş protezleri ve apareyleri kullanan bazı hastalarda da durum aynıdır. Bunlarda da dayanılmaz bir öğürme refleksi başlayabilmektedir.</p>
<p>Konunun daha da vüzuha kavuşabilmesi için bir vaka takdimi yapmakta yarar vardır. Crasilneck (1971) ten naklettiğim bu vakada hastamız otuz yaşlarında, iki çocuk annesi, evli bir bayandır. Hastamızın dişleri ileri derece bir hassasiyete sahiptir. İlkokuldan bu tarafa dişlerine dışardan gelebilecek herhangi bir uyarı çok rahatsızlık vermektedir. Bu nedenle dişlerini fırçalamak ve temizlemek hemen hemen imkansız bir hale geliyordu. Zaman zaman almak zorunda kaldığı soğuk ve sıcak içeceklere tahammül edemiyordu. Her türlü farklı uyarı hastayı rahatsız ediyordu.</p>
<p>Hasta tüm bu şikayetlerden kurtulmak ümidiyle hipnoterapi ile tedavi olmak istiyordu. Hasta bu hassasiyeti nedeni ile diş kürdanı, diş ipi gibi temizleyici şeyler de kullanamıyordu. Tüm bunların yanında hastanın dişlerine cerrahi bir müdahale yapılmak zorunluluğu da ortaya çıkmıştı. Cerrahi öncesi muayenenin yapılması ve cerrahi sonrası oluşacak ağrıyı düşünmesi bile hastayı ileri derecede rahatsız ediyordu. Bu düşünceler altında hasta yüksek bir gerilim içine giriyor ve depresyona eğilim gösteriyordu. Hastanın ağzı ve dişleri ile ilgili sahip olduğu stress ve reaktif depresyon haricinde herhangi bir psikolojik sıkıntısı ve rahatsızlığı olmadığı gözleniyordu. Tüm bu şartlar altında, samimi bir dille diş doktoruna şöyle diyordu: &#8220;Dişçiye gitmektense bir bebek doğurmayı tercih ederim. Bebek doğurmak bu işlemin yanında benim için daha kolay gelmektedir.&#8221; Hasta ile yapılan görüşmeden sonra hastaya hipnodonti çalışması yapılmaya karar verildi.</p>
<p>El yükseltme testi vasıtası ile oluşturulan hipnotik indüksiyon yöntemi başarılı olmuştu. Hastada eldiven anestezisi oluşturuldu. Hastanın gözleri açık bir şekilde parmakları üzerinde ağrılı uyaran verildi. Hekimin tırnakları vasıtasıyla, hastanın parmaklarına verilen ağrılı uyaranlarda hasta hiçbir ağrı hissetmediğini duyumsadı ve gözlemledi. Bu şekilde hasta hipnoanestezi vasıtası ile ağrıyı kontrol edebileceğini gördü. Parmaklarda oluşturulan bu anestezi hali, vücudun diğer bölgelerine de rahatça yapılabilir veya taşınabilirdi. Aynı anestezik ve analjezik etki ağız içine de ulaştırılabilirdi. Bunun üzerine hastaya verilen otohipnoz ve ototelkin telkinleri sayesinde, ağzındaki hassasiyeti azaltması önerildi.</p>
<p>Hasta, günlük olarak yaptığı uygulamalar ile ağzı içindeki hassasiyeti azaltmayı başardı. Dışarıdan gelen uyarılara karşı artık bir tepki olmuyordu. Her geçen gün alınan sıcak ve soğuk sıvılara karşı tahammül artıyor ve ağrı duyusu azılıyordu. Sonuçta hasta diş hekimliği ile ilgili yapılacak her türlü manipülasyona fiziki ve ruhsal olarak hazır olduğunu söyledi.</p>
<p>Hastanın durumunu tesbit edebilmek için her gün hekimin bürosuna uğraması söylenerek günlük raporlar alındı. Hasta her gün iki kez otohipnotik transa giriyor ve kendisine öğütlenen telkinlerin yerine getiriyordu. Bu telkinlerde ağzı ve dişleri ile ilgili desensitizasyon telkinleri mevcuttu. Hasta transtan çıktığı zaman hissettiklerini şu şekilde dile getiriyordu: &#8220;Uykunun derin bir aşamasına ulaşıyorum. Ancak, düşündüğüm ve yaşadığım her şeyi detaylarına kadar hatırlıyorum.&#8221; Trans esnasında yaşanan olayların tamamının hatırlanması bir çok kişide meydana gelmektedir. Bazıları az şey hatırlarken, bazıları hiç bir şey hatırlayamamaktadır.</p>
<p>Bu aşamada hastaya; ağzı içinde yapılmasına tahammül edemeyeceği bir işlemin veya düşüncenin olup olmadığı soruldu. Hasta bu soruya şöyle cevap verdi: &#8220;Dişlerimin arasından havanın geçmesine veya emilmesine asla tahammül edemem. Böyle bir işleme bir saniye bile dayanabileceğimi zannetmiyorum.&#8221; Hastanın bir sarsıtıcı ve anlamsız görünen cevabı için doktoru ototelkinlere devam etmesini söyledi.</p>
<p>Hasta yine günlük raporlarını vermesi için büroya uğruyordu. Hassasiyet, ağrı, korku ve huzursuzluk bir hafta sonra tamamen sona ermişti. İki hafta sonra herhangi bir komplikasyon olmadan hipnoanaljezi ve hipnoanestezi sayesinde hastanın ağzındaki cerrahi işlem başarılı bir şekilde tamamlandı. Hastaya verilen posthipnotik telkinler ile cerrahi sonrası tüm olumsuz duyguları hissetmesinin önüne geçildi. Bir hafta sonra hasta kendi haline bırakıldı. Hasta zaman zaman ağzından ve dişlerinden kaynaklanan problemlerle karşılaştığında otohipnozu kullanmaktadır. Bu şekilde problemlerin üstesinden gelmektedir.</p>
<p>Kişiler ne kadar sağlam yapılı olsalar da, diş ile ilgili uygulamalar ve işlemler insanlarda her zaman bir sıkıntı ve stress kaynağı olmuştur. Hiç bir kimse güle oynaya dişçi koltuğuna oturmaz&#8230; İstemese de, sevmese de&#8230; zorunluluk nedeni ile o koltuğa ve hekimin uygulamalarına tahammül eder.</p>
<p>Bazılarına göre oral kavitenin fonksiyonları çok önemlidir. Özellikle Freud ve takipçilerinin üzerinde durduğu temel konu, psikolojik gelişimdeki oral aşamanın durumudur. Bebeğin gelişmesinde oral aşamanın rolünden büyük olduğunu iddia etmektedirler. Bir çok nevrotik problemi ve kişilik yapısının bu erken çoçukluk döneminde ortaya çıktığını iddia etmektedirler. Bu dönemde meydana gelen sapmalar, saplantılar ve fiksasyanlar, bir çok patolojik bireyi doğurmaktadır. Buna bağlı olarakta oral kavitenin hassasiyetleri ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Bir çok alışkanlık oral karakter eğilimlerinin yansımasına bağlıdır. Fazla yemek yemek, sigara içmek, alkol almak bunlara bağlıdır. Oral fiksasyon bazı homoseksüel fantazilerin gelişmesine ve bazı depressif formların ortaya çıkmasına neden olabilir.</p>
<p>Bazı nevrotik problemlerde de olduğu gibi, normal psikolojik gelişim esnasında ağız boşluğunun bu psikolojik önemi yanında, diş uygulamalarında insanların psikolojik bir sıkıntı ve gerilim içine girmesi insanları şaşırtmamalıdır. Çünkü oral boşluk gelişimin erken dönemlerden itibaren, en önemli bir iletişim merkezi ve odağı olmuştur. Bunun da ötesinde, insanın hayatiyetini devam ettirmekte gerekli olan yiyecek ve gıda alımı, konuşmanın temini, hatta sevginin ifadesi bu bölgenin bir fonksiyonudur. Böyle önemli bir bölgenin, diş uygulamalarına tabi tutulması, cerrahi işleme sokulması insanda elbette huzursuzluk ve gerilim yarartacaktır. (Pavasi, 1963; Raginsky, 1958; Sandar, 1961) Tüm bu bilinçaltı gelişim ve düşüncelerinin etkisi altında birey, kendisine uygulanacak işlemlere gereğinden fazla önem atfederek, yoğun bir stress altına girebilir. Bilinçaltındaki olumsuzluk dolu duygularını fiziksel bir ağrıya dönüştürebilir. (Castillo, 1960)</p>
<p>Bazı hastalar yıllardır baskıladıkları bu fantazi ve duygularını veya oral gerilimlerini, diş uygulamalarına projekte ederler. Böyle kişilerde sonuçta anksiyete oluşur, gerilim artar ve normal bir işlem şeklinde oluşması beklenen diş uygulamaları karmakarışık bir duygular kombinezonu halini alır.</p>
<p>Bu tip vakalarda hekimler hastanın psikolojik dinamiklerini keşfetmeye çalışmalıdır. (Barlard, 1961). Hasta niçin ve neden böyle bir semptom geliştirmektedir. Niçin böyle bir savunmaya gerek duymaktadır. Hipnoanaliz yöntemi ile hastaların bilinçaltındaki duyguları keşfedilir ve sembolizasyon mekanizması ortaya çıkarılabilir. Hastaların psişik dinamikleri ortaya çıkarıldıktan sonrada, onlara uygulanan bir tedavi yöntemi izlenir.</p>
<p>Jacoby (1968) yayınladığı çalışmalarında 300 hastasını daha önceden hazırladığı teyp kasetleri sayesinde hipnotik transa aldığını ve dental işlemlerini başarı ile yaptığını belirtmiştir. Stoptos (1958) hastalarında özel problemler çıktığında hipnodontiyi uyguladığını ve başarılı olduğunu söylemiştir. Smith (1965), dental uygulamalarda hipnodontiyi çocuklar üzerinde denemiş ve çok olumlu sonuçlara ulaşmıştır.</p>
<p>Corchrar ve Secter (1965) dört yıl boyunca histerik olarak tad duyusunu kayeden bir hastayı hipnodonti yöntemiyle tedavi ettiklerini belirtmişlerdir.</p>
<p>Stolzenery (1961) hipnotik yaş gerilemesini kullanarak iki hastadaki &#8220;diş fobisi&#8221;nin kaynaklarını araştırmıştır. Her iki hastada da erken dönemde uygulanan bir diş cerrahi operasyonunun bu korkudan sorumlu olması beklenirken, sonuç böyle çıkmamıştır. Her iki hastada kulaktan duyma ve toplumsal etkilenme sonucu &#8220;Diş fobisi&#8221;nin oluştuğu görülmüştür.</p>
<p>B. DİŞ HEKİMLİĞİNDE HİPNOZUN KULLANIM ZAMANLARI<br />
Diş hekimliğinde hipnozun kullanım endikasyonları Marcus (1963) bir liste halinde özetlemiştir. Bunlar;<br />
1- Diş tedavisine ihtiyacı olduğu halde buna izin vermeyen hastalara ulaşmada<br />
2- Gereksiz korku ve endişelerin hakim olduğu durumlarda. Böyle hastalar daha öneleri hoş olmayan bir diş uygulaması geçirmiş olabilirler ve duygularını bu olumsuz anıların üzerine bina etmiş olabilirler.<br />
3- Kimyasal meditasyona ilaveten veya onun yerine ikame edilmek üzere premedikasyon uygulamalarında<br />
4- Kimyasal anestezik kullanılmışsa bunlara bağlı sonradan çıkan hoş olmayan durumların önlenmesinde veya hiç kimyasal anestezik kullanılmamasında.<br />
5- Kalp hastalıkları, allerjik nedenler gibi kişiye has özellikler nedeniyle kimyasal analjezik ve anestezik olamayan hastalarda alternatif bir yöntem olarak.,<br />
6- Parmak emme, dili sorma gibi erken çocukluk dönemi alışkanlıkları ve öğürme refleksi gibi handikapları olan hastalarda,<br />
7- Diş uygulamaları esnasında hastaların yaşadığı olumsuz duyguları ortadan kaldırarak onlarla iyi bir iletişim içine girmek için,<br />
8- Kapiller kanamanın kontrolünde, salgı ve tükrük ifrazatının önlenmesinde,<br />
9- Diş uygulamalarında kullanılan çarkın hoş olmayan vibrasyon ve gürültünün azaltılmasında,<br />
10- Operasyon sonrası meydana gelebilecek kanama ve ağrının kontrol edilebilmesi için posthipnotik telkinlerin verilmesinde,<br />
11- Ağızdaki diş protezlerinin, yumuşak dokusu ve tüm dişler hakkındaki olumsuz zihinsel düşünce ve imajların ortadan kaldırılmasında HİPNODONTİ kullanılmaktadır.</p>
<p>Kanamanın kontrolü ile ilgili olarak diş literatüründe geniş bir yayın listesi bulunmaktadır. (Newman, 1971). Ancak konunun objektif kıstaslarının ortaya konabilmesi için daha çok klinik çalışmanın yapılması gerekmektedir. Yapılan bu çalışmalar hipnotik trans esnasında ve transtan önce pıhtılaşma faktörlerinin herhangi bir değişiklik arzettiği tesbit edilememiştir. Trans seviyesi, pıhtılaşma faktörleri üzerinde bir etki yaratmamaktadır ve herhangi bir değişikliğe neden olamamaktadır. Kanamanın kontrolünde temel nedeninin muhtemelen arteriollerin kontraksiyonudur. Bunun da bir ölçümü ve karşılaştırmak bir çalışması bugüne kadar yapılmamıştır. (Crasilneck ve Fogleman, 1957)<br />
Fakat, diğer bir gerçekte hipnoz altında iken hastalardan kanama mutlaka azalmaktadır. Hatta konu hemofili hastalar üzerinde de uygulanmıştır. Aynı sonuçlara ulaşılmıştır. (Dufour, 1968; Lucos, 1965, Newman, 1974) Hemofili hastalarında bir kanamanın ne kadar ciddi sonuçlar oluşturabileceği düşünülürse, hipnozun bunlar üzerindeki etkisi ciddi olarak düşünülmeye değerdir.</p>
<p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanım alanlarından çoğunu, hipnoanestizi ve hipnoanaljezi oluşturmaktadır. (Bartlett, 1970; Kroll, 1962) Aşağıda nakledeceğimiz vaka takdimi buna güzel bir örnektir. Hastamız, 32 yaşında bir bayandır. Hasta diş hekiminin bürosuna ilk gelişinden takiben 1,5 saat sonra hipnoz uygulamasına başlanmıştır ve hastaya şöyle uygulama yapılmıştır.<br />
&#8220;Gözlerini kapa ve tüm vücudumu tamamen gevşemesine izin ver. Sanki bezden bir bebek gibi olduğunu hissetmeye çalış ve konsantre ol.. Rahatça bükülebilen bir bebek. Şimdi gerginliklerini gider ve rahat ol.. Çok iyi&#8230; Çok iyi&#8230; Şu anda gevşemeni istiyorum. Tüm vücudunu tamamen gevşet. Tamamen gevşet&#8230; Daha da gevşet.. Çok güzel.. Çok güzel&#8230; Vücudun tamamen gevşedi. Sanki eklemlerin bir birinden ayrıldı. Kaslarının her lifi gevşedi. Şu anda göz kapaklarına büyük bir ağırlık koydum. Göz kapakların kurşun gibi bir ağırlığın altında&#8230;</p>
<p>Göz kapaklarını açmaya çalıştıkça göz kapakların daha da kapanıyor&#8230; Sanki tutkalla birbirine yapışmış gibi. Şu anda derin bir transa giriyorsun. Güzel bir hipnotik transa .. Çok başarılısın&#8230; Endişelenecek hiçbir şey yok.. Tekrar konsantre olmanı istiyorum. Şu anda sağ el işaret parmağına konsantre ol.. Zihinde işaret parmağını canlandır. Parmağının üzerine sanki bir eldiven geçirildi.. Eldiven geçen bölge tamamen hissizleşiyor.. Parmağında hiç bir ağrı duyusu kalmadı&#8230; Sadece basınç ve dokunma duyusunu hissedebiliyorsun&#8230; Basınçtan başka bir şey hissedemiyorsun. Şu anda göz kapaklarını açmaya izin veriyorum.</p>
<p>Göz kapaklarındaki ağırlığı kaldırdım.. Evet şu anda göz kapaklarını açabilirsin. Sağ elinin başparmağına dikkatlice bakmanı istiyorum. Şu anda gördüğün gibi tırnaklarım ile parmağını sıkıştırıyorum. Ancak hiç bir ağrı duymuyorsun. Sadece dokunmamı hissediyorsun. Evet başparmağından ağrı duyusunu tamamen kaldırdım&#8230; Artık gözlerini tekrar kapatabilirsin Lütfen ağzını aç ve anestezi oluşturduğumuz, uyuşturduğumuz parmağını ağzına götür.</p>
<p>Parmağını sancılı dişine dokundur.. Birazdan elindeki anesteziyi ağzına nakledeceğiz&#8230; Evet şu anda elindeki anestezi hissi ağzına geçti. Hissedebiliyorsun. Artık ağız içi tamamen uyuştu. Dişlerinde ve ağız içinde hiçbir sancın kalmadı. Artık hiçbir şey hissetmiyorsun.l Parmağını artık çıkarabilirsin. Çok güzel&#8230; çok güzel&#8230; Şimdi biraz da çok güzel ve hoş duygular içine gireceksin. Kulağına güzel bir müzik sesi geliyor. Kendini bu müzik sesine veriyorsun ve hoşça bir vakit geçiriyorsun. Seni muayene ederken ve ağzında gerekli işlemleri yaparken çok rahat ve huzur içinde olacaksın. Çok hoş duygular yaşayacak ve huzur içinde olacaksın. Hiç bir endişe ve korkun olmayacak. Evet işlemlere devam ediyorum. Müzik çok güzel.. Duygular çok güzel&#8230;&#8221;<br />
İşlem boyunca hasta ile hekim arasındaki iletişim bu şekilde devam eder. Cerrahi işlem bittikten sonra hastaya şu telkinler verilmiştir:</p>
<p>&#8220;Dişlerinden dolayı duyduğun huzursuzluk ve korkular artık bitti. Çünkü bütün problemlerin halledildi. Ağzında ve dişlerinde yapılması gereken tüm işlemler başarılı bir şekilde ikmal edildi. Bundan sonra kendi kendine ototelkinler vereceksiniz. Dişlerin ile ilgili cerrahi bir işlem ile karşılaştığında otohipnoza girerek şu telkinleri kendine yapacaksın &#8220;Diş hekimim ağzımla ve dişlerim ile ilgili işlem yaparken hiç bir şey hissetmeyeceğim&#8230; Çok rahat ve huzur içinde olacağım&#8230; Hiç bir ağrı duymayacağım. Hiç bir kuşkuya kapılmayacağım&#8230; Tüm diş uygulaması boyunca bu durumun muhafaza edeceğim&#8230; Dişlerime ve ağzıma cerrahi işlemler uygulandıktan sonra hiçi bir olumsuz duygu taşımayacağım. Daha sonra da ağrı duymayacağım.. Süratli bir şekilde iyileşeceğim.. Transtan çıkma zamanının geldiğinde ondan bire doğru sayacağım. Bir ile birlikte uyanacağım&#8221; diyeceksiniz.<br />
Cerrahi işlem bittikten sonra, aşağıdaki telkinler verilerek hasta transtan çıkartılmıştır.</p>
<p>&#8220;Cerrahi işlem başarılı bir şekilde bitirildi. Ağzın ve elinizin tamamen normal haline dönüştü. Gece boyunca rahat bir uyku çekeceksiniz. Kendi kendinizin doktoru gibi bundan sonra ağzınızın ve dişlerinizin bakımını yapacaksınız.. Gerektiğinde, herhangi bir işlem için diş hekiminize gittiğinizde otohipnozu kullanabileceksiniz. Şimdi sizi ondan bire doğru sayarak uyandırıyorum. Bir dediğimde dipdiri ve taptaze olarak, hayat dolu bir şekilde uyanacaksınız. 10 &#8211; 9 &#8211; 8 &#8211; 7 &#8211; 6 &#8211; 5 &#8211; 4- 3- 2 &#8211; 1..&#8221;<br />
Bazı araştırıcılar (Smith, 1970) otohipnozu hastalarında kullanmışlardır. Petrov, Traillov ve Kalentgiev (1964) 49 hastalarında hipnoaneljeziyi başarılı bir şekilde kullanmışlardır.<br />
Ülkemizde Diş tabibi Ali Eşref Müezzinoğlu&#8217;nu bu konuda oldukça ciddi çalışmaları mevcuttur. Geniş pratik çalışmalarını takdirle karşıladığımız, bu kıymetli hipnotist arkadaşımızın kendi vaka takdimlerini bir seri halinde yayınlanmasını bekliyoruz. Konuya ilgi duyan bir çok diş hekimi arkadaşımız, muayenehanelerinde bu tip uygulamaları yapmaktadır. Zaman zaman bizimle de iletişime geçen bu hekimlerimizin çalışmalarını efkarı umumiye aktarmalarında büyük yarar görmekteyiz.</p>
<p>Yukarıda özetlediğimiz kullanım alanlarında hipnodonti çok yararlı bir uygulamadır. Özellikle kimyasal anesteziklere karşı allerjisi bulunan hastalar için, hayati öneme haizdir. Bu tip özel vakalar literatürde sıkça neşredilmekte oldukça ilgi toplamaktadır. Bunlardan birini Crasilneck, McCranse ve Jenkis (1956) neşretmişlerdir. Procaine ve lokal anestizekleri ileri derecede hassasiyeti olan bir bayan hasta bu yöntemle tedavi edilmiştir.<br />
Öğürme refleksi ve diş gıcırdatması diş hekimlerinin sıkça karşılaşabilecekleri iki önemli problemdir. bu problemlerin kaynağında genellikle psişik bazı faktörler yatmaktadır. Bu nedenle diş hekimlerimizin bu tip vakalarda hipnoterapi uygulayacaksa psişik dinamikleri çok iyi bilmeleri uygun olur. Çalışmalarımız ve yayınladığımız kitaplar umarız ki, onlar için bir<br />
başlangıç olur.</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Diş Hekimliğinde HİPNOZ....HİPNODONTİ</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü ve Tedavisi</a></h3><p>Bu yazının amacı: Diş çürüğü ve tedavisi konusunda hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ve diş çürüğü oluşumunun önlenmesidir. Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur? Yetersiz ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-sagligi-icin-10-dakika.php" rel="bookmark">Diş sağlığı için 10 dakika&#8230;</a></h3><p>Ağız ve diş sağlığı için günde 10 dakika ayırmak yeterli. Türkiye'nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/sikca-sorulan-sorular-ve-cevaplari.php" rel="bookmark">Hasta Soruları !</a></h3><p>Hastalar tarafından sıkça sorulan sorular ve CEVAPLARININ yazılacağı sayfa olacaktır.</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php" rel="bookmark">DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON</a></h3><p>Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/diseti-cekilmelerinde-tani-ve-tedavi.php" rel="bookmark">Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ</a></h3><p>Özet Diseti çekilmeleri tüm popülasyonlari önemli derecede etkileyen ve Dis Hekimlerinin sik sik karsilastiklari durumlardandir.Bu çalismada diseti çekilmelerinin etiyolojisi, klinigi ve tedavileri ile ilgili genel ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/genel-mikrobiyoloji.php" rel="bookmark">GENEL MİKROBİYOLOJİ</a></h3><p>Her hekim arkadaşımın arşivinde bulunması gereken Genel Mikrobiyoloji bilgilerinin yararlı olması dileğiyle. Dt.Yaşar Çınar NAR GENEL MİKROBİYOLOJİ Kemoterapi: Herhangi kimyasal bileşiğin bir hastalığın iyileştirilmesi veya ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/farelerde-kok-hucreyle-dis-yetistirildi.php" rel="bookmark">FARELERDE KÖK HÜCREYLE DİŞ YETİŞTİRİLDİ !..</a></h3><p>Japon bilim adamları, farelerde kök hücreden diş üretmeyi başardılar. Bunun protezi tarihe karıştırabileceği belirtiliyor. BBC ve Daily Mail'in haberine göre, Tokyo Bilimler Üniversitesi araştırmacıları, kök ...</p></div></li></ul></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2010/10/hypnosis.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-232" title="Hypnotism Concept" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2010/10/hypnosis-226x300.jpg" alt="hypnosis 226x300 Diş Hekimliğinde HİPNOZ....HİPNODONTİ" width="226" height="300" /></a></p>
<p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden &#8220;HİPNODONTİ&#8221;in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ortaya çıkan akut ve kronik ağrıların tedavisinde kullanılmaktadır. Diş hekimleri günlük çalışmalarında, hipnotik telkinler yardımı ile yeni yeni ilginç kullanım alanları geliştirmektedirler.</p>
<p><span id="more-231"></span></p>
<p>Diş hekimliği literatüründe konu ile ilgili çok geniş araştırma, makale ve kaynak bulmak mümkündür. Son on yılın literatürü içinde toplayan &#8220;Dünyada Hipnoz &#8211; Makale Özetleri&#8221; kitabımızda da görüleceği gibi, hipnodonti ile ilgili son on yılda bir çok araştırma ve makale yayınlanmıştır. 1980 öncesi dönemde göze çarpan çalışmalar arasında Badra (1961), Bernick (1972), Bodecker (1956), Cheek ve LeCson (1968), Crowder (1965), Damseaux (1959), Drewer (1961), Golan (1975), Hortland (1966), Kornfield (1988) Klopp (1975), McAmmond (1971), Mason (1960), Owens (1970), Roston (1975), Scott (1968), Secter (1965), Shaw (1958), Thompson (1963), Wald ve Kline (1955)</p>
<p>Konu ile ilgili ilk çalışmalar Burgess (1952) tarafından başlatılmıştır. Bu çalışmaları da diş hekimliği psikolojisi ile hipnoz arasındaki köklü ilişkiye değinilmiştir. HİPNODONTİK terimini literatüre tanıtan kişi Moss (1956) olmuştu. Bu terimi tanımlarken; Diş biliminde hipnozun kullanımı ve yararlılıklarını ihdas eden bir dal olduğunu söylemiştik. Ayrıca diş hekimliği pratiklerinde kullanılan telkin ve diğer yöntemleri de bu kapsamın içinde mütalaa etmiştir.</p>
<p>Konu ile ilgili dikkate değer ilk kitap 1950 ve 1958 yılında yayınlanmıştır. Stolzenberg tarafından yayınlanan 1950 tarihli bu kitap &#8220;Psychosomatics and Sugestion Therapy in Dentistry&#8221; ismi ile basılmıştır. 1958 yılında Shaw tarafından yayınlanan diğer kitabın ismi ise &#8220;Clinical Applications of Hypnosis in Dentistry&#8221; dır. Show&#8217;a göre diş hekimliği pratiklerinde ciddi hipnoz indüksiyon tekniklerine ihtiyaç kalmadan, basit telkinler vasıtası ile bir çok dental işlem yürütülebilmektedir. Ancak daha ciddi ve komplike problemleri olan bazı hastalarda hipnotik indüksiyon yöntemi tercih edilmelidir.</p>
<p>Ament (1955) yayınladığı bir çalışmasında hipnozun dental pratiklerde kullanılması ile ilgili olarak ilginç bir yaklaşım getirmiştir. &#8220;Time Distortion&#8221; uygulaması ile, koltukta pratik için saatlerce kalmak zorunda kalan hastalara bu süre kısaltılmaktadır. Hasta hipnotik transa alınmakta ve zamanın çok çabuk geçtiği konusunda verilen telkinler ile hastanın uzun pratik zamanını çok kısa algılaması temin edilmektedir. Hastanın pratik işlemleri bittiğinde transtan çıkartılmakta ve hastaya ne kadar süre geçtiği sorulmaktadır. Hastalar işlem süresinin çok kısa sürdüğünü ve çok rahat ettiklerini ifade etmektedirler.</p>
<p>Diş gıcırdatması genellikle gece uykusunda veya alkolün etkili olduğu dönemler boyunca ortaya çıkan ciddi bir problemdir. Bilinç altındaki dürtülerden oluşan bu diş gıcırdatmaları sonucunda sağlıklı dişler tahrip olur, mine tabakaları zedelenerek hastalıklı bir diş takımı oluşur.</p>
<p>&#8220;Briksizm&#8221; olarak adlandırılan diş gıcırdatması bilinçaltındaki stress ve gerilimin bir nevi ifadesidir. Uykuda iken bu gerilim ve sıkıntı kendini bu şekilde ortaya koyar. Hipnoz altında iken sağlanan derin solunum çalışmaları, hastaların bir kısım stress ve gerilimlerini atmak için yeterli olmaktadır. Bazen de direk baskılama yöntemi şeklinde verilen telkinler vasıtasıyla semptomlar kontrol altına alınabilmektedir. Direk baskılama yöntemi bilinçaltındaki gerilim nedenleri veya olayı ortaya çıkaran gerçek nedenler tesbit edilemediğinde uygulanmalıdır.</p>
<p>Bazı vakalarda semptom değiştirme uygulanabilir. Diş gıcırdatması olan hastalara posthipnotik telkinler ile, diş gıcırdatması yerine el parmaklarını herhangi bir yere vurma ve fiskeleme şeklinde semptom ikame edilebilir. Veya daha başka uygun bir alternatif semptom bulunabilir.</p>
<p>Bazı vakalarda ise otohipnoz ve ototelkin yöntemi kullanılmaktadır. Uyku zamanı geldiğinde hastalar kendi kendilerine ototelkin vererek, dişlerini gıcırdatmıyacaklarını telkin eder ve uyurlar. Uyku süresince dişlerini gıcırdatmadıkları tesbit edilmiştir.</p>
<p>Bazı vakalarda kişiler hipnotik transa alınmakta ve bir müddet sonra telkin ile normal uykuya geçmesi sağlanmaktadır. Hasta normal uykuya geçtikten sonra diş gıcırdatması başlamaktadır. Bu hastalar hemen uyandırılmakta ve diş gıcırdatması kesilmektedir. Ardından tekrar uyumalarına izin verildiğinde, diş gıcırdatmasının süratli bir şekilde tedavi olduğu gözlemlenmiştir.</p>
<p>Kuhne (1959) ve Sinyer (1960) hasta ile hekim arasındaki psikolojik süreçleri ve karşılıklı ilişkileri incelemiştir. Singer özellikle Adler tarafından geliştirilen bazı teknikler üzerinde durmuştur.</p>
<p>Secter (1960) hipnozun diş hekimliğinde kullanım alanlarını göstermiş ve özellikle öğürme ve geğirme refleksinin tedavisinde hipnozun kullanımını göstermiştir. Hipnoz geğirme ve öğürme refleksinin kontrolünde kıymetli bir yöntemdir. Konu ile ilgili bir çok çalışma yapılmıştır. Bunlar arasında Ament (1971) Chastain (1965), Stolzenberg (1959-1961), Wegand (1972) sayılabilir. Barlett (1971) direk telkin vasıtası ile öğürme refleksinin önüne geçilebileceği belirtilmiştir.</p>
<p>Bilindiği gibi ağzı çok hassas kişilerde normal dişlere karşı bile bir öğürme duygusu oluşmaktadır. Bu tip hastaların muayenesinde herhangi bir organik neden bulunamamıştır. Ayrıca çeşitli diş protezleri ve apareyleri kullanan bazı hastalarda da durum aynıdır. Bunlarda da dayanılmaz bir öğürme refleksi başlayabilmektedir.</p>
<p>Konunun daha da vüzuha kavuşabilmesi için bir vaka takdimi yapmakta yarar vardır. Crasilneck (1971) ten naklettiğim bu vakada hastamız otuz yaşlarında, iki çocuk annesi, evli bir bayandır. Hastamızın dişleri ileri derece bir hassasiyete sahiptir. İlkokuldan bu tarafa dişlerine dışardan gelebilecek herhangi bir uyarı çok rahatsızlık vermektedir. Bu nedenle dişlerini fırçalamak ve temizlemek hemen hemen imkansız bir hale geliyordu. Zaman zaman almak zorunda kaldığı soğuk ve sıcak içeceklere tahammül edemiyordu. Her türlü farklı uyarı hastayı rahatsız ediyordu.</p>
<p>Hasta tüm bu şikayetlerden kurtulmak ümidiyle hipnoterapi ile tedavi olmak istiyordu. Hasta bu hassasiyeti nedeni ile diş kürdanı, diş ipi gibi temizleyici şeyler de kullanamıyordu. Tüm bunların yanında hastanın dişlerine cerrahi bir müdahale yapılmak zorunluluğu da ortaya çıkmıştı. Cerrahi öncesi muayenenin yapılması ve cerrahi sonrası oluşacak ağrıyı düşünmesi bile hastayı ileri derecede rahatsız ediyordu. Bu düşünceler altında hasta yüksek bir gerilim içine giriyor ve depresyona eğilim gösteriyordu. Hastanın ağzı ve dişleri ile ilgili sahip olduğu stress ve reaktif depresyon haricinde herhangi bir psikolojik sıkıntısı ve rahatsızlığı olmadığı gözleniyordu. Tüm bu şartlar altında, samimi bir dille diş doktoruna şöyle diyordu: &#8220;Dişçiye gitmektense bir bebek doğurmayı tercih ederim. Bebek doğurmak bu işlemin yanında benim için daha kolay gelmektedir.&#8221; Hasta ile yapılan görüşmeden sonra hastaya hipnodonti çalışması yapılmaya karar verildi.</p>
<p>El yükseltme testi vasıtası ile oluşturulan hipnotik indüksiyon yöntemi başarılı olmuştu. Hastada eldiven anestezisi oluşturuldu. Hastanın gözleri açık bir şekilde parmakları üzerinde ağrılı uyaran verildi. Hekimin tırnakları vasıtasıyla, hastanın parmaklarına verilen ağrılı uyaranlarda hasta hiçbir ağrı hissetmediğini duyumsadı ve gözlemledi. Bu şekilde hasta hipnoanestezi vasıtası ile ağrıyı kontrol edebileceğini gördü. Parmaklarda oluşturulan bu anestezi hali, vücudun diğer bölgelerine de rahatça yapılabilir veya taşınabilirdi. Aynı anestezik ve analjezik etki ağız içine de ulaştırılabilirdi. Bunun üzerine hastaya verilen otohipnoz ve ototelkin telkinleri sayesinde, ağzındaki hassasiyeti azaltması önerildi.</p>
<p>Hasta, günlük olarak yaptığı uygulamalar ile ağzı içindeki hassasiyeti azaltmayı başardı. Dışarıdan gelen uyarılara karşı artık bir tepki olmuyordu. Her geçen gün alınan sıcak ve soğuk sıvılara karşı tahammül artıyor ve ağrı duyusu azılıyordu. Sonuçta hasta diş hekimliği ile ilgili yapılacak her türlü manipülasyona fiziki ve ruhsal olarak hazır olduğunu söyledi.</p>
<p>Hastanın durumunu tesbit edebilmek için her gün hekimin bürosuna uğraması söylenerek günlük raporlar alındı. Hasta her gün iki kez otohipnotik transa giriyor ve kendisine öğütlenen telkinlerin yerine getiriyordu. Bu telkinlerde ağzı ve dişleri ile ilgili desensitizasyon telkinleri mevcuttu. Hasta transtan çıktığı zaman hissettiklerini şu şekilde dile getiriyordu: &#8220;Uykunun derin bir aşamasına ulaşıyorum. Ancak, düşündüğüm ve yaşadığım her şeyi detaylarına kadar hatırlıyorum.&#8221; Trans esnasında yaşanan olayların tamamının hatırlanması bir çok kişide meydana gelmektedir. Bazıları az şey hatırlarken, bazıları hiç bir şey hatırlayamamaktadır.</p>
<p>Bu aşamada hastaya; ağzı içinde yapılmasına tahammül edemeyeceği bir işlemin veya düşüncenin olup olmadığı soruldu. Hasta bu soruya şöyle cevap verdi: &#8220;Dişlerimin arasından havanın geçmesine veya emilmesine asla tahammül edemem. Böyle bir işleme bir saniye bile dayanabileceğimi zannetmiyorum.&#8221; Hastanın bir sarsıtıcı ve anlamsız görünen cevabı için doktoru ototelkinlere devam etmesini söyledi.</p>
<p>Hasta yine günlük raporlarını vermesi için büroya uğruyordu. Hassasiyet, ağrı, korku ve huzursuzluk bir hafta sonra tamamen sona ermişti. İki hafta sonra herhangi bir komplikasyon olmadan hipnoanaljezi ve hipnoanestezi sayesinde hastanın ağzındaki cerrahi işlem başarılı bir şekilde tamamlandı. Hastaya verilen posthipnotik telkinler ile cerrahi sonrası tüm olumsuz duyguları hissetmesinin önüne geçildi. Bir hafta sonra hasta kendi haline bırakıldı. Hasta zaman zaman ağzından ve dişlerinden kaynaklanan problemlerle karşılaştığında otohipnozu kullanmaktadır. Bu şekilde problemlerin üstesinden gelmektedir.</p>
<p>Kişiler ne kadar sağlam yapılı olsalar da, diş ile ilgili uygulamalar ve işlemler insanlarda her zaman bir sıkıntı ve stress kaynağı olmuştur. Hiç bir kimse güle oynaya dişçi koltuğuna oturmaz&#8230; İstemese de, sevmese de&#8230; zorunluluk nedeni ile o koltuğa ve hekimin uygulamalarına tahammül eder.</p>
<p>Bazılarına göre oral kavitenin fonksiyonları çok önemlidir. Özellikle Freud ve takipçilerinin üzerinde durduğu temel konu, psikolojik gelişimdeki oral aşamanın durumudur. Bebeğin gelişmesinde oral aşamanın rolünden büyük olduğunu iddia etmektedirler. Bir çok nevrotik problemi ve kişilik yapısının bu erken çoçukluk döneminde ortaya çıktığını iddia etmektedirler. Bu dönemde meydana gelen sapmalar, saplantılar ve fiksasyanlar, bir çok patolojik bireyi doğurmaktadır. Buna bağlı olarakta oral kavitenin hassasiyetleri ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Bir çok alışkanlık oral karakter eğilimlerinin yansımasına bağlıdır. Fazla yemek yemek, sigara içmek, alkol almak bunlara bağlıdır. Oral fiksasyon bazı homoseksüel fantazilerin gelişmesine ve bazı depressif formların ortaya çıkmasına neden olabilir.</p>
<p>Bazı nevrotik problemlerde de olduğu gibi, normal psikolojik gelişim esnasında ağız boşluğunun bu psikolojik önemi yanında, diş uygulamalarında insanların psikolojik bir sıkıntı ve gerilim içine girmesi insanları şaşırtmamalıdır. Çünkü oral boşluk gelişimin erken dönemlerden itibaren, en önemli bir iletişim merkezi ve odağı olmuştur. Bunun da ötesinde, insanın hayatiyetini devam ettirmekte gerekli olan yiyecek ve gıda alımı, konuşmanın temini, hatta sevginin ifadesi bu bölgenin bir fonksiyonudur. Böyle önemli bir bölgenin, diş uygulamalarına tabi tutulması, cerrahi işleme sokulması insanda elbette huzursuzluk ve gerilim yarartacaktır. (Pavasi, 1963; Raginsky, 1958; Sandar, 1961) Tüm bu bilinçaltı gelişim ve düşüncelerinin etkisi altında birey, kendisine uygulanacak işlemlere gereğinden fazla önem atfederek, yoğun bir stress altına girebilir. Bilinçaltındaki olumsuzluk dolu duygularını fiziksel bir ağrıya dönüştürebilir. (Castillo, 1960)</p>
<p>Bazı hastalar yıllardır baskıladıkları bu fantazi ve duygularını veya oral gerilimlerini, diş uygulamalarına projekte ederler. Böyle kişilerde sonuçta anksiyete oluşur, gerilim artar ve normal bir işlem şeklinde oluşması beklenen diş uygulamaları karmakarışık bir duygular kombinezonu halini alır.</p>
<p>Bu tip vakalarda hekimler hastanın psikolojik dinamiklerini keşfetmeye çalışmalıdır. (Barlard, 1961). Hasta niçin ve neden böyle bir semptom geliştirmektedir. Niçin böyle bir savunmaya gerek duymaktadır. Hipnoanaliz yöntemi ile hastaların bilinçaltındaki duyguları keşfedilir ve sembolizasyon mekanizması ortaya çıkarılabilir. Hastaların psişik dinamikleri ortaya çıkarıldıktan sonrada, onlara uygulanan bir tedavi yöntemi izlenir.</p>
<p>Jacoby (1968) yayınladığı çalışmalarında 300 hastasını daha önceden hazırladığı teyp kasetleri sayesinde hipnotik transa aldığını ve dental işlemlerini başarı ile yaptığını belirtmiştir. Stoptos (1958) hastalarında özel problemler çıktığında hipnodontiyi uyguladığını ve başarılı olduğunu söylemiştir. Smith (1965), dental uygulamalarda hipnodontiyi çocuklar üzerinde denemiş ve çok olumlu sonuçlara ulaşmıştır.</p>
<p>Corchrar ve Secter (1965) dört yıl boyunca histerik olarak tad duyusunu kayeden bir hastayı hipnodonti yöntemiyle tedavi ettiklerini belirtmişlerdir.</p>
<p>Stolzenery (1961) hipnotik yaş gerilemesini kullanarak iki hastadaki &#8220;diş fobisi&#8221;nin kaynaklarını araştırmıştır. Her iki hastada da erken dönemde uygulanan bir diş cerrahi operasyonunun bu korkudan sorumlu olması beklenirken, sonuç böyle çıkmamıştır. Her iki hastada kulaktan duyma ve toplumsal etkilenme sonucu &#8220;Diş fobisi&#8221;nin oluştuğu görülmüştür.</p>
<p>B. DİŞ HEKİMLİĞİNDE HİPNOZUN KULLANIM ZAMANLARI<br />
Diş hekimliğinde hipnozun kullanım endikasyonları Marcus (1963) bir liste halinde özetlemiştir. Bunlar;<br />
1- Diş tedavisine ihtiyacı olduğu halde buna izin vermeyen hastalara ulaşmada<br />
2- Gereksiz korku ve endişelerin hakim olduğu durumlarda. Böyle hastalar daha öneleri hoş olmayan bir diş uygulaması geçirmiş olabilirler ve duygularını bu olumsuz anıların üzerine bina etmiş olabilirler.<br />
3- Kimyasal meditasyona ilaveten veya onun yerine ikame edilmek üzere premedikasyon uygulamalarında<br />
4- Kimyasal anestezik kullanılmışsa bunlara bağlı sonradan çıkan hoş olmayan durumların önlenmesinde veya hiç kimyasal anestezik kullanılmamasında.<br />
5- Kalp hastalıkları, allerjik nedenler gibi kişiye has özellikler nedeniyle kimyasal analjezik ve anestezik olamayan hastalarda alternatif bir yöntem olarak.,<br />
6- Parmak emme, dili sorma gibi erken çocukluk dönemi alışkanlıkları ve öğürme refleksi gibi handikapları olan hastalarda,<br />
7- Diş uygulamaları esnasında hastaların yaşadığı olumsuz duyguları ortadan kaldırarak onlarla iyi bir iletişim içine girmek için,<br />
8- Kapiller kanamanın kontrolünde, salgı ve tükrük ifrazatının önlenmesinde,<br />
9- Diş uygulamalarında kullanılan çarkın hoş olmayan vibrasyon ve gürültünün azaltılmasında,<br />
10- Operasyon sonrası meydana gelebilecek kanama ve ağrının kontrol edilebilmesi için posthipnotik telkinlerin verilmesinde,<br />
11- Ağızdaki diş protezlerinin, yumuşak dokusu ve tüm dişler hakkındaki olumsuz zihinsel düşünce ve imajların ortadan kaldırılmasında HİPNODONTİ kullanılmaktadır.</p>
<p>Kanamanın kontrolü ile ilgili olarak diş literatüründe geniş bir yayın listesi bulunmaktadır. (Newman, 1971). Ancak konunun objektif kıstaslarının ortaya konabilmesi için daha çok klinik çalışmanın yapılması gerekmektedir. Yapılan bu çalışmalar hipnotik trans esnasında ve transtan önce pıhtılaşma faktörlerinin herhangi bir değişiklik arzettiği tesbit edilememiştir. Trans seviyesi, pıhtılaşma faktörleri üzerinde bir etki yaratmamaktadır ve herhangi bir değişikliğe neden olamamaktadır. Kanamanın kontrolünde temel nedeninin muhtemelen arteriollerin kontraksiyonudur. Bunun da bir ölçümü ve karşılaştırmak bir çalışması bugüne kadar yapılmamıştır. (Crasilneck ve Fogleman, 1957)<br />
Fakat, diğer bir gerçekte hipnoz altında iken hastalardan kanama mutlaka azalmaktadır. Hatta konu hemofili hastalar üzerinde de uygulanmıştır. Aynı sonuçlara ulaşılmıştır. (Dufour, 1968; Lucos, 1965, Newman, 1974) Hemofili hastalarında bir kanamanın ne kadar ciddi sonuçlar oluşturabileceği düşünülürse, hipnozun bunlar üzerindeki etkisi ciddi olarak düşünülmeye değerdir.</p>
<p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanım alanlarından çoğunu, hipnoanestizi ve hipnoanaljezi oluşturmaktadır. (Bartlett, 1970; Kroll, 1962) Aşağıda nakledeceğimiz vaka takdimi buna güzel bir örnektir. Hastamız, 32 yaşında bir bayandır. Hasta diş hekiminin bürosuna ilk gelişinden takiben 1,5 saat sonra hipnoz uygulamasına başlanmıştır ve hastaya şöyle uygulama yapılmıştır.<br />
&#8220;Gözlerini kapa ve tüm vücudumu tamamen gevşemesine izin ver. Sanki bezden bir bebek gibi olduğunu hissetmeye çalış ve konsantre ol.. Rahatça bükülebilen bir bebek. Şimdi gerginliklerini gider ve rahat ol.. Çok iyi&#8230; Çok iyi&#8230; Şu anda gevşemeni istiyorum. Tüm vücudunu tamamen gevşet. Tamamen gevşet&#8230; Daha da gevşet.. Çok güzel.. Çok güzel&#8230; Vücudun tamamen gevşedi. Sanki eklemlerin bir birinden ayrıldı. Kaslarının her lifi gevşedi. Şu anda göz kapaklarına büyük bir ağırlık koydum. Göz kapakların kurşun gibi bir ağırlığın altında&#8230;</p>
<p>Göz kapaklarını açmaya çalıştıkça göz kapakların daha da kapanıyor&#8230; Sanki tutkalla birbirine yapışmış gibi. Şu anda derin bir transa giriyorsun. Güzel bir hipnotik transa .. Çok başarılısın&#8230; Endişelenecek hiçbir şey yok.. Tekrar konsantre olmanı istiyorum. Şu anda sağ el işaret parmağına konsantre ol.. Zihinde işaret parmağını canlandır. Parmağının üzerine sanki bir eldiven geçirildi.. Eldiven geçen bölge tamamen hissizleşiyor.. Parmağında hiç bir ağrı duyusu kalmadı&#8230; Sadece basınç ve dokunma duyusunu hissedebiliyorsun&#8230; Basınçtan başka bir şey hissedemiyorsun. Şu anda göz kapaklarını açmaya izin veriyorum.</p>
<p>Göz kapaklarındaki ağırlığı kaldırdım.. Evet şu anda göz kapaklarını açabilirsin. Sağ elinin başparmağına dikkatlice bakmanı istiyorum. Şu anda gördüğün gibi tırnaklarım ile parmağını sıkıştırıyorum. Ancak hiç bir ağrı duymuyorsun. Sadece dokunmamı hissediyorsun. Evet başparmağından ağrı duyusunu tamamen kaldırdım&#8230; Artık gözlerini tekrar kapatabilirsin Lütfen ağzını aç ve anestezi oluşturduğumuz, uyuşturduğumuz parmağını ağzına götür.</p>
<p>Parmağını sancılı dişine dokundur.. Birazdan elindeki anesteziyi ağzına nakledeceğiz&#8230; Evet şu anda elindeki anestezi hissi ağzına geçti. Hissedebiliyorsun. Artık ağız içi tamamen uyuştu. Dişlerinde ve ağız içinde hiçbir sancın kalmadı. Artık hiçbir şey hissetmiyorsun.l Parmağını artık çıkarabilirsin. Çok güzel&#8230; çok güzel&#8230; Şimdi biraz da çok güzel ve hoş duygular içine gireceksin. Kulağına güzel bir müzik sesi geliyor. Kendini bu müzik sesine veriyorsun ve hoşça bir vakit geçiriyorsun. Seni muayene ederken ve ağzında gerekli işlemleri yaparken çok rahat ve huzur içinde olacaksın. Çok hoş duygular yaşayacak ve huzur içinde olacaksın. Hiç bir endişe ve korkun olmayacak. Evet işlemlere devam ediyorum. Müzik çok güzel.. Duygular çok güzel&#8230;&#8221;<br />
İşlem boyunca hasta ile hekim arasındaki iletişim bu şekilde devam eder. Cerrahi işlem bittikten sonra hastaya şu telkinler verilmiştir:</p>
<p>&#8220;Dişlerinden dolayı duyduğun huzursuzluk ve korkular artık bitti. Çünkü bütün problemlerin halledildi. Ağzında ve dişlerinde yapılması gereken tüm işlemler başarılı bir şekilde ikmal edildi. Bundan sonra kendi kendine ototelkinler vereceksiniz. Dişlerin ile ilgili cerrahi bir işlem ile karşılaştığında otohipnoza girerek şu telkinleri kendine yapacaksın &#8220;Diş hekimim ağzımla ve dişlerim ile ilgili işlem yaparken hiç bir şey hissetmeyeceğim&#8230; Çok rahat ve huzur içinde olacağım&#8230; Hiç bir ağrı duymayacağım. Hiç bir kuşkuya kapılmayacağım&#8230; Tüm diş uygulaması boyunca bu durumun muhafaza edeceğim&#8230; Dişlerime ve ağzıma cerrahi işlemler uygulandıktan sonra hiçi bir olumsuz duygu taşımayacağım. Daha sonra da ağrı duymayacağım.. Süratli bir şekilde iyileşeceğim.. Transtan çıkma zamanının geldiğinde ondan bire doğru sayacağım. Bir ile birlikte uyanacağım&#8221; diyeceksiniz.<br />
Cerrahi işlem bittikten sonra, aşağıdaki telkinler verilerek hasta transtan çıkartılmıştır.</p>
<p>&#8220;Cerrahi işlem başarılı bir şekilde bitirildi. Ağzın ve elinizin tamamen normal haline dönüştü. Gece boyunca rahat bir uyku çekeceksiniz. Kendi kendinizin doktoru gibi bundan sonra ağzınızın ve dişlerinizin bakımını yapacaksınız.. Gerektiğinde, herhangi bir işlem için diş hekiminize gittiğinizde otohipnozu kullanabileceksiniz. Şimdi sizi ondan bire doğru sayarak uyandırıyorum. Bir dediğimde dipdiri ve taptaze olarak, hayat dolu bir şekilde uyanacaksınız. 10 &#8211; 9 &#8211; 8 &#8211; 7 &#8211; 6 &#8211; 5 &#8211; 4- 3- 2 &#8211; 1..&#8221;<br />
Bazı araştırıcılar (Smith, 1970) otohipnozu hastalarında kullanmışlardır. Petrov, Traillov ve Kalentgiev (1964) 49 hastalarında hipnoaneljeziyi başarılı bir şekilde kullanmışlardır.<br />
Ülkemizde Diş tabibi Ali Eşref Müezzinoğlu&#8217;nu bu konuda oldukça ciddi çalışmaları mevcuttur. Geniş pratik çalışmalarını takdirle karşıladığımız, bu kıymetli hipnotist arkadaşımızın kendi vaka takdimlerini bir seri halinde yayınlanmasını bekliyoruz. Konuya ilgi duyan bir çok diş hekimi arkadaşımız, muayenehanelerinde bu tip uygulamaları yapmaktadır. Zaman zaman bizimle de iletişime geçen bu hekimlerimizin çalışmalarını efkarı umumiye aktarmalarında büyük yarar görmekteyiz.</p>
<p>Yukarıda özetlediğimiz kullanım alanlarında hipnodonti çok yararlı bir uygulamadır. Özellikle kimyasal anesteziklere karşı allerjisi bulunan hastalar için, hayati öneme haizdir. Bu tip özel vakalar literatürde sıkça neşredilmekte oldukça ilgi toplamaktadır. Bunlardan birini Crasilneck, McCranse ve Jenkis (1956) neşretmişlerdir. Procaine ve lokal anestizekleri ileri derecede hassasiyeti olan bir bayan hasta bu yöntemle tedavi edilmiştir.<br />
Öğürme refleksi ve diş gıcırdatması diş hekimlerinin sıkça karşılaşabilecekleri iki önemli problemdir. bu problemlerin kaynağında genellikle psişik bazı faktörler yatmaktadır. Bu nedenle diş hekimlerimizin bu tip vakalarda hipnoterapi uygulayacaksa psişik dinamikleri çok iyi bilmeleri uygun olur. Çalışmalarımız ve yayınladığımız kitaplar umarız ki, onlar için bir<br />
başlangıç olur.</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Diş Hekimliğinde HİPNOZ....HİPNODONTİ</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü ve Tedavisi</a></h3><p>Bu yazının amacı: Diş çürüğü ve tedavisi konusunda hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ve diş çürüğü oluşumunun önlenmesidir. Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur? Yetersiz ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-sagligi-icin-10-dakika.php" rel="bookmark">Diş sağlığı için 10 dakika&#8230;</a></h3><p>Ağız ve diş sağlığı için günde 10 dakika ayırmak yeterli. Türkiye'nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/sikca-sorulan-sorular-ve-cevaplari.php" rel="bookmark">Hasta Soruları !</a></h3><p>Hastalar tarafından sıkça sorulan sorular ve CEVAPLARININ yazılacağı sayfa olacaktır.</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php" rel="bookmark">DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON</a></h3><p>Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/diseti-cekilmelerinde-tani-ve-tedavi.php" rel="bookmark">Dişeti Çekilmelerinde TANI ve TEDAVİ</a></h3><p>Özet Diseti çekilmeleri tüm popülasyonlari önemli derecede etkileyen ve Dis Hekimlerinin sik sik karsilastiklari durumlardandir.Bu çalismada diseti çekilmelerinin etiyolojisi, klinigi ve tedavileri ile ilgili genel ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/genel-mikrobiyoloji.php" rel="bookmark">GENEL MİKROBİYOLOJİ</a></h3><p>Her hekim arkadaşımın arşivinde bulunması gereken Genel Mikrobiyoloji bilgilerinin yararlı olması dileğiyle. Dt.Yaşar Çınar NAR GENEL MİKROBİYOLOJİ Kemoterapi: Herhangi kimyasal bileşiğin bir hastalığın iyileştirilmesi veya ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/farelerde-kok-hucreyle-dis-yetistirildi.php" rel="bookmark">FARELERDE KÖK HÜCREYLE DİŞ YETİŞTİRİLDİ !..</a></h3><p>Japon bilim adamları, farelerde kök hücreden diş üretmeyi başardılar. Bunun protezi tarihe karıştırabileceği belirtiliyor. BBC ve Daily Mail'in haberine göre, Tokyo Bilimler Üniversitesi araştırmacıları, kök ...</p></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI !</title>
		<link>http://www.ferahnefes.com/antibiyotiklerin-siniflandirilmasi-ve-ozellikleri.php</link>
		<comments>http://www.ferahnefes.com/antibiyotiklerin-siniflandirilmasi-ve-ozellikleri.php#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 19:14:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasarcinarnar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ferah Nefes ve Ötesi..]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ferahnefes.com/?p=213</guid>
		<description><![CDATA[<p dir="ltr">ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI VE SINIF ÖZELLİKLERİ <a name="_Toc496096429"></a></p>
<p dir="ltr"> <img class="aligncenter" src="http://www.dishekimi.com/02_sendbinary.aspx?path=/images/advert/33/633941448700980000.jpg&#38;height=305&#38;widthh=307" alt=" ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI !" width="307" height="305" title="ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI !" /></p>
<p dir="ltr">BETA LAKTAM ANTİBİYOTİKLER</p>
<p dir="ltr">Molekülünün antibakteriyel etkisinden sorumlu çekirdek kısmında b-laktam halkası içeren antibiyotiklere b-laktam antibiyotikler veya kısaca b-laktamlar adı verilir. b-laktam halkası biri azot, üçü karbon olan 4 üyeli doymuş bir halkadır. b-laktam antibiyotiklerin 5 grubu şunlardır; 1-Penisilinler, 2-Sefalosporinler, 3-Karbapenemler, 4-Monobaktamlar, 5-b-laktamaz inhibitörleri (klavamlar). <a name="_Toc496096430"></a></p>
<p dir="ltr"><span id="more-213"></span></p>
<p dir="ltr"> </p>
<h2 dir="ltr">PENİSİLİNLER</h2>
<p dir="ltr">Penisilinler, güçlü bakterisid etkileri yanında toksisiteleri nisbeten düşük olan ve sık kullanılan doğal ve yarı sentetik antibiyotiklerdir. İlk olarak 1929&#8242;da Fleming tarafından doğal penisilin bulunmuş ve ilerleyen zaman içerisinde doğal penisilinlerin çeşitli sakıncalarını düzelten yarı sentetik penisilinler geliştirilmiştir. Yarı sentetik penisilinler ya doğal penisilinin yapısının kimyasal manüplasyonlarla değiştirilmesi yada çoğu zaman olduğu gibi penisilin molekülünde ana iskeleti oluşturan 6-aminopenisilanik asid&#8217;e uygun bir yan zincir eklenmesi ile elde edilirler.</p>
<p dir="ltr">Penisilinler, duyarlı bakterilerin murain&#8217;den oluşan hücre duvarını etkileyerek bakterisid etki gösterirler.</p>
<p dir="ltr">Penisilinlere karşı rezistans kazanılması şu mekanizmalar ile olur;</p>
<p dir="ltr">1-Periplazmik aralıkta yerleşmiş olan veya buradan hücre dışına salgılanan b-laktamaz enzimleri tarafından penisilinlerin, b-laktam halkalarının açılmasıyla inaktivasyonları,</p>
<p dir="ltr">2-Transpeptidazların ve bakteri çeperindeki diğer penisilin bağlayan proteinlerin ilaca karşı afinitesinin azalması,</p>
<p dir="ltr">3-Hücre çeperinin permiabilitesinin azalması sonucu ilacın bakteri çeperindeki periplazmik aralığa girmesinin zorlaşması.</p>
<p dir="ltr">Penisilin türleri;</p>
<p dir="ltr">1-Penisilin-G ve depo türevleri,</p>
<p dir="ltr">2-Aside dayanıklı penisilinler</p>
<p dir="ltr">-Penisilin-V (fenoksimetilpenisilin),</p>
<p dir="ltr">-Azidosilin</p>
<p dir="ltr">3-ß-laktamazlara (penisilinazlara) dayanıklı penisilinler</p>
<p dir="ltr">-Metisilin</p>
<p dir="ltr">-Nafsilin</p>
<p dir="ltr">-İzoksazolil penisilinler</p>
<p dir="ltr">oOksasilin, Kloksasin, Dikloksasilin, Flukloksasilin</p>
<p dir="ltr">4-Genişçe spektrumlu penisiller,</p>
<p dir="ltr">-Ampisilin</p>
<p dir="ltr">-Amoksisilin,</p>
<p dir="ltr">-Bakampisilin</p>
<p dir="ltr">5-Geniş spektrumlu penisilinler (antipsödomonal penisilin)</p>
<p dir="ltr">-Karboksipenisinilinler</p>
<p dir="ltr">oKarbenisilin, Tikarsilin</p>
<p dir="ltr">-Asilüreidopenisilinler</p>
<p dir="ltr">oAzlosilin, Mezlosilin, Piperasilin</p>
<p dir="ltr">6-Diğer penisilinler</p>
<p dir="ltr">-Amidinopenisilinler</p>
<p dir="ltr">- ß laktamaz inhibitörleri + penisilin kombinasyonları</p>
<p dir="ltr">oAmoksisilin+klavulanik asid</p>
<p dir="ltr">oAmpisilin+sulbaktam</p>
<p dir="ltr">oTikarsilin+potasyum klavulanat <a name="_Toc496096431"></a></p>
<h2 dir="ltr">SEFALOSPORİNLER</h2>
<p dir="ltr">Kimyasal yapıları bakımından ve antibakteriyal etki mekanizmaları yönünden penisilinlere benzerler. Sefalosporinlerin ana çekirdeğini sefem türevi olan 7-aminosefalosporanik asid oluşturur.</p>
<p dir="ltr">Sefalosporinler kronolojik esasa dayanan ve antibakteriyel spektrumdaki gelişmeyi yansıtması yönünden pratik değeri olan bir sınıflandırma şekline göre üç kuşak halinde sınıflandırılırlar. 1.kuşaktan 3.kuşağa, Gram (+) etkinlik azalır, Gram (-) etkinlik artar. Sınıflandırılmış sefalosporinler ve veriliş yolları 1.kuşak 2.kuşak 3.kuşak Sefaleksin Pivsefaleksin Sefaloglisin Sefadroksil Sefalotin Sefazolin Sefradin PO<br />
PO<br />
PO<br />
PO<br />
İV, İM<br />
İV, İM<br />
PO,İM Sefoksitin Sefamandol Sefotetan Sefuroksim Sefuroksim aks.<br />
Sefprozil Sefaklor İV, İM<br />
İV, İM<br />
İV, İM<br />
İM, İV<br />
PO<br />
PO<br />
PO Seftriakson<br />
Sefiksim<br />
Sefoperazon<br />
Sefpodoksim<br />
Seftazidim<br />
Sefotaksim<br />
Seftizoksim İV, İM<br />
PO<br />
İV, İM<br />
İV,İM<br />
İV,İM<br />
İV,İM<br />
İV,İM Sefroksadin PO Moksalaktam İV,İM Sefatrizin PO Sefsulodin İV <a name="_Toc496096432">İMİPENEM</a></p>
<p dir="ltr"> </p>
<h2><a name="_Toc496096432">İMİPENEM</a></h2>
<p dir="ltr">Klinik kullanıma ilk giren karbapenem türevi antibiyotiktir. Penisilin ve sefalosporinlere rezistan bakteri türlerininçoğuna karşı etkilidir. Antibakteriyel spektrumu daha geniştir. Bu bakımdan 3. kuşak sefalosporinlere üstünlük gösterir. Halen mevcut b-laktam antibiyotiklerin en geniş spektrumlusudur. İV yolla kullanılır. <a name="_Toc496096433"></a></p>
<h2 dir="ltr">AZTREONAM</h2>
<p dir="ltr">Antibakteriyel tedaviye ilk giren monobaktam ilaçtır. Tamamıyla sentetiktir. Nispeten dar spektrumludur. Gram (-) bakteri enfeksiyonlarında aminoglikozidler yerine kullanılabilir. İM yada İV yoldan verilir. <a name="_Toc496096434"></a></p>
<h2 dir="ltr">MAKROLİD ANTİBİYOTİKLER</h2>
<p dir="ltr">ERİTROMİSİN</p>
<p dir="ltr">Bakterilerin, ribozomlarının 50 S alt birimlerine bağlanarak aynı yere t-RNA molekülünün bağlanmasını ve peptid zincirinin uzamasını önler. Böylece bakteri hücresinde protein sentezini engeller. Dar spektrumlu antibiyotiktir. Eritomisinin antibakteriyel spektrumu penisilin G&#8217;ninkine benzer. Gram (+) kok ve basillere karşı güçlü etkinlik gösterir.</p>
<p dir="ltr">ROKSİTROMİSİN</p>
<p dir="ltr">Eritromisinin daha lipofilik olan ve 16 üyeli lakton halkası içeren eter oksim türevidir. Antibakteriyel spektrumu eritromisininki gibidir. Mide asidine dayanıklıdır. Oral biyoyararlanımı eritromisinden 2 kat fazladır. Adenoid dokularda plazmadakinden yüksek konsantrasyonlarda toplanır. Bu dozda verildiğinde plazmada oluşan konsantrasyon 6&#215;500 mg. dozunda verilen baz eritromisininkinden daha yüksektir. Yemekten en az 30 dakika önce alınması biyoyararlanımının azalmasını engeller.</p>
<p dir="ltr">KLARİTROMİSİN</p>
<p dir="ltr">Roksitromisin gibi aside dayanıklı ve uzun etkili bir eritromisin türevidir. Antibakteriyel spekturumu, eritromisininki gibidir. Minimal inhibitör konsantrasyon değeri eritromisininkinin yarısı kadardır. Adenoid dokularda, akciğerde ve fagositik hücrelerde serumdaki düzeyinin hayli üstündeki konsantrasyonlarda toplanır.</p>
<p dir="ltr">AZİTROMİSİN</p>
<p dir="ltr">15 üyeli lakton halkası içerir. Antibakteriyel spektrumu eritromisine benzer. Mide asidine dayanıklıdır. Süspansiyon formunun emilimi besinlerle etkilenir, bundan dolayı yemeklerden en az 1 saat önce alınmalıdır.</p>
<p dir="ltr">Diğer Makrolid Antibiyotikler</p>
<p dir="ltr">· Troleandomisin</p>
<p dir="ltr">· Rozaromisin</p>
<p dir="ltr">· Spiramisin <a name="_Toc496096435"></a></p>
<h2 dir="ltr">LİNKOZAMİDLER</h2>
<p dir="ltr">Bu grupta, linkomisin ve klindamisin bulunur. Linkomisin, doğal antibiyotiktir. Klindamisin ise, linkomisin molekülünde bir hidroksil grubu yerine bir klor atomunun sokulması ile elde edilen yarı-sentetik bir antibiyotiktir. Yapılarındaki bu ufak değişikliğe rağmen farmakokinetik ve farmakolojik özelliklerinde belirgin farklılığa neden olur. Klindamisin barsaktan daha kolay emilmesi, antibaktariyel etkinliğinin daha güçlü olması ve daha az toksik olması nedeni ile linkomisine üstünlük gösterir. Klindamisin, eritromisine oranla daha toksik bir antibiyotiktir.</p>
<p dir="ltr">Linkozamidler bakterilerin 50 S ribozomal alt birimlere bağlanmak suretiyle protein sentezini inhibe ederek bakteriostatik etkinlik gösterir. Dar spektrumludurlar. Esas olarak, gram (+) bakteri türlerinin çoğuna ve gram (-) anaerob patojen bakterilerin bazı türlerine karşı etkilidirler. Klindamisin Bacteroides’lere karşı güçlü etkinlik gösterir ve en tercih edilen antibiyotiktir. Klindamisin, linkomisin ve eritromisin arasında çapraz rezistans durumu vardır. <a name="_Toc496096436"></a></p>
<h2 dir="ltr">TETRASİKLİNLER</h2>
<p dir="ltr">Tetrasiklinler yapıca birbirine çok yakından benzeyen ve tetrasiklik bir bileşik olan naftasenkarboksamid&#8217;den türeyen geniş spektrumlu antibiyotiklerdir. Tetrasiklinler bakteri ribozomlarında protein sentezini inhibe etmek suretiyle bakteriostatik etki oluştururlar. Bakteri hücresi içine girdikten sonra ribozomların 30 S alt birimine bağlanırlar ve böylece 50 S alt birimlerinin akseptör noktasına aminoasil transfer RNA&#8217;nın bağlanmasını bloke ederler ve peptid zincirine aminoasid eklenmesini olanaksız duruma getirirler.</p>
<p dir="ltr">Tetrasiklinler oldukça fazla sayıda ve çeşitli gruplardan bakterilere ve ayrıca riketsiyalara, klamidyalara, spiroketlere, mycoplasmalara, leptospiralara ve bazı protozoonlara karşı etkilidirler. Bu nedenle en geniş spektrumlu antibiyotiklerdir.</p>
<p dir="ltr">Tetrasiklin türleri:</p>
<p dir="ltr">· Tetrasiklin ve oksitetrasiklin: Kısa süre etkili ve en ucuz tetrasiklinlerdir.</p>
<p dir="ltr">· Demetilklortetrasiklin: Orta süre etkilidir.</p>
<p dir="ltr">· Doksisiklin: Uzun süre etkilidir.</p>
<p dir="ltr">· Minosiklin: Doksisikline benzer. <a name="_Toc496096437"></a></p>
<h2 dir="ltr">AMFENİKOLLER</h2>
<p dir="ltr">Bu grupta kloramfenikol ve tiamfenikol bulunur. Kloramfenikol, 4 önemli özelliği nedeni ile diğer antibiyotiklerin çoğuna göre üstünlüğü olan bir ilaçtır. Bu özellikler geniş spektrumlu oluşu, yan etki insidansının düşük oluşu, vücutta dağılımının iyi olması ve fiyatının ucuz olmasıdır. Ancak, çok seyrek de olsa ölümle sonuçlanan irreversibl aplastik anemi yapması bu üstünlükleri üzerine gölge düşürür.</p>
<p dir="ltr">Kloramfenikol geniş spektrumlu bir antibiyotiktir. Gram (+) kok, aerob ve anaerob gram (+) basiller, gram (-) bakterilerin çoğuna karşı duyarlıdır. Enterobakter ailesine karşı etkinliği değişkendir.</p>
<p dir="ltr">Kloramfenikol, bakteri ribozomlarının 50 S alt birimine bağlanarak peptidil transferaz enzimini bloke eder ve böylece protein sentezini reversibl bir şekilde inhibe ederler.</p>
<p dir="ltr">Kloramfenikol, tedavi dozlarında karaciğer mikrozomal enzimlerini inhibe ettiği unutulmamalı ve beraberinde kullanılan ilaçlarla olabilecek etkileşimi bilinmelidir. <a name="_Toc496096438"></a></p>
<h2 dir="ltr">AMİNOGLİKOZİDLER</h2>
<p dir="ltr">Bu grupda bulunan antibiyotikler, streptomisin, gentamisin, tobramisin, amikasin, paramomisin, neomisin, viomisin, sisomisin ve netilmisindir. Aminoglikozidler, penisilinler ve sefalosporinler ile geçimsizlik gösterirler, kimyasal olarak birleşip birbirlerini inaktive ederler.</p>
<p dir="ltr">Etki mekanizmaları, spektrumları ve toksik etkileri birbirlerine benzer. Mutad dozları ile vücut sıvılarında elde edilen konsantrasyonlarda genellikle bakterisid etki gösterirler.</p>
<p dir="ltr">Gram (-) aerobik basiller üzerine diğer antibiyotiklerden daha fazla etki göstermesi, hızlı bakterisid etki yapması, nisbeten ucuz ilaçlar olması üstünlükleridir. Terapötik indekslerinin küçük olması, ağız yolu ile kullanılamaması, nefrotoksik ve ototoksik etki potansiyellerinin bulunması, bakteride nisbeten çabuk direnç gelişimine neden olması sakıncalarıdır.</p>
<p dir="ltr">Bakteri ribozomlarının 30 S alt birimine irreversibl bağlanarak, ribozomlarda protein sentezini inhibe eder ve m-RNA&#8217;nın taşıdığı genetik kodun yanlış okunmasına neden olurlar.</p>
<p dir="ltr">Aminoglikozidler esas olarak dar spektrumlu antibiyotiklerdir. Bunlara en duyarlı olan bakteri grubu gram (-) aerobik basillerdir.</p>
<p dir="ltr">Aminoglikozid Türleri:</p>
<p dir="ltr">· Gentamisin : Vestibülotoksik etkisi daha ön plandadır.</p>
<p dir="ltr">· Streptomisin: Vestibülotoksik etkisi daha belirgindir, nefrotoksik etkisi diğer aminoglikozidlere oranla daha azdır.</p>
<p dir="ltr">· Tobramisin: Gentamisine benzer, ancak pseudomonaslara daha etkilidir.</p>
<p dir="ltr">· Amikasin</p>
<p dir="ltr">· Kanamisin</p>
<p dir="ltr">· Netilmisin</p>
<p dir="ltr">· Neomisin</p>
<p dir="ltr">· Paramomisin</p>
<p dir="ltr">· Viomisin <a name="_Toc496096439"></a></p>
<h2 dir="ltr">TRİMETOPRİM &#8211; SULFAMETOKSAZOL (TMP-SMX)</h2>
<p dir="ltr">Ko-trimoksazol olarak da bilinir. Sulfametoksazol (SMX), bir sulfonamiddir. Sulfonamidler para-animo-benzoatın folik aside modifikasyonu-nu kompetitif olarak inhibe ederler. Trimetoprim (TMP), bakteriyel dihidrofolat redüktazı kompetitif olarak inhibe eden bir diaminopirimidin&#8217;dir. Her iki ilaç tek başlarına kullanıldığında görülmeyebilecek olan sinerjistik bakterisid etkiye yol açarak birçok gram (+) ve (-) bakterileri etkiler. TMP-SMX&#8217;un genişçe bir spektrumu vardır. Genel bir kural olarak, TMP-SMX&#8217;un içindeki iki antibakteriyel ilacın maksimum sinerjistik etkinliği, her iki ilaca da duyarlı olan bakteri türleri üzerinde meydana gelir. Etkinliğin belirlenmesinde TMP&#8217;e duyarlılık daha önemlidir. <a name="_Toc496096440"></a></p>
<h2 dir="ltr">KİNOLON GRUBU ANTİBİYOTİKLER</h2>
<p dir="ltr">Tamamen sentetik olan bu grubun ilk üyesi nalidiksik asiddir. Bu grupda ayrıca; ciprofloksasin, ofloksasin, norfloksasin, pefloksasin, fleroksasin, enoksasin ve levofloksasin bulunur.</p>
<p dir="ltr">Kinolonlar, DNA-giraz enzimini inhibe ederek bakterisid etki gösterirler. Kinolonların etkisine maruz kalan bakteriler bölünemezler, anormal şekilde uzayıp ölürler. Daha fazla gram (-) ler olmak üzere gram (+) bakterilere de etkilidirler.</p>
<h2 dir="ltr">VANKOMİSİN</h2>
<p dir="ltr">Yapıca diğer antibiyotiklerin hiçbirine benzemez. Bakteride peptidoglikan zincirinin devamını kırar, sitoplazmik membran yapısını bozar, RNA sentezini durdurarak hücre duvarı sentezini inhibe eder. Antibakteriyel spekturumu dardır. Esas olarak gram (+) kokları ve Clostridium&#8217;ları etkiler.</p>
<p dir="ltr">Sadece İV yolla kullanılabilir. Toksisitesi ve fiyatı fazla olan bir antibiyotiktir. <a name="_Toc496096442"></a></p>
<h2 dir="ltr">ANTİ-ANAEROBİK ANTİBİYOTİKLER</h2>
<p dir="ltr">Penisilin G, antipsödomonal penisilinler, sefoksitin, imipenem, b-laktam+b-laktamaz inhibitörü kombinasyonları, klindamisin ve kloramfenikol anti-anaerobik etkinlikleri bulunmaktadır. Ayrıca, 5-nitroimidazol&#8217;lerin anti-anaerobik etkinlikleri vardır.</p>
<p dir="ltr">5-nitroimidazol grubu anti-anaerobikler:</p>
<p dir="ltr">· Metronidazol,</p>
<p dir="ltr">· Tinidazol,</p>
<p dir="ltr">· Ornidazol</p>
<p dir="ltr">Bu üç ilacın farmakokinetik ve farmakolojik nitelikleri bakımından birbirlerine çok benzerler. Bakterisid etki gösterirler.</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI !</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/genel-mikrobiyoloji.php" rel="bookmark">GENEL MİKROBİYOLOJİ</a></h3><p>Her hekim arkadaşımın arşivinde bulunması gereken Genel Mikrobiyoloji bilgilerinin yararlı olması dileğiyle. Dt.Yaşar Çınar NAR GENEL MİKROBİYOLOJİ Kemoterapi: Herhangi kimyasal bileşiğin bir hastalığın iyileştirilmesi veya ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-nedir.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü Nedir ?</a></h3><p>Diş çürüğü nedir? Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-fircasi-ve-dolgu-tarihe-karisiyor.php" rel="bookmark">Diş fırçası ve dolgu tarihe karışıyor !</a></h3><p>Bilimadamları sadece parlak ışık kullanarak diş plağı oluşturan bakterileri yok etmeyi başardı. Cilt kanseri tedavisinde kullanılan prensiplerden yola çıkılarak geliştirilen bu tedavi yönteminin birkaç yıl ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php" rel="bookmark">DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON</a></h3><p>Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php" rel="bookmark">Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</a></h3><p>" Ye ekşiyi doğur Ayşeyi " Ne kadar Doğru ? Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-boslugu-nedir.php" rel="bookmark">Ağız Boşluğu Nedir ?</a></h3><p>Ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. Ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (ağız), ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/bayramda-sekere-dikkat.php" rel="bookmark">Bayramda Şeker&#8217;e DİKKAT !</a></h3><p>Ramazan Bayramı diğer adıyla Şeker Bayramı olarak anılır.Yakınlarımızla buluştuğumuz bu anların tatlılığını damağımızda hissetmek ve hissettirmek adına Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerlemeler kısa bir zaman ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li></ul></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI VE SINIF ÖZELLİKLERİ <a name="_Toc496096429"></a></p>
<p dir="ltr"> <img class="aligncenter" src="http://www.dishekimi.com/02_sendbinary.aspx?path=/images/advert/33/633941448700980000.jpg&amp;height=305&amp;widthh=307" alt=" ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI !" width="307" height="305" title="ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI !" /></p>
<p dir="ltr">BETA LAKTAM ANTİBİYOTİKLER</p>
<p dir="ltr">Molekülünün antibakteriyel etkisinden sorumlu çekirdek kısmında b-laktam halkası içeren antibiyotiklere b-laktam antibiyotikler veya kısaca b-laktamlar adı verilir. b-laktam halkası biri azot, üçü karbon olan 4 üyeli doymuş bir halkadır. b-laktam antibiyotiklerin 5 grubu şunlardır; 1-Penisilinler, 2-Sefalosporinler, 3-Karbapenemler, 4-Monobaktamlar, 5-b-laktamaz inhibitörleri (klavamlar). <a name="_Toc496096430"></a></p>
<p dir="ltr"><span id="more-213"></span></p>
<p dir="ltr"> </p>
<h2 dir="ltr">PENİSİLİNLER</h2>
<p dir="ltr">Penisilinler, güçlü bakterisid etkileri yanında toksisiteleri nisbeten düşük olan ve sık kullanılan doğal ve yarı sentetik antibiyotiklerdir. İlk olarak 1929&#8242;da Fleming tarafından doğal penisilin bulunmuş ve ilerleyen zaman içerisinde doğal penisilinlerin çeşitli sakıncalarını düzelten yarı sentetik penisilinler geliştirilmiştir. Yarı sentetik penisilinler ya doğal penisilinin yapısının kimyasal manüplasyonlarla değiştirilmesi yada çoğu zaman olduğu gibi penisilin molekülünde ana iskeleti oluşturan 6-aminopenisilanik asid&#8217;e uygun bir yan zincir eklenmesi ile elde edilirler.</p>
<p dir="ltr">Penisilinler, duyarlı bakterilerin murain&#8217;den oluşan hücre duvarını etkileyerek bakterisid etki gösterirler.</p>
<p dir="ltr">Penisilinlere karşı rezistans kazanılması şu mekanizmalar ile olur;</p>
<p dir="ltr">1-Periplazmik aralıkta yerleşmiş olan veya buradan hücre dışına salgılanan b-laktamaz enzimleri tarafından penisilinlerin, b-laktam halkalarının açılmasıyla inaktivasyonları,</p>
<p dir="ltr">2-Transpeptidazların ve bakteri çeperindeki diğer penisilin bağlayan proteinlerin ilaca karşı afinitesinin azalması,</p>
<p dir="ltr">3-Hücre çeperinin permiabilitesinin azalması sonucu ilacın bakteri çeperindeki periplazmik aralığa girmesinin zorlaşması.</p>
<p dir="ltr">Penisilin türleri;</p>
<p dir="ltr">1-Penisilin-G ve depo türevleri,</p>
<p dir="ltr">2-Aside dayanıklı penisilinler</p>
<p dir="ltr">-Penisilin-V (fenoksimetilpenisilin),</p>
<p dir="ltr">-Azidosilin</p>
<p dir="ltr">3-ß-laktamazlara (penisilinazlara) dayanıklı penisilinler</p>
<p dir="ltr">-Metisilin</p>
<p dir="ltr">-Nafsilin</p>
<p dir="ltr">-İzoksazolil penisilinler</p>
<p dir="ltr">oOksasilin, Kloksasin, Dikloksasilin, Flukloksasilin</p>
<p dir="ltr">4-Genişçe spektrumlu penisiller,</p>
<p dir="ltr">-Ampisilin</p>
<p dir="ltr">-Amoksisilin,</p>
<p dir="ltr">-Bakampisilin</p>
<p dir="ltr">5-Geniş spektrumlu penisilinler (antipsödomonal penisilin)</p>
<p dir="ltr">-Karboksipenisinilinler</p>
<p dir="ltr">oKarbenisilin, Tikarsilin</p>
<p dir="ltr">-Asilüreidopenisilinler</p>
<p dir="ltr">oAzlosilin, Mezlosilin, Piperasilin</p>
<p dir="ltr">6-Diğer penisilinler</p>
<p dir="ltr">-Amidinopenisilinler</p>
<p dir="ltr">- ß laktamaz inhibitörleri + penisilin kombinasyonları</p>
<p dir="ltr">oAmoksisilin+klavulanik asid</p>
<p dir="ltr">oAmpisilin+sulbaktam</p>
<p dir="ltr">oTikarsilin+potasyum klavulanat <a name="_Toc496096431"></a></p>
<h2 dir="ltr">SEFALOSPORİNLER</h2>
<p dir="ltr">Kimyasal yapıları bakımından ve antibakteriyal etki mekanizmaları yönünden penisilinlere benzerler. Sefalosporinlerin ana çekirdeğini sefem türevi olan 7-aminosefalosporanik asid oluşturur.</p>
<p dir="ltr">Sefalosporinler kronolojik esasa dayanan ve antibakteriyel spektrumdaki gelişmeyi yansıtması yönünden pratik değeri olan bir sınıflandırma şekline göre üç kuşak halinde sınıflandırılırlar. 1.kuşaktan 3.kuşağa, Gram (+) etkinlik azalır, Gram (-) etkinlik artar. Sınıflandırılmış sefalosporinler ve veriliş yolları 1.kuşak 2.kuşak 3.kuşak Sefaleksin Pivsefaleksin Sefaloglisin Sefadroksil Sefalotin Sefazolin Sefradin PO<br />
PO<br />
PO<br />
PO<br />
İV, İM<br />
İV, İM<br />
PO,İM Sefoksitin Sefamandol Sefotetan Sefuroksim Sefuroksim aks.<br />
Sefprozil Sefaklor İV, İM<br />
İV, İM<br />
İV, İM<br />
İM, İV<br />
PO<br />
PO<br />
PO Seftriakson<br />
Sefiksim<br />
Sefoperazon<br />
Sefpodoksim<br />
Seftazidim<br />
Sefotaksim<br />
Seftizoksim İV, İM<br />
PO<br />
İV, İM<br />
İV,İM<br />
İV,İM<br />
İV,İM<br />
İV,İM Sefroksadin PO Moksalaktam İV,İM Sefatrizin PO Sefsulodin İV <a name="_Toc496096432">İMİPENEM</a></p>
<p dir="ltr"> </p>
<h2><a name="_Toc496096432">İMİPENEM</a></h2>
<p dir="ltr">Klinik kullanıma ilk giren karbapenem türevi antibiyotiktir. Penisilin ve sefalosporinlere rezistan bakteri türlerininçoğuna karşı etkilidir. Antibakteriyel spektrumu daha geniştir. Bu bakımdan 3. kuşak sefalosporinlere üstünlük gösterir. Halen mevcut b-laktam antibiyotiklerin en geniş spektrumlusudur. İV yolla kullanılır. <a name="_Toc496096433"></a></p>
<h2 dir="ltr">AZTREONAM</h2>
<p dir="ltr">Antibakteriyel tedaviye ilk giren monobaktam ilaçtır. Tamamıyla sentetiktir. Nispeten dar spektrumludur. Gram (-) bakteri enfeksiyonlarında aminoglikozidler yerine kullanılabilir. İM yada İV yoldan verilir. <a name="_Toc496096434"></a></p>
<h2 dir="ltr">MAKROLİD ANTİBİYOTİKLER</h2>
<p dir="ltr">ERİTROMİSİN</p>
<p dir="ltr">Bakterilerin, ribozomlarının 50 S alt birimlerine bağlanarak aynı yere t-RNA molekülünün bağlanmasını ve peptid zincirinin uzamasını önler. Böylece bakteri hücresinde protein sentezini engeller. Dar spektrumlu antibiyotiktir. Eritomisinin antibakteriyel spektrumu penisilin G&#8217;ninkine benzer. Gram (+) kok ve basillere karşı güçlü etkinlik gösterir.</p>
<p dir="ltr">ROKSİTROMİSİN</p>
<p dir="ltr">Eritromisinin daha lipofilik olan ve 16 üyeli lakton halkası içeren eter oksim türevidir. Antibakteriyel spektrumu eritromisininki gibidir. Mide asidine dayanıklıdır. Oral biyoyararlanımı eritromisinden 2 kat fazladır. Adenoid dokularda plazmadakinden yüksek konsantrasyonlarda toplanır. Bu dozda verildiğinde plazmada oluşan konsantrasyon 6&#215;500 mg. dozunda verilen baz eritromisininkinden daha yüksektir. Yemekten en az 30 dakika önce alınması biyoyararlanımının azalmasını engeller.</p>
<p dir="ltr">KLARİTROMİSİN</p>
<p dir="ltr">Roksitromisin gibi aside dayanıklı ve uzun etkili bir eritromisin türevidir. Antibakteriyel spekturumu, eritromisininki gibidir. Minimal inhibitör konsantrasyon değeri eritromisininkinin yarısı kadardır. Adenoid dokularda, akciğerde ve fagositik hücrelerde serumdaki düzeyinin hayli üstündeki konsantrasyonlarda toplanır.</p>
<p dir="ltr">AZİTROMİSİN</p>
<p dir="ltr">15 üyeli lakton halkası içerir. Antibakteriyel spektrumu eritromisine benzer. Mide asidine dayanıklıdır. Süspansiyon formunun emilimi besinlerle etkilenir, bundan dolayı yemeklerden en az 1 saat önce alınmalıdır.</p>
<p dir="ltr">Diğer Makrolid Antibiyotikler</p>
<p dir="ltr">· Troleandomisin</p>
<p dir="ltr">· Rozaromisin</p>
<p dir="ltr">· Spiramisin <a name="_Toc496096435"></a></p>
<h2 dir="ltr">LİNKOZAMİDLER</h2>
<p dir="ltr">Bu grupta, linkomisin ve klindamisin bulunur. Linkomisin, doğal antibiyotiktir. Klindamisin ise, linkomisin molekülünde bir hidroksil grubu yerine bir klor atomunun sokulması ile elde edilen yarı-sentetik bir antibiyotiktir. Yapılarındaki bu ufak değişikliğe rağmen farmakokinetik ve farmakolojik özelliklerinde belirgin farklılığa neden olur. Klindamisin barsaktan daha kolay emilmesi, antibaktariyel etkinliğinin daha güçlü olması ve daha az toksik olması nedeni ile linkomisine üstünlük gösterir. Klindamisin, eritromisine oranla daha toksik bir antibiyotiktir.</p>
<p dir="ltr">Linkozamidler bakterilerin 50 S ribozomal alt birimlere bağlanmak suretiyle protein sentezini inhibe ederek bakteriostatik etkinlik gösterir. Dar spektrumludurlar. Esas olarak, gram (+) bakteri türlerinin çoğuna ve gram (-) anaerob patojen bakterilerin bazı türlerine karşı etkilidirler. Klindamisin Bacteroides’lere karşı güçlü etkinlik gösterir ve en tercih edilen antibiyotiktir. Klindamisin, linkomisin ve eritromisin arasında çapraz rezistans durumu vardır. <a name="_Toc496096436"></a></p>
<h2 dir="ltr">TETRASİKLİNLER</h2>
<p dir="ltr">Tetrasiklinler yapıca birbirine çok yakından benzeyen ve tetrasiklik bir bileşik olan naftasenkarboksamid&#8217;den türeyen geniş spektrumlu antibiyotiklerdir. Tetrasiklinler bakteri ribozomlarında protein sentezini inhibe etmek suretiyle bakteriostatik etki oluştururlar. Bakteri hücresi içine girdikten sonra ribozomların 30 S alt birimine bağlanırlar ve böylece 50 S alt birimlerinin akseptör noktasına aminoasil transfer RNA&#8217;nın bağlanmasını bloke ederler ve peptid zincirine aminoasid eklenmesini olanaksız duruma getirirler.</p>
<p dir="ltr">Tetrasiklinler oldukça fazla sayıda ve çeşitli gruplardan bakterilere ve ayrıca riketsiyalara, klamidyalara, spiroketlere, mycoplasmalara, leptospiralara ve bazı protozoonlara karşı etkilidirler. Bu nedenle en geniş spektrumlu antibiyotiklerdir.</p>
<p dir="ltr">Tetrasiklin türleri:</p>
<p dir="ltr">· Tetrasiklin ve oksitetrasiklin: Kısa süre etkili ve en ucuz tetrasiklinlerdir.</p>
<p dir="ltr">· Demetilklortetrasiklin: Orta süre etkilidir.</p>
<p dir="ltr">· Doksisiklin: Uzun süre etkilidir.</p>
<p dir="ltr">· Minosiklin: Doksisikline benzer. <a name="_Toc496096437"></a></p>
<h2 dir="ltr">AMFENİKOLLER</h2>
<p dir="ltr">Bu grupta kloramfenikol ve tiamfenikol bulunur. Kloramfenikol, 4 önemli özelliği nedeni ile diğer antibiyotiklerin çoğuna göre üstünlüğü olan bir ilaçtır. Bu özellikler geniş spektrumlu oluşu, yan etki insidansının düşük oluşu, vücutta dağılımının iyi olması ve fiyatının ucuz olmasıdır. Ancak, çok seyrek de olsa ölümle sonuçlanan irreversibl aplastik anemi yapması bu üstünlükleri üzerine gölge düşürür.</p>
<p dir="ltr">Kloramfenikol geniş spektrumlu bir antibiyotiktir. Gram (+) kok, aerob ve anaerob gram (+) basiller, gram (-) bakterilerin çoğuna karşı duyarlıdır. Enterobakter ailesine karşı etkinliği değişkendir.</p>
<p dir="ltr">Kloramfenikol, bakteri ribozomlarının 50 S alt birimine bağlanarak peptidil transferaz enzimini bloke eder ve böylece protein sentezini reversibl bir şekilde inhibe ederler.</p>
<p dir="ltr">Kloramfenikol, tedavi dozlarında karaciğer mikrozomal enzimlerini inhibe ettiği unutulmamalı ve beraberinde kullanılan ilaçlarla olabilecek etkileşimi bilinmelidir. <a name="_Toc496096438"></a></p>
<h2 dir="ltr">AMİNOGLİKOZİDLER</h2>
<p dir="ltr">Bu grupda bulunan antibiyotikler, streptomisin, gentamisin, tobramisin, amikasin, paramomisin, neomisin, viomisin, sisomisin ve netilmisindir. Aminoglikozidler, penisilinler ve sefalosporinler ile geçimsizlik gösterirler, kimyasal olarak birleşip birbirlerini inaktive ederler.</p>
<p dir="ltr">Etki mekanizmaları, spektrumları ve toksik etkileri birbirlerine benzer. Mutad dozları ile vücut sıvılarında elde edilen konsantrasyonlarda genellikle bakterisid etki gösterirler.</p>
<p dir="ltr">Gram (-) aerobik basiller üzerine diğer antibiyotiklerden daha fazla etki göstermesi, hızlı bakterisid etki yapması, nisbeten ucuz ilaçlar olması üstünlükleridir. Terapötik indekslerinin küçük olması, ağız yolu ile kullanılamaması, nefrotoksik ve ototoksik etki potansiyellerinin bulunması, bakteride nisbeten çabuk direnç gelişimine neden olması sakıncalarıdır.</p>
<p dir="ltr">Bakteri ribozomlarının 30 S alt birimine irreversibl bağlanarak, ribozomlarda protein sentezini inhibe eder ve m-RNA&#8217;nın taşıdığı genetik kodun yanlış okunmasına neden olurlar.</p>
<p dir="ltr">Aminoglikozidler esas olarak dar spektrumlu antibiyotiklerdir. Bunlara en duyarlı olan bakteri grubu gram (-) aerobik basillerdir.</p>
<p dir="ltr">Aminoglikozid Türleri:</p>
<p dir="ltr">· Gentamisin : Vestibülotoksik etkisi daha ön plandadır.</p>
<p dir="ltr">· Streptomisin: Vestibülotoksik etkisi daha belirgindir, nefrotoksik etkisi diğer aminoglikozidlere oranla daha azdır.</p>
<p dir="ltr">· Tobramisin: Gentamisine benzer, ancak pseudomonaslara daha etkilidir.</p>
<p dir="ltr">· Amikasin</p>
<p dir="ltr">· Kanamisin</p>
<p dir="ltr">· Netilmisin</p>
<p dir="ltr">· Neomisin</p>
<p dir="ltr">· Paramomisin</p>
<p dir="ltr">· Viomisin <a name="_Toc496096439"></a></p>
<h2 dir="ltr">TRİMETOPRİM &#8211; SULFAMETOKSAZOL (TMP-SMX)</h2>
<p dir="ltr">Ko-trimoksazol olarak da bilinir. Sulfametoksazol (SMX), bir sulfonamiddir. Sulfonamidler para-animo-benzoatın folik aside modifikasyonu-nu kompetitif olarak inhibe ederler. Trimetoprim (TMP), bakteriyel dihidrofolat redüktazı kompetitif olarak inhibe eden bir diaminopirimidin&#8217;dir. Her iki ilaç tek başlarına kullanıldığında görülmeyebilecek olan sinerjistik bakterisid etkiye yol açarak birçok gram (+) ve (-) bakterileri etkiler. TMP-SMX&#8217;un genişçe bir spektrumu vardır. Genel bir kural olarak, TMP-SMX&#8217;un içindeki iki antibakteriyel ilacın maksimum sinerjistik etkinliği, her iki ilaca da duyarlı olan bakteri türleri üzerinde meydana gelir. Etkinliğin belirlenmesinde TMP&#8217;e duyarlılık daha önemlidir. <a name="_Toc496096440"></a></p>
<h2 dir="ltr">KİNOLON GRUBU ANTİBİYOTİKLER</h2>
<p dir="ltr">Tamamen sentetik olan bu grubun ilk üyesi nalidiksik asiddir. Bu grupda ayrıca; ciprofloksasin, ofloksasin, norfloksasin, pefloksasin, fleroksasin, enoksasin ve levofloksasin bulunur.</p>
<p dir="ltr">Kinolonlar, DNA-giraz enzimini inhibe ederek bakterisid etki gösterirler. Kinolonların etkisine maruz kalan bakteriler bölünemezler, anormal şekilde uzayıp ölürler. Daha fazla gram (-) ler olmak üzere gram (+) bakterilere de etkilidirler.</p>
<h2 dir="ltr">VANKOMİSİN</h2>
<p dir="ltr">Yapıca diğer antibiyotiklerin hiçbirine benzemez. Bakteride peptidoglikan zincirinin devamını kırar, sitoplazmik membran yapısını bozar, RNA sentezini durdurarak hücre duvarı sentezini inhibe eder. Antibakteriyel spekturumu dardır. Esas olarak gram (+) kokları ve Clostridium&#8217;ları etkiler.</p>
<p dir="ltr">Sadece İV yolla kullanılabilir. Toksisitesi ve fiyatı fazla olan bir antibiyotiktir. <a name="_Toc496096442"></a></p>
<h2 dir="ltr">ANTİ-ANAEROBİK ANTİBİYOTİKLER</h2>
<p dir="ltr">Penisilin G, antipsödomonal penisilinler, sefoksitin, imipenem, b-laktam+b-laktamaz inhibitörü kombinasyonları, klindamisin ve kloramfenikol anti-anaerobik etkinlikleri bulunmaktadır. Ayrıca, 5-nitroimidazol&#8217;lerin anti-anaerobik etkinlikleri vardır.</p>
<p dir="ltr">5-nitroimidazol grubu anti-anaerobikler:</p>
<p dir="ltr">· Metronidazol,</p>
<p dir="ltr">· Tinidazol,</p>
<p dir="ltr">· Ornidazol</p>
<p dir="ltr">Bu üç ilacın farmakokinetik ve farmakolojik nitelikleri bakımından birbirlerine çok benzerler. Bakterisid etki gösterirler.</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to ANTİBİYOTİKLERİN SINIFLANDIRILMASI !</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/genel-mikrobiyoloji.php" rel="bookmark">GENEL MİKROBİYOLOJİ</a></h3><p>Her hekim arkadaşımın arşivinde bulunması gereken Genel Mikrobiyoloji bilgilerinin yararlı olması dileğiyle. Dt.Yaşar Çınar NAR GENEL MİKROBİYOLOJİ Kemoterapi: Herhangi kimyasal bileşiğin bir hastalığın iyileştirilmesi veya ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-nedir.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü Nedir ?</a></h3><p>Diş çürüğü nedir? Diş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-fircasi-ve-dolgu-tarihe-karisiyor.php" rel="bookmark">Diş fırçası ve dolgu tarihe karışıyor !</a></h3><p>Bilimadamları sadece parlak ışık kullanarak diş plağı oluşturan bakterileri yok etmeyi başardı. Cilt kanseri tedavisinde kullanılan prensiplerden yola çıkılarak geliştirilen bu tedavi yönteminin birkaç yıl ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php" rel="bookmark">DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON</a></h3><p>Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php" rel="bookmark">Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</a></h3><p>" Ye ekşiyi doğur Ayşeyi " Ne kadar Doğru ? Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-boslugu-nedir.php" rel="bookmark">Ağız Boşluğu Nedir ?</a></h3><p>Ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. Ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (ağız), ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/bayramda-sekere-dikkat.php" rel="bookmark">Bayramda Şeker&#8217;e DİKKAT !</a></h3><p>Ramazan Bayramı diğer adıyla Şeker Bayramı olarak anılır.Yakınlarımızla buluştuğumuz bu anların tatlılığını damağımızda hissetmek ve hissettirmek adına Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerlemeler kısa bir zaman ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</a></h3><p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin'e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda ...</p></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ferahnefes.com/antibiyotiklerin-siniflandirilmasi-ve-ozellikleri.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</title>
		<link>http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php</link>
		<comments>http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 10:43:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>yasarcinarnar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Hekimleri İçin...]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ferahnefes.com/?p=202</guid>
		<description><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2010/03/AcupunctureDentalPoster17x22.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-229" title="AcupunctureDentalPoster17x22" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2010/03/AcupunctureDentalPoster17x22-231x300.jpg" alt="AcupunctureDentalPoster17x22 231x300 Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !" width="231" height="300" /></a></p>
<p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin&#8217;e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda belirtilmiştir.</p>
<p>Fong Ya : Enfekte durumlar</p>
<p>Ya Kon : Dişetleri ve çevre yumuşak doku hastalıkları</p>
<p>Chong Ya : Diş çürükleri<br />
Yine aynı kitapta gingivitisler, periodontal apseler, gingiva ülserleri ve diş ağrısı hakkında uygun tanımlar yapılmıştır. Çinliler, dünyada diş temizliği için kürdan ve diş fırçasını ilk kullanan milletler arasındadır. Kayıtların bu kadar eski olmasına karşın akupunkturun diş hekimliği pratiğinde geniş ve bilimsel uygulamaları 1980 yıllarında Japonya&#8217;da başlamış ve elde edilen veriler Dünya Diş hekimliğine sunulmuştur. Amaç bilinen dental tedavilerle oriental tıbbın kombine edilerek hastaya en kısa yoldan ve ağrısız faydalı olabilmektir. Diş hekimliği pratiğinde sadece ağız kavitesi içindeki patolojik lokalizasyonlar görülür. Bununla birlikte tedavi programlarında sıklıkla hastanın fizik ve mental durumunun dengesi göz önüne alınmalıdır. Bu da oriental tıbbın dental tedaviye eklenmesi ile çok iyi sonuçlar alınabilineceğini gösterir.<br />
Akupunkturun sağladığı avantajlar şu şekilde sıralanabilir:</p>
<p><span id="more-202"></span><br />
1- Analjezi<br />
2- Spastik kasların gevşemesi,<br />
3- Cilt ve müköz membranların çeşitli faktörlere bağlı aşırı duyarlığı,<br />
4- Yüksek kan basıncının düşürülmesi,<br />
5- Sirkülasyonun düzenlenmesi,<br />
6- Lipolizin uyarılması,<br />
7- Immun cevap ve bakteriyel infeksiyonlara rezistansın arttırılması,<br />
8- Mental depresyonun kaldırılması, hiperaktivitenin düzeltilmesi,<br />
9- Anteriör ptitüer hormon salgılanmasının düzenlenmesi, ACTH ve benzeri maddelerin salgılanması,<br />
10- Gevşeme ve rahatlama duygusunun ortaya çıkartılması.(1)</p>
<p>AKUPUNKTUR ANESTEZISI :</p>
<p>Akupunktur anestezisi, Japonyada ilk kez 1957 yılında, Dr. Hiodo Nishiyama tarafından Osaka&#8217;da jinekoloji pratiğinde kullanılmıştır. 1969 haziranında Dr.Yoshio Manaka ve Dr.Michio Tani birlikte ilk kez akupunktur anestezisi ile apendektomi yapmışlardır. 1972 de ABD. başkanı Nixon&#8217;ın Çin&#8217;i ziyareti sırasında Çinli&#8217;ler akupunktur anestezisini ve tedavisini büyük bir gösteri halinde herkezi heyrette bırakan bir biçimde başarı ile sergilemişlerdir.Nixon Amerikaya dönüşünden sonra amerikalı doktorları Çin&#8217;e göndermiş ve batı dünyası akupunktur ile tanışmıştır . Akupunktur anestezisi gerçek kelime anlamında anestezi değil, analjezi veya ağrıyı inhibe etkisidir. Özellikle Kbb ve Dental cerrahide efektiftir.</p>
<p>Akupunktur anestezisinin avantajları :</p>
<p>* Akupunktur anestezisi, lokal anesteziklerle kombine edilebilir ve kullanılacak olan lokal anestezik dozu 1/2 veya 1/4 oranında azaltılabilir.<br />
* Akupunktur anestezisi ağır hastalarda, kuvvetten düşmüş hastalarda ve ihtiyar hastalarda drog ile anesteziden daha güvenlidir.<br />
* Akupunktur normal vücut fonksyonlarına müdahale etmez .Sadece fonksyonların düzelmesine yardımcı olur. Solunum normal, tansiyon ve nabız sabittir.<br />
* Hastanın akupunktur anestezisinden sonra daha çabuk iyileştiği görülmüştür. Bu daha çok uzun süren drog etkilerinin bulunmamasına bağlı olmasıdır.<br />
* Postoperatif bulantı ve kusma olmaz. Pıhtılaşma normaldir. Şok reaksiyonu yoktur. Postoperatif pulmoner komplikasyon yoktur.<br />
* Allerjik reaksiyon görülmez. (4)</p>
<p>Akupunktur anestezisinin dezavantajları:</p>
<p>* Analjezi derecesi genel anestezik, sinir bloku ve lokal infiltrasyona göre derin değildir.<br />
*Anestezik etkinin başlaması için geçen zaman periodu uzundur.<br />
* Akupunktur noktalarının lokalizasyonunun tam olarak bilinmesi gerekir.<br />
* Her zaman başarılı olunamaz , bilinen anestezikler gerekebilir.<br />
Akupunktur uygulamaları sırasında uyulması gereken çok önemli kurallar vardır.</p>
<p>*Nokta seçimi :</p>
<p>Uygulanacak olan tedavinin tipine göre kardinal noktalar ve yardımcı noktalar seçilir. Yardımcı noktalar kardinal noktaların etkilerini arttıran noktalardır. Kardinal noktalar ile yardımcı noktaların kombinasyonlarında yapılacak hatalar uygulamayı başarısız hale getirecektir. Ayn zamanda nokta seçimi sırasında hastanın o andaki durumuna ve anamnezine dikkat edilmelidir.</p>
<p>* Nokta lokalizasyonları :</p>
<p>Akupunktur uygulaması için hazırlanan programdaki akupunktur noktalarının lokalizasyonlarının titizlikle yapılarak uygulamaya geçilmesi zorunludur. Noktaların lokalizasyonlarında anatomik oluşumlar kolaylık sağlayacaklardır.</p>
<p>* Uygun stimülasyon tekniğinin seçimi :</p>
<p>Stimülasyon tekniğinin seçiminde teşhis ve bu teşhise göre akupunktur uygulamasının amacı rol oynar. Bu teknikler, iğne, lastik elektrotlar, moxa, laser, elektroakupunktur şeklinde sıralanabilir.</p>
<p>* Stimülasyon süresi :</p>
<p>Stimülasyon süresi uygulamanın amacına göre ayarlanır. Ortalama olarak bu süre 15 &#8211; 35 dakika arasındadır. Gerektiğinde bu süre 10-15 dakika kadar daha uzatılabilir.</p>
<p>Diş pulpasının inervasyonu ve vaskülarizasyonu akupunktur etki mekanizması açısından önemlidir.</p>
<p>Diş pulpası, ihtiva ettiği sensitif reseptörler sayesinde önemli ölçüde diş uyaranlara karşı hassas bir organdır. Yine kendisine has bir özelliğide her türlü stimulusun oluşturduğu etkiyi ağrı duyusu şeklinde algılamasıdır. Pulpanın sinir sistemi ağı, hem sensitif sistemin afferent nöronlarını hemde otonom sistemin sinir uçlarını ihtiva eder. Otonom sisteme ait uçlar mikrosirkülasyonu yönetirler. (5) Bütün sinir uçları foramen apikaleden pulpaya girerler. Sensitif uçların bir bölümü trigeminal sinirden gelirken, bir bölüm sinir ucuda servikal sempatik gangliondan gelerek bu ağa karışır. Bu fibrillerin hepsi Schwann hücresi içinde yer alır ve yine bu hücrenin yaptığı miyelin kılıf ile çevrelenmişlerdir. (3) Ağrı duyusunu iletmekle görevli miyelinli sinirler apikal foramenden pulpaya girdikten sonra perifere doğru ilerlerken miyelin kılıflarını kaybederek miyelinsiz sinir haline dönerler ve Weil tabakasını aşarak odontoblastik tabakaya ulaşırlar. Bazı uçları dentin kanalları içine girerek 1/3 kanal boyu kadar ilerler.</p>
<p>Seltzer, ağrı duyusunu ileten kısa aksonlu sinirlerin, trigeminal sinirden geldiğini ve ağrı duyusunu 100 m/sn lik hızla merkeze ilettiklerini, miyelinsiz sinirlerin aynı işlevi 0,6 &#8211; 0,9 m/sn.lik hızda gerçekleştirdiklerini ortaya koymuttur.(8)</p>
<p>Uzun aksonlu, miyelin kılıf ihtiva etmeyen ve ağrı duyusunu çok yavaş ileten sinir uçları ise arteriol ve venüllerin çeperlerine sokulup sinaptik etkileşme ile damar endotelleri üzerinde hakimiyet kurarak kan sirkülasyonun şiddetini ayarlama görevini üstlenmişlerdir.</p>
<p>DİŞ HEKİMLİĞİNDE AKUPUNKTUR UYGULAMA ALANLARI</p>
<p>DİŞ ÇEKİMİ</p>
<p>Diş çekimlerinde vakaya göre lokal anestezikler, genel anestezi, akupunktur analjezisi veya bunların kombinasyonları ağrı kontrolü için kullanılabilir. Akupunktur analjezisi özellikle diğer kombinasyonların kontrendike olduğu durumlarda kullanılır. Ana noktaları: Li 3, Li4, Li11, Li7 dir. Ayrıca programa kulaktaki ilgili noktalar ilave edilir. Bu noktalar bilinen şekillerde stimüle edilir. 15 ile 35 dakika sonra çekim gerçeklettirilir.</p>
<p>Nabız ve solunum, akupunktur analjezisi sırasında değişiklik göstermez. Hasta çekim sonrasında rahattır.</p>
<p>AĞIZ İÇİ OPERASYONLAR</p>
<p>Akupunktur analjezisinin küçük dental operasyonlarda uygulanmas dit çekimindeki uygulanışı ile aynıdır. Pozitif neticelerin alınması oral kavitedeki küçük operasyonlarda çok doğaldır. Kanal tedavileri, özellikle implant operasyonlarında en iyi adaptasyon, önce akupunktur analjezisi ile başlamak daha sonra minimum dozda lokal aneztezikler kullanarak devam ettirmekle sağlamıştır. Bu tip operasyonlarda postoperatif ağrı oldukça fazladır. Akupunktur aneztezisinin buradaki önemi postoperatif ağrının minumum olmasıdır.</p>
<p>Akupunkturun bu tip operasyonlarda kullanılması lokal anestezik miktarının minimuma indirilmesi açısından çok önemlidir.</p>
<p>Günümüzde bilinen ve kullanılan anesteziklerin yerine akupunktur anestezisinin kullanımı pratikte zor olacaktır ve primer olarak yersizdir. Ancak hergün karşılaşılabilecek vakalar olan lokal anestezik allerjileri, iğne korkuları, analjezik ilaçların kontrendikasyonlarında akupunktur analjezisinin primer hale geçmesi söz konusudur.</p>
<p>PULPITISTE AĞRI KONTROLÜ</p>
<p>Bu hastaların kliniklere müracat nedenleri diş ağrılarıdır. Genellikle uykusuz huzursuz ve gergindirler. Bizden istedikleri ağrılarının biran önce dindirilmesidir. Çoğu vakada ilk periotta ağrı akupunkturla ortadan kaldırılabilir. Iğneler uygun noktalara batırılır, fazla hareket ettirilmeden oldukları yerde döndürülerek manipüle edilirler. Bu kuvvetli stimulasyon uygulamas ağrıyı ortadan kaldırır. Ardından bilinen dental tedavi uygulamasına geçilir.</p>
<p>KANAL DOLGUSU SONRASI AĞRI VE RAHATSIZLIKLARI</p>
<p>Düşük frekanslı pulslarla yapılan akupunktur tedavisi bu vakalarda çok iyi neticeler vermektedir. Düşük frekanslı akım, iğne batırıldıktan sonra analjezik etkinin balatlabilmesi için endikedir. Iğne yerine kullanılan özel olarak imal edilmiş yumuşak lastik elektrodlarla da aynı sonuç alınabilir. Maxiller ağrıyı yok etmek için St7 ve REPP ler, mandibüler ağrıyı yok etmek için St6, St7 ve REPP ler kullanılır. Düşük frekanslı darbeli akım 10- 15 dakika verilir. Hastanın genel durumu bozuksa baş, boyun ağrıları ve omuz sertliğide mevcuttur. Bunlara ilgili akupunktur tedavileri uygulanır.</p>
<p>INLAY, KRON PREPARASYONLARI VE SIMANTASYONLARI</p>
<p>Iğne ve lastik elektrotlarla diş analjezisinde kullanılan noktalara akupunktur uygulanır. Düşük frekans ve pulslar kullanılır. Bu metod dişeti çekilmiş hassas dişli ağızlardan ölçü alınırken ve simantasyon esnasında kullanılabilinir.</p>
<p>HIPERSENSIVITY</p>
<p>Aşırı diş hassasiyetlerinde düşük frekanslı elektroakupunktur uygulanarak 10-15 dakika içinde hassasiyet normal seviyesine indirilebilmektedir.</p>
<p>DETARTRAJ</p>
<p>Detartraj sonrasında çoğu hastada dişlerde hassasiyet ortaya çıkar. Bu vakalarda düşük frekanslı akımla, ilgili akupunktur noktalarına stimülasyon uygulaması çok iyi neticeler verir. Iğne yerine lastik elektrot uygulamasıda aynı sonuçları vermektedir. Subgingival küretaj 8 dakika ilgili meridyen noktalarının stimülasyonu sonucunda mümkündür. Bu vakalar için özellikle hazırlanmış ve dişetlerine uygulanışı çok kolay olan sandviç elektrotlar hastaya ve hekime kullanım açısından rahatlık sağlar. Elektrodun diğer ucu Li4&#8242;e bağlanarak stimülasyon yapılır.</p>
<p>AFTLAR &#8211; STOMATITLER</p>
<p>Bu vakalarda bilinen medikal tedavilerle akupunkturun konbine edilmesinde büyük yarar sağlanmaktadır. Akupunkturun genel vücut direnci üzerine olan yükseltici etkisinden faydalanılmaktadır. (6)</p>
<p>ANGÜLER CHELOZIS</p>
<p>Angular cheliozis de St 4 noktalarına yapılacak yaklaşık 10 dakikalık akupunktur uygulamaları çok iyi neticeler vermektedir.</p>
<p>PEDODONTI</p>
<p>Çocuklarda yapılacak dental tedavilerde akupunktur anestezisi kullanmak mümkündür. Burada Gv20 hasta ile kooperasyonu sağlamak için önemlidir. Li4 noktalarına yapılan 15 dakikalık akupunktur süt dişi çekimleri için yeterli olacaktır.Bu metod iğneyi çevirme tekniği ile yapılır. Çocuk bundan rahatsız olduğunda batırılıp manipüle ile yerinden çıkartılmalıdır.</p>
<p>ÖĞÜRME REFLEKSI</p>
<p>Hastadan ölçü alınırken ve tedavi esnasında öğürme başlarsa Cv22 iğne ile manüpüle edilir. Aynı uygulama dental tedavi sırasında öksüren hastalara uygulanabilir.</p>
<p>TRISMUS</p>
<p>Enflamasyon sonucu trismus 3. molarların çekimi veya oral cerrahi sonucu enflamasyon neticesinde oluşur. Bu olay dental pratikte çok can sıkıcıdır. Bu semptom akupunkturla veya akupunktur moxibisyon kombinasyonu ile ksa zamanda ortadan kaldırılır.</p>
<p>TRIGEMINAL NEVRALJILER</p>
<p>Trigeminal nevraljiler kısa şimşek çakması tarzında tekrarlayan şiddetli ataklar halinde olan ve ağrısı periotlar ihtiva eden nevraljilerdir. Genel olarak orta ve ileri yaş gurubunda rastlanır. Tam olarak etyolojisi bilinmemektedir. Akupunktur tedavisinde öncelikle teşhisin iyi konmuş olması gerekir. Trigeminal sinirin hangi dalını ilgilendiriyorsa tedavi ona uygun yapılmalı ve mutlaka uzak noktalarda kullanılmalıdır. Kuvvetli stimulasyonla hemen ortadan kaldırılabilmektedir.</p>
<p>ÇENE VE YÜZ BÖLGESINDEKI DIĞER NEVRALJIFORM AĞRILAR</p>
<p>Charlin nevraljisi, Sluder nevraljisi, N.ntermedius nevraljisi, N.Glossofarigeus nevraljisi, Costen sendromu, Frey sendromu, Anaesthesia dolorasa, Kausalji, Cluster Headeche tedavilerinde analjezi programı uygulanır.</p>
<p>TRIGEMINUSDA NEURITIS</p>
<p>Muhtelif operasyonlardan sonra ortaya çıkabilir. Nevraljide olduğu kadar şiddetli ağrı olabilir. Analjezi programı ile çok kısa sürede netice alınır.</p>
<p>PRIMER ATIPIK YÜZ NEVRALJISI ( HISTERIK YÜZ AĞRISI )</p>
<p>Ağrı nevraljideki gibi şiddetli olmayıp, sinir trajesine uymaz. Hastanın genel durumu göz önüne alınarak tedavi programı hazırlanır. Programa depresyon ve vejetatif sisteme ait noktalar da dahil edilmelidir.</p>
<p>FACİAL PARALIZILER</p>
<p>Facial paralizilerde amaç fasial sinirin kemiği terk ettiği bölgede oluşan ödemin kaldırılması ve aynı zamanda yüzdeki mimik kaslarının tonus yoksunluğu sebebi ile atrofiye uğramalarının engellenmesidir.</p>
<p>TEMPORAMANDİBULAR EKLEM PROBLEMLERİ</p>
<p>T.m.e. problemlerinde öncelikle protetik problem olup olmadığı araştırılıp varsa ortadan kaldırılmalıdır. Genellikle protetik sorunu olmayan hastaların diğer eklemlerinde de problem mevcuttur. T.m.e problemlerinde amaç öncelikle ağrının ortadan kaldırılmasıdır. Uygulanan akupunktur tedavisinde antienflamatuvar ve analjezik etki alınır. Bu tedavi kürler halinde olup hastanın sonradan da takibi gerekmektedir.</p>
<p>TÜKRÜK BEZLERİNİN HIPERFONKSYONLARI</p>
<p>Tükrük bezlerinin hiperfonksyonlar parasempatik sinirlerin aşırı uyarılmaları sonucu ortaya çıkarlar.Otonom sistem regülasyonuna dayalı bir akupunktur programı ile aşırı parasempatik uyarımı ortadan kaldırılarak oral kavite içinde rahat çalışma ortamı yaratılır.</p>
<p>SİNÜZİTLER</p>
<p>Sinüzitlerde kullanılan programda akupunkturun ödem çözücü, analjezik ve antienflamatuar etkisinden faydalanılır. Genellikle 4. seanstan sonra sinüs içine birikmiş olan eksuda boşalmaktadır.</p>
<p>KORKU</p>
<p>Özellikle diş tedavisinden korkan hastalara günlük çalışmalarımızda oldukça sıkça karşılaşırız. Bu vakalarda akupunkturla çok kısa zamanda sedasyon ve gevşeme elde edilmektedir.</p>
<p>Kardinal noktaları: Gv20, Gv21, H7&#8242;dir.</p>
<p>SONUÇ: Akupunktur dişhekimliği pratiğinde önemli yer tutan ve klasik metodlarımızla konbine olarak da kullanılabilen bir tedavi metodudur.</p>
<p>KAYNAKÇA :</p>
<p>1-2- BONICA,J.J .:Acupunctur Anesthesia in the People&#8217;s Republic of China . Jama ,Vol.229,no.10,sept.2 1974 s 1817-1825<br />
2-4- BRODAL.A. :Kranial Sinirler.Hacettepe Üniversitesi Yayınları.1979 .s.54-66<br />
3-5-COHEN, S., BURNS,R.C.: Pathways of the pulp .The C.V.Mosby Co 1984 s.347-352<br />
4-3-CIRELI,E.:Genel Histoloji -Hücreler Ve Dokular E:Ü:Matbaası 1976 s .290-294<br />
5-1-ERDINE,S.:Ağrı. Nobel Kitapevi.1987. s.213-219<br />
6-6 &#8211; KONUKMAN,E .: Ağız Hastalıkları.Duran Ofset. 1980.s.37<br />
7-8-SELTZER,S.,BENDER,I.B.:The Dental Pulp .J.B. Lippincott Co. 1975 s. 119-121-124<br />
Orjinal metin Türk Dişhekimleri Birliği 1. Uluslararası kongresinde sunulmuştur.</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php" rel="bookmark">DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON</a></h3><p>Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</a></h3><p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden "HİPNODONTİ"in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü ve Tedavisi</a></h3><p>Bu yazının amacı: Diş çürüğü ve tedavisi konusunda hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ve diş çürüğü oluşumunun önlenmesidir. Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur? Yetersiz ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php" rel="bookmark">Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</a></h3><p>" Ye ekşiyi doğur Ayşeyi " Ne kadar Doğru ? Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-sagligi-icin-10-dakika.php" rel="bookmark">Diş sağlığı için 10 dakika&#8230;</a></h3><p>Ağız ve diş sağlığı için günde 10 dakika ayırmak yeterli. Türkiye'nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-boslugu-nedir.php" rel="bookmark">Ağız Boşluğu Nedir ?</a></h3><p>Ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. Ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (ağız), ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-eti-hastaliklari-kanser-habercisi.php" rel="bookmark">Diş eti hastalıkları kanser habercisi..</a></h3><p>Diş eti hastalıklarının, hem sigara içenlerde hem de içmeyenlerde yüksek kanser riski ile ilgili uyarıcı bir işaret olabileceği bildiriliyor. Londra Imperial College’daki araştırmacılar tarafından yürütülen ...</p></div></li></ul></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2010/03/AcupunctureDentalPoster17x22.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-229" title="AcupunctureDentalPoster17x22" src="http://www.ferahnefes.com/wp-content/uploads/2010/03/AcupunctureDentalPoster17x22-231x300.jpg" alt="AcupunctureDentalPoster17x22 231x300 Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !" width="231" height="300" /></a></p>
<p>M. Ö. 2500 yılları civarında Hugandi Nei Ching adı ile yazılan ve Çin&#8217;e ait en eski tıp kitabı olarak bilinen eserde ağız hastalıkları üç kısımda belirtilmiştir.</p>
<p>Fong Ya : Enfekte durumlar</p>
<p>Ya Kon : Dişetleri ve çevre yumuşak doku hastalıkları</p>
<p>Chong Ya : Diş çürükleri<br />
Yine aynı kitapta gingivitisler, periodontal apseler, gingiva ülserleri ve diş ağrısı hakkında uygun tanımlar yapılmıştır. Çinliler, dünyada diş temizliği için kürdan ve diş fırçasını ilk kullanan milletler arasındadır. Kayıtların bu kadar eski olmasına karşın akupunkturun diş hekimliği pratiğinde geniş ve bilimsel uygulamaları 1980 yıllarında Japonya&#8217;da başlamış ve elde edilen veriler Dünya Diş hekimliğine sunulmuştur. Amaç bilinen dental tedavilerle oriental tıbbın kombine edilerek hastaya en kısa yoldan ve ağrısız faydalı olabilmektir. Diş hekimliği pratiğinde sadece ağız kavitesi içindeki patolojik lokalizasyonlar görülür. Bununla birlikte tedavi programlarında sıklıkla hastanın fizik ve mental durumunun dengesi göz önüne alınmalıdır. Bu da oriental tıbbın dental tedaviye eklenmesi ile çok iyi sonuçlar alınabilineceğini gösterir.<br />
Akupunkturun sağladığı avantajlar şu şekilde sıralanabilir:</p>
<p><span id="more-202"></span><br />
1- Analjezi<br />
2- Spastik kasların gevşemesi,<br />
3- Cilt ve müköz membranların çeşitli faktörlere bağlı aşırı duyarlığı,<br />
4- Yüksek kan basıncının düşürülmesi,<br />
5- Sirkülasyonun düzenlenmesi,<br />
6- Lipolizin uyarılması,<br />
7- Immun cevap ve bakteriyel infeksiyonlara rezistansın arttırılması,<br />
8- Mental depresyonun kaldırılması, hiperaktivitenin düzeltilmesi,<br />
9- Anteriör ptitüer hormon salgılanmasının düzenlenmesi, ACTH ve benzeri maddelerin salgılanması,<br />
10- Gevşeme ve rahatlama duygusunun ortaya çıkartılması.(1)</p>
<p>AKUPUNKTUR ANESTEZISI :</p>
<p>Akupunktur anestezisi, Japonyada ilk kez 1957 yılında, Dr. Hiodo Nishiyama tarafından Osaka&#8217;da jinekoloji pratiğinde kullanılmıştır. 1969 haziranında Dr.Yoshio Manaka ve Dr.Michio Tani birlikte ilk kez akupunktur anestezisi ile apendektomi yapmışlardır. 1972 de ABD. başkanı Nixon&#8217;ın Çin&#8217;i ziyareti sırasında Çinli&#8217;ler akupunktur anestezisini ve tedavisini büyük bir gösteri halinde herkezi heyrette bırakan bir biçimde başarı ile sergilemişlerdir.Nixon Amerikaya dönüşünden sonra amerikalı doktorları Çin&#8217;e göndermiş ve batı dünyası akupunktur ile tanışmıştır . Akupunktur anestezisi gerçek kelime anlamında anestezi değil, analjezi veya ağrıyı inhibe etkisidir. Özellikle Kbb ve Dental cerrahide efektiftir.</p>
<p>Akupunktur anestezisinin avantajları :</p>
<p>* Akupunktur anestezisi, lokal anesteziklerle kombine edilebilir ve kullanılacak olan lokal anestezik dozu 1/2 veya 1/4 oranında azaltılabilir.<br />
* Akupunktur anestezisi ağır hastalarda, kuvvetten düşmüş hastalarda ve ihtiyar hastalarda drog ile anesteziden daha güvenlidir.<br />
* Akupunktur normal vücut fonksyonlarına müdahale etmez .Sadece fonksyonların düzelmesine yardımcı olur. Solunum normal, tansiyon ve nabız sabittir.<br />
* Hastanın akupunktur anestezisinden sonra daha çabuk iyileştiği görülmüştür. Bu daha çok uzun süren drog etkilerinin bulunmamasına bağlı olmasıdır.<br />
* Postoperatif bulantı ve kusma olmaz. Pıhtılaşma normaldir. Şok reaksiyonu yoktur. Postoperatif pulmoner komplikasyon yoktur.<br />
* Allerjik reaksiyon görülmez. (4)</p>
<p>Akupunktur anestezisinin dezavantajları:</p>
<p>* Analjezi derecesi genel anestezik, sinir bloku ve lokal infiltrasyona göre derin değildir.<br />
*Anestezik etkinin başlaması için geçen zaman periodu uzundur.<br />
* Akupunktur noktalarının lokalizasyonunun tam olarak bilinmesi gerekir.<br />
* Her zaman başarılı olunamaz , bilinen anestezikler gerekebilir.<br />
Akupunktur uygulamaları sırasında uyulması gereken çok önemli kurallar vardır.</p>
<p>*Nokta seçimi :</p>
<p>Uygulanacak olan tedavinin tipine göre kardinal noktalar ve yardımcı noktalar seçilir. Yardımcı noktalar kardinal noktaların etkilerini arttıran noktalardır. Kardinal noktalar ile yardımcı noktaların kombinasyonlarında yapılacak hatalar uygulamayı başarısız hale getirecektir. Ayn zamanda nokta seçimi sırasında hastanın o andaki durumuna ve anamnezine dikkat edilmelidir.</p>
<p>* Nokta lokalizasyonları :</p>
<p>Akupunktur uygulaması için hazırlanan programdaki akupunktur noktalarının lokalizasyonlarının titizlikle yapılarak uygulamaya geçilmesi zorunludur. Noktaların lokalizasyonlarında anatomik oluşumlar kolaylık sağlayacaklardır.</p>
<p>* Uygun stimülasyon tekniğinin seçimi :</p>
<p>Stimülasyon tekniğinin seçiminde teşhis ve bu teşhise göre akupunktur uygulamasının amacı rol oynar. Bu teknikler, iğne, lastik elektrotlar, moxa, laser, elektroakupunktur şeklinde sıralanabilir.</p>
<p>* Stimülasyon süresi :</p>
<p>Stimülasyon süresi uygulamanın amacına göre ayarlanır. Ortalama olarak bu süre 15 &#8211; 35 dakika arasındadır. Gerektiğinde bu süre 10-15 dakika kadar daha uzatılabilir.</p>
<p>Diş pulpasının inervasyonu ve vaskülarizasyonu akupunktur etki mekanizması açısından önemlidir.</p>
<p>Diş pulpası, ihtiva ettiği sensitif reseptörler sayesinde önemli ölçüde diş uyaranlara karşı hassas bir organdır. Yine kendisine has bir özelliğide her türlü stimulusun oluşturduğu etkiyi ağrı duyusu şeklinde algılamasıdır. Pulpanın sinir sistemi ağı, hem sensitif sistemin afferent nöronlarını hemde otonom sistemin sinir uçlarını ihtiva eder. Otonom sisteme ait uçlar mikrosirkülasyonu yönetirler. (5) Bütün sinir uçları foramen apikaleden pulpaya girerler. Sensitif uçların bir bölümü trigeminal sinirden gelirken, bir bölüm sinir ucuda servikal sempatik gangliondan gelerek bu ağa karışır. Bu fibrillerin hepsi Schwann hücresi içinde yer alır ve yine bu hücrenin yaptığı miyelin kılıf ile çevrelenmişlerdir. (3) Ağrı duyusunu iletmekle görevli miyelinli sinirler apikal foramenden pulpaya girdikten sonra perifere doğru ilerlerken miyelin kılıflarını kaybederek miyelinsiz sinir haline dönerler ve Weil tabakasını aşarak odontoblastik tabakaya ulaşırlar. Bazı uçları dentin kanalları içine girerek 1/3 kanal boyu kadar ilerler.</p>
<p>Seltzer, ağrı duyusunu ileten kısa aksonlu sinirlerin, trigeminal sinirden geldiğini ve ağrı duyusunu 100 m/sn lik hızla merkeze ilettiklerini, miyelinsiz sinirlerin aynı işlevi 0,6 &#8211; 0,9 m/sn.lik hızda gerçekleştirdiklerini ortaya koymuttur.(8)</p>
<p>Uzun aksonlu, miyelin kılıf ihtiva etmeyen ve ağrı duyusunu çok yavaş ileten sinir uçları ise arteriol ve venüllerin çeperlerine sokulup sinaptik etkileşme ile damar endotelleri üzerinde hakimiyet kurarak kan sirkülasyonun şiddetini ayarlama görevini üstlenmişlerdir.</p>
<p>DİŞ HEKİMLİĞİNDE AKUPUNKTUR UYGULAMA ALANLARI</p>
<p>DİŞ ÇEKİMİ</p>
<p>Diş çekimlerinde vakaya göre lokal anestezikler, genel anestezi, akupunktur analjezisi veya bunların kombinasyonları ağrı kontrolü için kullanılabilir. Akupunktur analjezisi özellikle diğer kombinasyonların kontrendike olduğu durumlarda kullanılır. Ana noktaları: Li 3, Li4, Li11, Li7 dir. Ayrıca programa kulaktaki ilgili noktalar ilave edilir. Bu noktalar bilinen şekillerde stimüle edilir. 15 ile 35 dakika sonra çekim gerçeklettirilir.</p>
<p>Nabız ve solunum, akupunktur analjezisi sırasında değişiklik göstermez. Hasta çekim sonrasında rahattır.</p>
<p>AĞIZ İÇİ OPERASYONLAR</p>
<p>Akupunktur analjezisinin küçük dental operasyonlarda uygulanmas dit çekimindeki uygulanışı ile aynıdır. Pozitif neticelerin alınması oral kavitedeki küçük operasyonlarda çok doğaldır. Kanal tedavileri, özellikle implant operasyonlarında en iyi adaptasyon, önce akupunktur analjezisi ile başlamak daha sonra minimum dozda lokal aneztezikler kullanarak devam ettirmekle sağlamıştır. Bu tip operasyonlarda postoperatif ağrı oldukça fazladır. Akupunktur aneztezisinin buradaki önemi postoperatif ağrının minumum olmasıdır.</p>
<p>Akupunkturun bu tip operasyonlarda kullanılması lokal anestezik miktarının minimuma indirilmesi açısından çok önemlidir.</p>
<p>Günümüzde bilinen ve kullanılan anesteziklerin yerine akupunktur anestezisinin kullanımı pratikte zor olacaktır ve primer olarak yersizdir. Ancak hergün karşılaşılabilecek vakalar olan lokal anestezik allerjileri, iğne korkuları, analjezik ilaçların kontrendikasyonlarında akupunktur analjezisinin primer hale geçmesi söz konusudur.</p>
<p>PULPITISTE AĞRI KONTROLÜ</p>
<p>Bu hastaların kliniklere müracat nedenleri diş ağrılarıdır. Genellikle uykusuz huzursuz ve gergindirler. Bizden istedikleri ağrılarının biran önce dindirilmesidir. Çoğu vakada ilk periotta ağrı akupunkturla ortadan kaldırılabilir. Iğneler uygun noktalara batırılır, fazla hareket ettirilmeden oldukları yerde döndürülerek manipüle edilirler. Bu kuvvetli stimulasyon uygulamas ağrıyı ortadan kaldırır. Ardından bilinen dental tedavi uygulamasına geçilir.</p>
<p>KANAL DOLGUSU SONRASI AĞRI VE RAHATSIZLIKLARI</p>
<p>Düşük frekanslı pulslarla yapılan akupunktur tedavisi bu vakalarda çok iyi neticeler vermektedir. Düşük frekanslı akım, iğne batırıldıktan sonra analjezik etkinin balatlabilmesi için endikedir. Iğne yerine kullanılan özel olarak imal edilmiş yumuşak lastik elektrodlarla da aynı sonuç alınabilir. Maxiller ağrıyı yok etmek için St7 ve REPP ler, mandibüler ağrıyı yok etmek için St6, St7 ve REPP ler kullanılır. Düşük frekanslı darbeli akım 10- 15 dakika verilir. Hastanın genel durumu bozuksa baş, boyun ağrıları ve omuz sertliğide mevcuttur. Bunlara ilgili akupunktur tedavileri uygulanır.</p>
<p>INLAY, KRON PREPARASYONLARI VE SIMANTASYONLARI</p>
<p>Iğne ve lastik elektrotlarla diş analjezisinde kullanılan noktalara akupunktur uygulanır. Düşük frekans ve pulslar kullanılır. Bu metod dişeti çekilmiş hassas dişli ağızlardan ölçü alınırken ve simantasyon esnasında kullanılabilinir.</p>
<p>HIPERSENSIVITY</p>
<p>Aşırı diş hassasiyetlerinde düşük frekanslı elektroakupunktur uygulanarak 10-15 dakika içinde hassasiyet normal seviyesine indirilebilmektedir.</p>
<p>DETARTRAJ</p>
<p>Detartraj sonrasında çoğu hastada dişlerde hassasiyet ortaya çıkar. Bu vakalarda düşük frekanslı akımla, ilgili akupunktur noktalarına stimülasyon uygulaması çok iyi neticeler verir. Iğne yerine lastik elektrot uygulamasıda aynı sonuçları vermektedir. Subgingival küretaj 8 dakika ilgili meridyen noktalarının stimülasyonu sonucunda mümkündür. Bu vakalar için özellikle hazırlanmış ve dişetlerine uygulanışı çok kolay olan sandviç elektrotlar hastaya ve hekime kullanım açısından rahatlık sağlar. Elektrodun diğer ucu Li4&#8242;e bağlanarak stimülasyon yapılır.</p>
<p>AFTLAR &#8211; STOMATITLER</p>
<p>Bu vakalarda bilinen medikal tedavilerle akupunkturun konbine edilmesinde büyük yarar sağlanmaktadır. Akupunkturun genel vücut direnci üzerine olan yükseltici etkisinden faydalanılmaktadır. (6)</p>
<p>ANGÜLER CHELOZIS</p>
<p>Angular cheliozis de St 4 noktalarına yapılacak yaklaşık 10 dakikalık akupunktur uygulamaları çok iyi neticeler vermektedir.</p>
<p>PEDODONTI</p>
<p>Çocuklarda yapılacak dental tedavilerde akupunktur anestezisi kullanmak mümkündür. Burada Gv20 hasta ile kooperasyonu sağlamak için önemlidir. Li4 noktalarına yapılan 15 dakikalık akupunktur süt dişi çekimleri için yeterli olacaktır.Bu metod iğneyi çevirme tekniği ile yapılır. Çocuk bundan rahatsız olduğunda batırılıp manipüle ile yerinden çıkartılmalıdır.</p>
<p>ÖĞÜRME REFLEKSI</p>
<p>Hastadan ölçü alınırken ve tedavi esnasında öğürme başlarsa Cv22 iğne ile manüpüle edilir. Aynı uygulama dental tedavi sırasında öksüren hastalara uygulanabilir.</p>
<p>TRISMUS</p>
<p>Enflamasyon sonucu trismus 3. molarların çekimi veya oral cerrahi sonucu enflamasyon neticesinde oluşur. Bu olay dental pratikte çok can sıkıcıdır. Bu semptom akupunkturla veya akupunktur moxibisyon kombinasyonu ile ksa zamanda ortadan kaldırılır.</p>
<p>TRIGEMINAL NEVRALJILER</p>
<p>Trigeminal nevraljiler kısa şimşek çakması tarzında tekrarlayan şiddetli ataklar halinde olan ve ağrısı periotlar ihtiva eden nevraljilerdir. Genel olarak orta ve ileri yaş gurubunda rastlanır. Tam olarak etyolojisi bilinmemektedir. Akupunktur tedavisinde öncelikle teşhisin iyi konmuş olması gerekir. Trigeminal sinirin hangi dalını ilgilendiriyorsa tedavi ona uygun yapılmalı ve mutlaka uzak noktalarda kullanılmalıdır. Kuvvetli stimulasyonla hemen ortadan kaldırılabilmektedir.</p>
<p>ÇENE VE YÜZ BÖLGESINDEKI DIĞER NEVRALJIFORM AĞRILAR</p>
<p>Charlin nevraljisi, Sluder nevraljisi, N.ntermedius nevraljisi, N.Glossofarigeus nevraljisi, Costen sendromu, Frey sendromu, Anaesthesia dolorasa, Kausalji, Cluster Headeche tedavilerinde analjezi programı uygulanır.</p>
<p>TRIGEMINUSDA NEURITIS</p>
<p>Muhtelif operasyonlardan sonra ortaya çıkabilir. Nevraljide olduğu kadar şiddetli ağrı olabilir. Analjezi programı ile çok kısa sürede netice alınır.</p>
<p>PRIMER ATIPIK YÜZ NEVRALJISI ( HISTERIK YÜZ AĞRISI )</p>
<p>Ağrı nevraljideki gibi şiddetli olmayıp, sinir trajesine uymaz. Hastanın genel durumu göz önüne alınarak tedavi programı hazırlanır. Programa depresyon ve vejetatif sisteme ait noktalar da dahil edilmelidir.</p>
<p>FACİAL PARALIZILER</p>
<p>Facial paralizilerde amaç fasial sinirin kemiği terk ettiği bölgede oluşan ödemin kaldırılması ve aynı zamanda yüzdeki mimik kaslarının tonus yoksunluğu sebebi ile atrofiye uğramalarının engellenmesidir.</p>
<p>TEMPORAMANDİBULAR EKLEM PROBLEMLERİ</p>
<p>T.m.e. problemlerinde öncelikle protetik problem olup olmadığı araştırılıp varsa ortadan kaldırılmalıdır. Genellikle protetik sorunu olmayan hastaların diğer eklemlerinde de problem mevcuttur. T.m.e problemlerinde amaç öncelikle ağrının ortadan kaldırılmasıdır. Uygulanan akupunktur tedavisinde antienflamatuvar ve analjezik etki alınır. Bu tedavi kürler halinde olup hastanın sonradan da takibi gerekmektedir.</p>
<p>TÜKRÜK BEZLERİNİN HIPERFONKSYONLARI</p>
<p>Tükrük bezlerinin hiperfonksyonlar parasempatik sinirlerin aşırı uyarılmaları sonucu ortaya çıkarlar.Otonom sistem regülasyonuna dayalı bir akupunktur programı ile aşırı parasempatik uyarımı ortadan kaldırılarak oral kavite içinde rahat çalışma ortamı yaratılır.</p>
<p>SİNÜZİTLER</p>
<p>Sinüzitlerde kullanılan programda akupunkturun ödem çözücü, analjezik ve antienflamatuar etkisinden faydalanılır. Genellikle 4. seanstan sonra sinüs içine birikmiş olan eksuda boşalmaktadır.</p>
<p>KORKU</p>
<p>Özellikle diş tedavisinden korkan hastalara günlük çalışmalarımızda oldukça sıkça karşılaşırız. Bu vakalarda akupunkturla çok kısa zamanda sedasyon ve gevşeme elde edilmektedir.</p>
<p>Kardinal noktaları: Gv20, Gv21, H7&#8242;dir.</p>
<p>SONUÇ: Akupunktur dişhekimliği pratiğinde önemli yer tutan ve klasik metodlarımızla konbine olarak da kullanılabilen bir tedavi metodudur.</p>
<p>KAYNAKÇA :</p>
<p>1-2- BONICA,J.J .:Acupunctur Anesthesia in the People&#8217;s Republic of China . Jama ,Vol.229,no.10,sept.2 1974 s 1817-1825<br />
2-4- BRODAL.A. :Kranial Sinirler.Hacettepe Üniversitesi Yayınları.1979 .s.54-66<br />
3-5-COHEN, S., BURNS,R.C.: Pathways of the pulp .The C.V.Mosby Co 1984 s.347-352<br />
4-3-CIRELI,E.:Genel Histoloji -Hücreler Ve Dokular E:Ü:Matbaası 1976 s .290-294<br />
5-1-ERDINE,S.:Ağrı. Nobel Kitapevi.1987. s.213-219<br />
6-6 &#8211; KONUKMAN,E .: Ağız Hastalıkları.Duran Ofset. 1980.s.37<br />
7-8-SELTZER,S.,BENDER,I.B.:The Dental Pulp .J.B. Lippincott Co. 1975 s. 119-121-124<br />
Orjinal metin Türk Dişhekimleri Birliği 1. Uluslararası kongresinde sunulmuştur.</p>
<div id="seo_alrp_related"><h2>Posts Related to Diş Hekimliğinde AKUPUNKTUR !</h2><ul><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-azot-protoksit-uygulamasi-ve-bilincli-sedasyon.php" rel="bookmark">DİŞ HEKİMLİĞİNDE AZOT PROTOKSİT UYGULAMASI VE BİLİNÇLİ SEDASYON</a></h3><p>Birçok hasta diş tedavilerini, diş hekimi korkusu yüzünden ertelemekte ve ya tedavilerini yarım bırakmaktadır. Diş hekimliği sürekli değişim gösteren bir alandır. Azot protoksit / oksijen ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-hipnoz-hipnodonti.php" rel="bookmark">Diş Hekimliğinde HİPNOZ&#8230;.HİPNODONTİ</a></h3><p>Diş hekimliğinde hipnozun kullanımını ifade eden "HİPNODONTİ"in uzun bir tarihi vardır. Hipnozun diş hekimliğinde yaygın bir kullanım alanı vardır. İlk başta da diş problemlerine bağlı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-ve-dis-bakimiyla-ilgili-30-sehir-efsanesi.php" rel="bookmark">Ağız ve Diş Bakımıyla İlgili 30 Şehir Efsanesi !..</a></h3><p>Bazı protez kullanan hastalar protezlerini çamaşır suyuna koyar, bazıları  ağrıyı keser diye dişe rakı, tütün,tuz,aspirin yada ağrı kesici ilaçlardan (Novaljin,Apranax,Majezik)  basar. En önemlisi de son ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-curugu-ve-tedavisi.php" rel="bookmark">Diş Çürüğü ve Tedavisi</a></h3><p>Bu yazının amacı: Diş çürüğü ve tedavisi konusunda hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi ve diş çürüğü oluşumunun önlenmesidir. Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur? Yetersiz ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/hamilelikte-ne-dogru-ne-yanlis.php" rel="bookmark">Hamilelikte Ne Doğru Ne Yanlış !</a></h3><p>" Ye ekşiyi doğur Ayşeyi " Ne kadar Doğru ? Hamilelik döneminde birçok kişi ağız ve diş sağlığı hakkında asılsız bilgilerle dental tedaviler için yanlış ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dentinalji.php" rel="bookmark">DENTİNALJİ !</a></h3><p>Genellikle kole bölgesinde görülen açık dentinin yol açtığı aşırı duyarlılık bugün için dişhekimliğinde çok rastlanılan bir sorun olarak önemini korumaktadır. Aşırı duyarlı dentin terimi açığa ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-sagligi-icin-10-dakika.php" rel="bookmark">Diş sağlığı için 10 dakika&#8230;</a></h3><p>Ağız ve diş sağlığı için günde 10 dakika ayırmak yeterli. Türkiye'nin ilk diş hastanesi olan İzmir Eğitim Diş Hastanesinin Başhekimi Prof. Dr. Necmi Gökay, beslenme ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/agiz-boslugu-nedir.php" rel="bookmark">Ağız Boşluğu Nedir ?</a></h3><p>Ağız boşluğu, sindirim sisteminin birinci bölümü olup dudaklar, yanaklar, sert ve yumuşak damakla dilin sınırladığı bir boşluktur. Ağız boşluğunun giriş kapısı, dudakların çevrelediği açıklık (ağız), ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/curugun-kimyasi.php" rel="bookmark">Çürüğün Kimyası.</a></h3><p>Çürüğün Kimyası Editör Diş çürükleri, diş üzerine yerleşen bakteri plakları içinde üretilen organik asitler sonucu dişin irreversible madde kaybıdır. Diş çürüğü basit bir mineral kaybı ...</p></div></li><li><div class="seo_alrp_rl_content"><h3><a href="http://www.ferahnefes.com/dis-eti-hastaliklari-kanser-habercisi.php" rel="bookmark">Diş eti hastalıkları kanser habercisi..</a></h3><p>Diş eti hastalıklarının, hem sigara içenlerde hem de içmeyenlerde yüksek kanser riski ile ilgili uyarıcı bir işaret olabileceği bildiriliyor. Londra Imperial College’daki araştırmacılar tarafından yürütülen ...</p></div></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ferahnefes.com/dis-hekimliginde-akupunktur.php/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

